Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '10

     
    Kategori
    İş Yaşamı - Kariyer
    Okunma Sayısı
    7596
     

    Bal arısının hikayesi.

    Bal arısının hikayesi.
     

    Balarısıydı o.

    Bir gün canına tak etti her şey. "Başlarım!" dedi. "Ben bu hayatı yaşamam, bıktım yaşamaktan hep aynı şeyleri!" Çıktı kovandan, uçtu uçtu uçtu. Uçarken de yine eskisi gibi çiçeklere kondu, sonra tekrar uçtu, ovalar dağlar aştı; en sonunda bir ormana geldi. Çok büyük bir ormandı, uçsuz bucaksız balta girmemiş. Arkasındaki ovalara baktı son kez, sonra ormana daldı, uçtu da uçtu, yine çiçeklere kondu; ama artık zor ilerliyordu. Hem yorulmuştu hem de topladığı çiçek özleri ve polenlerden iyice kocaman bir arı olmuştu. Yükü çoktu. Çabaladı çabaladı, havada kalmak için direndi, en sonunda dayanamadı yere çakıldı, bayıldı...

    Bal arısı yerde yatıyordu sırtüstü, baygın... Derken kendine geldi, gözlerini açtı. Bir tavşan gelmişti ve ona öyle tepeden bakıyordu. Bir süre öylece bakıştılar. "Hayrola arı kardeş, ne yapıyorsun böyle yerde?" diye sordu tavşan. Arı da anlattı: "Bıktım kovan hayatından, her gün aynı şeyler, ben de bıraktım her şeyi arkamda, kafamın estiği gibi uçtum, ama alışkanlıklarımı bırakmak o kadar kolay olmuyor, bala dönüştüremeyince topladığım özleri böyle oldum" diye yanıtladı. Tavşan patisini uzattı, arı patiye tutunup düzeltti kendisini. "Senin nasıl gidiyor tavşan kardeş?" diye sordu. "Sen ne yapmaktasın buralarda?" Tavşan da: "Ben aslında bir dağda yaşıyordum ve çok seviyordum o dağı; ama bilmedi değerimi ben de küstüm ona attım kendimi bu uçsuz bucaksız ormana" dedi. Bu esnada, bu muhabbet geçerken arı ile tavşan arasında, bir ayı onları izliyordu. Sonra yaklaştı yanlarına, tavşana pençesiyle sert bir darbe vurdu, tavşanı öldürdü, yedi bitirdi. Arı çok korktu, hayretler içinde kaldı; ama bir türlü hareket edemiyordu, çünkü çok fazla çiçek özü doluydu. Ayı tavşanı yiyip bitirdikten sonra arıya yöneldi ve arıyı pençesinin içine alıp göz hizasına getirdi, dedi ki: "Ey arı, senin kovanın nerede? Götür beni oraya!" Arı çok korkmuştu, bir an cesaretini toplayıp, "Olmaz ayı!" dedi. "Götüremem seni oraya." Ayı dedi ki: "Öldürürüm seni! Götür beni oraya." Arı da: "Buna hiç gerek yok, şimdi ben seni sokacağım zaten ve o zaman da ölmüş olacağım. Sen de hiçbir şey öğrenemeyeceksin. Ne olursa olsun sana söylemeyeceğim!" Arı canına mal olacak savaşa başlamadan hemen önce ayı dedi ki: "Belli ki sen de zor durumdasın, gel seninle bir anlaşma yapalım, beraber yaşayalım. Ben sana istediğin gibi güzel bir kovan yapayım, sen de şu polenlerinden kurtulup bana bal yap..." Arı dedi ki: "Ben o hayattan bıkmışım zaten, sen yine bana ne teklif ediyorsun? Olmaz! Bırak beni gideyim…" Ayı arıyı bıraktı ama arı bir yere gidemiyordu, ayı dedi ki: "Bak gördün mü, bal yapman gerek, yoksa zaten öleceksin burada…"

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 7596
    Kayıt tarihi
    : 24.02.10
     
     

    1982 Korkuteli doğumluyum. 2009 yılıında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden mezun oldu..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster