Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '11

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
668
 

Balbay ile Meclis, "renklenecek!"

Balbay ile Meclis, "renklenecek!"
 

Sayılı günler kaldı... Böyle başa, böyle tarak...


" Meslek aşkı;" insana, gözyaşları içinde, sevdiği, saydığı insan ve insanlara şiir gibi ağıtlar da yazdırır.

İşte bunlardan biri de, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel. Heyet halinde defalarca Silivri’deki duruşmalara Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı olarak Mustafa Balbay’ı ziyaret eden Sertel, duygusal bir anında yazıp yolladığı şiirimsi yazısı aşağıda.

Balbay, Türkiye’de, güncelliğini hiç yitirmeyecek bir isim. İzmir’de gazeteciliğe başladı. Sonra da Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı oldu. Şimdi bu seçimlerde de, Türkiye Büyük Millet Meclisine gireceğine muhakkak gözü ile bakılan Balbay, Mecliste de olay parlamenter olacağına, yine muhakkak gözü ile bakılmaktadır

Atilla Sertel’in “ SENİ ÇOK ÖZLEDİM ” yazısı şöyle:

Gözlerinizi kapatın ve düşünün…

Çocuğunuza, eşinize yalnızca ayda bir kez dokunabiliyorsunuz… Ayda bir gün ve bir günün içinde bir saat konuşmalarınızı, hareketlerinizi kameraların kaydettiği bir ortamda eşinizle, çocuklarınızla hasret gideriyorsunuz…

Haftada bir kez yalnızca 10 dakika eşinizin telefonda sesini duyuyorsunuz.

Soluk soluğa yani hızlı… Kısa sürede daha çok sözcüğü söylemek ve söylenenleri beyninize nakşetmek…

Denize girmeden… Tahta iskeleden buz gibi suya çivileme yapmadan…

Ağacın çiçeğe, meyveye durduğunu görmeden…

Çiçek kokusunu hissetmeden…

Dar… Soluksuz… Yalnız… Rutubet kokan hücresinde hangi duygular içindedir tutuklu? Ne düşünür?.. Ne hayal eder, bilir misiniz?

Hoca duvardan düşmüş… Koşmuşlar, ayağa kaldırmak istemişler, eliyle “durun” işareti yapmış… Durun… “Bana duvardan düşen birini getirin” demiş, o anlar benim halimden…

Duvardan düşenler bilir…

Cezaevine giren insanın ayakta ve hayatta kalabilmesi için moralinin yüksek olması gerekir. Yaşama sıkı sıkı sarılmak, özgür yaşamla bağı hiç koparmamak başlıca ilkedir. O’nu yaşama umut bağlar… Özgür kalacağı günün hayali süsler rüyalarını… Sevdikleriyle saatlerce sarılmak, konuşmak hayalidir.

Mahkumluk zordur… Ceza yatmak yürek ve umut ister…

O dört duvar arasından düşüncelerini, ruhunu gezintiye çıkarabilirsen eğer… Bedenen olmasan da ruhen özgürsen… Kendin hücredeyken ruhunu gezdirebilirsen kentin sokaklarında, ülkende… Tutunursan yaşama, sıkı sıkı sarılırsan umuda, daha az etkilenir bedenin ve akıl sağlığın…

Dışarıdakinin fark etmediğini, hissetmediğini, düşünmediğini özlemler tutuklu…

Vapurun siren sesini özler…

Durakta otobüs beklemeyi…

Metroya yetişmek için adımlarını hızlandırmayı…

Vitrinleri aylak aylak seyretmeyi…

Denizin dalgalarının kumsalda ki gel git yapmasını…

Çimlerde yuvarlanmayı… Kalabalıklar içinde yürümeyi… “Taksiii” diye bağırmayalı ne kadar oldu? Kaldırımların eğri büğrü çukurlarına aldırmadan yürümeyeli… Cep telefonunun müziği aynen duruyor mu yerinde… Aynen çalıyor mu? Yoksa demode mi oldu o müzik?

Rakının kokusu duruyor mu yerinde… Acaba buz atmalı mı içine?

Dostlarımı görmeyeli ne kadar oldu. Kordon’da kahve mi içmeli, rakı mı… Önce rakı içmeli, kahveyi sona bırakmalı… Saatlerce konuşmalı… Konuşmalı…

Sonra yeniden buluşacağını bilerek vedalaşmalı…

Bağırmalı, “Taksiii” diye. Eve varmalı.

Gecenin mutluluğu ile uyumalı, sabah mutlu uyanmalı…

Sabah özgür uyanmalı…

“Yazar mısın” denildiğinde böyle yazmak istedim…

Mustafa Balbay seni çok özledim…

Kısa bir süre sonra buluşacağız, hasret gidereceğiz… Sonra el ele… Tüm arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin özgürlüğü için yola koyulacağız…

“Özgür basın olmadan, Türkiye özgürleşemez” diyeceğiz…

Bağımsız, demokratik bir Türkiye’de yaşamak için el ele… Yürüyeceğiz…

Mustafa Balbay seni çok özledim…

Atilla Sertel

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

R E S İ M L E R : Balbay ailesi ile birlikte ve Atilla Sertel, İGC. Üyeleri ile Silivri yollarında ve Balbay, kütüphanesi ile başbaşa (En altta)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hiç bir yorum yapmıyorum. Te işte bu ka. saygılarımı sunuyorum. cümleni çaldım. Yüreğin dert görmesin. Sevgi ve saygılarımla.

Ay Şen 
 11.06.2011 6:22
Cevap :
Olsun varsın be yau. Anlamışam ne demek istediğni. Sağlıcakla kal be yau.  11.06.2011 14:11
 

Merak etmeyin bu takıyyeciler iki seneye kalmaz Balbaya da methiyyeler düzerler...Kültür Bakanı olması için kapısını aşındırırlar...Makam için yükselirken yüzlerini merdivenlere aşırı sürdüklerinden yüzsüz kalmışlardıır...Çıkar için her şey mübahtıır...Sınav skandallarııyla ve 6 milyon diplomalı işsiz üretmekle tarihe geçtiler...Sahtekarlar dışarda;düşünürler içerde...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 09.06.2011 22:47
Cevap :
Ah, siz Mecliste olmalıymışsınız. Sarfettğiniz şu sekiz cümleyi bir araya getirip, müşterek sızlanmaya deva olacak cümleyi, şimdiye kadar kuran olmadı sizin gibi. Yüzsüz Zühtülere gelince. Onların, bu dünyada, öteki dünyada yatacak yerleri yok. Hırsızlarla fikir işçileri olan gazeteciler, aynı terazinin kefesine konabilir mi? Cibilliyet meselesi. Saygılarımla.  10.06.2011 7:56
 

fikir ve dusuncenin hapis olmasini hele ulkemde hic kabullenemiyorum. Hele gazeteciler...... Kalemin keskin olsun. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 08.06.2011 20:42
Cevap :
Amerikadan bakılınca, aynen dediğiniz gibi. Ama, Demokrasiyi ağzından düşürmeyenlerin yaptıklarına bakılınca, esef verici durumlar ortaya çıkıyor. Hele sefil ağızlarından salyalarını akıta akıta fikir işçilerini, katil ve hırsızlarla aynı kefeye koyan güruhlar var aramızda. Bu tip tipsizlere, zavallılara halkımız, gereken cevabı verecektir. Göreceğiz. Görecekler de...İlgine teşekkür ederim. Sağol.  09.06.2011 11:15
 

Atila Sertel'in yazdıkları sıradan bir cinayet, kapkaç ya da başka bir suçtan tutuklu olanlar için de geçerli. Rakı kokusunu özlemişler diye salalım mı hepsini, bu mudur. Her tarafımız vıcık vıcık arabesk oldu.

Buz Adam 
 08.06.2011 10:14
Cevap :
Vergi ve Finans danışmanlığı ha! Ön yargıdan da nefret edermişsiniz ha! Bir dik üçgende olmazsa Hipotenüs dert mi? Diyojen fenerliymiş, değilmiş o da mı dert. Siz, fikir işcileriyle canileri, hırsızları aynı kefeye mi koyuyorsunuz? Vıcıklaşmayın lütfen. Yakışmıyor. Eteklerinizdeki zilleri başka yere silkeleyin. Salyalarınızı başka mecralara akıtın. Te işte bu ka!  08.06.2011 14:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 888
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster