Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
70
 

Bal arısı

Bildiğimiz bal arısı, sadece yarım kilo bal yapabilmek için, meğer tam üç milyon yedi yüz elli bin çiçeği ziyaret ediyormuş.

Ayrıca, bal arıları bir peteği doldurabilmek için yüz milyon civarında çiçeğin nektarını emiyor ve yüz bin kilometre kanat çırpıyorlarmış.

Ne tuhaf değil mi?

Tam bunları yazarken bir balarısı geçti

Yokuştan aşağı freni patlamış bir misket gibi hızlanan motorla geçiyorken yanımdan.

Önce dağ çileklerinin, sonra doğayı yeşile boyayan çam ağaçlarının kokusu doldu içime

Ellerimle özgürlüğü yakalamak üzereyim

Yüzümde aptal bir tebessüm

Rüzgârın sesinden çalan müziği duymak epey zor

Denizin rengi ışıl ışıl

Paletinde yalnız mavi rengi kalmış bir ressam koca bir yorgan gibi örtmüş tüm Karadeniz’i

Martılar ve kayıklar hep bildiğim gibi

Uzun sahil alabildiğince temiz

Sahilin sonundaki bankın yanına çekti motorunu

İnsanları, gürültüyü ve telaşı arkasında bıraktı

Oturdu

Güneş değmemiş bacaklarının beyazlığını savunmasız bırakan şile bezinden bir etek vardı üstünde

Derin bir nefes aldı…

Hasır çantasında çıkardığı şarabını bardağına doldurdu

Tam güneş batıyorken ve kızıla boyamışken gökyüzünü kadehinden bir yudum aldı

Sonra bir yudum daha, bir yudum daha

Üstündeki şile bezinden olan beyaz elbiseyi ve hasır çantasını kuma fırlattığı gibi bırakıverdi kendini mavi sulara

Rüzgâr kısa kıvırcık saçlarının arasında dans ediyor, deniz dalgaları haylaz bir kedi              gibi bacağına değiyordu

Tam bir saat on dakika çıkmadı sudan

Suda durmaktan buruşan narin tenini, ince belinden akan su damlacıklarını havluyla kuruladı

Çantasından çıkardığı şilteyi serdi kuma, uzandı

Manzarayı seyre daldı

Tam içi geçiyordu ki beyaz bir köpeğin sularını üzerine silkelemesiyle irkildi yerinden

Denize koyduğu buz gibi şarabından bir kadeh daha doldurdu

Kurnaz bir bal arısı yanaştı yine yanına, ıslak tenine usulca değdi ve gitti

Hava kararmaya başlamıştı

Toparlandı.

Beyaz bankın yanına çektiği motoruna atladı

Arkasına dönüp son bir kez daha manzaraya baktı

“Yaşamak ne güzel şey” diye haykırdı kadın

Gazladığı gibi kayboluverdi yokuşun başından…

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 173
Kayıt tarihi
: 15.11.17
 
 

Süleyman Demirel Üniversitesi Halkla İlişkiler - Anadolu Üniversitesi İşletme  Köşe Yazarı/Blogge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster