Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
335
 

Bakmak ve görmek / Sevgi ve şehvet

Bakmak ve görmek / Sevgi ve şehvet
 

Bolmont ve diğerleri, 2014'den alınmıştır.


Her zamanki hobim olarak İstanbul Bağdat Caddesi’nde sosyal gözlem amaçlı gezinmelerimden biriydi. Dinlenmek için banka oturdum. Çok hoş ve zarif iki genç hanım hararetli bir sohbete dalmış soldan yürüyordu. Sağdan ise yalnız ama ciddi yakışıklı genç bir erkek yavaş adımlarla yürüyordu. Genç erkek kızlardan birisini beğenmiş olmalı ki, gözleriyle bir süre sabit baktıktan sonra genç hanımı tümüyle süzdü. Ama aynı sakin yürüyüşünü bozmadan devam etti. Kızlar sohbetin hararetinden genci fark etmediler.

Biraz ileride ünlü kahve dükkanına girdim ve sırada beklerken hanımlardan birinin oturmuş olduğunu, diğerinin sırada beklediğini fark ettim. Oturan hanım, gencin beğendiği kızdı. ‘Merak kediyi öldürür!’ dedikleri gibi birden çevreye olan ilgim arttı. Çünkü aynı anda genç erkek üst kattaki tuvaletten geldi ve kuyruğa girdi. Dınnnnnn!

Genç erkek o anda kızın radarına yakalandı ve bakışları gencin üzerinde odaklandı. Açıkçası ben de genç bir kız veya homoseksüel olsam bu genç erkeği beğenirdim. Öyle hoş biriydi. Bir süre sonra kızın bakışları sabitlendi çünkü gencin bakışlarına yanıt vermesini bekliyordu. Belki bu onunla temas kurması için bir olasılık oluştururdu. Ama genç hiç oralı olmadı. Vitrine baktı. Siparişini verdi ve kahvesini aldı, gitti. Kız da arkasından bakakaldı. Hayal kırıklığı yüzünden arkadaşı yanına geldiğinde onu fark bile etmedi.

Bakın genç hanımlar. Son kez uyarıyorum. Eğer hanım arkadaşınızla dışarıda sohbet ediyorsanız, konuya değil çevreye odaklanınız. Derin sohbetinizi evde yaparsınız. Çünkü artık iyi erkek bulunmuyor diye yakınma lüksünüz yok. İyi erkek etrafta gani ama, hem egonuz hem de kadınsı refleksleriniz sizi bu imkanları yakalamada engelliyor.

Senaryo değişseydi ne olurdu:

Yolda arkadaşıyla yürürken genç kız ne anlattığına değil çevreye de odaklansaydı, erkeğin bakışını fark etseydi, göz teması üç saniye sürseydi (binbir, biniki, binüç), gencin kendini beğeni ile süzdüğünü 100 milisaniyede anlasa, yine 200 milisaniyede kendinin de ondan hoşlandığını ifade etseydi kahve dükkanındaki roller değişirdi. Emin olun…

Çünkü erkeğin kısa dönem hafızasında bu mesaj kalırdı. Tesadüf veya bilerek aynı kahve dükkanında genç erkek kuyruk boyunca beklerken, kızla ara sıra gerçekleşen bakış buluşmaları yaşardı. Eğer cesareti yerinde ise biraz bekler, kızın yanına gelir ve bir siparişi bekleyip beklemediğini, izin verirse kendinin ısmarlayabileceğini belirtirdi. Kızın arkadaşı olduğun öğrenir, özür diler, kibarca uzaklaşır gibi yapardı. Ama yine de genç kızı ikna etmek için konuyu ilgi çekici bir alana yönlendirebilirdi. Sonrası Türk filmi…

Yapılan çalışmalar bunun bu şekilde mümkün olduğunu söylüyor:

1) Bar ortamında bakışma ve sonra gözlerin devrilmesi erkeklerin yaklaşma oranını %40 artırmış.

Walsh, D. G., & Hewitt, J. (1985). Giving men the come-on: Effect of eye contact and smiling in a bar environment. Perceptual and motor skills61(3), 873-874.

2) Oksitosin yani bağlanma hormonu gözlere odaklanmayı artırıyor. Yani erkeğin gözü üzerinizde ise bağlanmaya eğilimli demek olabilir.

Guastella, A. J., Mitchell, P. B., & Dadds, M. R. (2008). Oxytocin increases gaze to the eye region of human faces. Biological psychiatry63(1), 3-5.

3) Kişi karşıdakine duygusal bir sevgi veya aşk isteğiyle bakıyorsa kişi onun gözlerine ve yüzüne odaklanıyor. Eğer sadece cinsel amaçlı yöneliyorsa bedenine bakıyor. Bunu anlamak için karşıdaki kişinin bakışlarını BİR SÜRE irdelemeniz gerekir.

Bolmont, M., Cacioppo, J. T., & Cacioppo, S. (2014). Love Is in the Gaze An Eye-Tracking Study of Love and Sexual Desire. Psychological science, 25(9), 1748-1756.

SONUÇ: Kızlar, kızlar… Kız arkadaşınız sizi dinlemek için zaten her zaman hazır. Oysa gerçek bir rekabetin olduğu dünyamızda kalıcı bir partner arayışı içindeyseniz, gözlerinizi biraz daha karşı cinse odaklamanızı öneririm.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 748
Kayıt tarihi
: 10.12.13
 
 

İstanbul Tıp Fakültesinden 1982 yılında mezun oldum. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster