Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kağan Bahadır Küçükalcan

http://blog.milliyet.com.tr/kaganbahadir

17 Şubat '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
684
 

Balbay

Balbay
 

Mustafa Balbay...

Kaç gündür tutuklu olduğundan haberiniz var mı?

Cumhuriyet gazetesi alanlar, ya da bir şekilde eline geçenler bilirler.

Balbay, çarşamba günleri dışında gazetesinde yazı yazamıyor.

Cezaevinden günlük yazı ulaştırmasının olanağı yok. Yine de okuyucularıyla en azından bir gün buluşmak adına çarşamba gününü kendine belirlemiş. O gün yazıyor.

Yazmadığı günler de sağ alt köşedeki yeri boş kalıyor.

Ve şöyle bir yazı duruyor orada...

Mustafa Balbay 350 gündür tutuklu...

İlk tutuklandığı günden bu yana, o sayaç işledi durdu.

Ben o zaman askerdeydim. Askerliğim bitti memleketime geri döndüm.

Balbay hala içeride...

Hapiste geçirdiği süre, bir askerlik süresine eş değer...

Ne ile suçlanıyor?

"Hükümeti düşürmeye teşebbüs"...

Bir gazeteci hükümeti düşürebilir mi?

Aslında, asıl soru bu değil...

Cinayet ile suçlanan bir kişi, suçlu olup olmadığı kesinleşene kadar hapiste tutulur. Çünkü onun yeniden cinayet işleme olasılığı vardır. Ve suçlu olup olmadığı belirlenene kadar, geçen günlerini dışarıda geçiremez.

"Hükümeti düşürmeye teşebbüs" suçu, ister istemez medyatik bir olay...

Şimdi burada sorulacak sorular şunlar olmalı...

Balbay, hükümeti düşürmeyi istemekle suçlanıyor.

Ve bu ithamla yargılandığı herkesçe biliniyor.

Darbe ile suçlanan birisi, bu kadar aleniyetin üstüne yeniden darbe yapma teşebbüsünde bulunur mu?

Darbe yapmak suçunda, Balbay'ın görevi "basın yoluyla halkı kışkırtmaktı".

Eğer onun yazılarına "kışkırtmak" diyorsanız, haftanın bir günü dahi olsa bunu yine yapıyor...

Ve Mustafa Balbay gibi bilinen birinin, emniyet tarafından göz hapsinde tutularak dışarıda tutulması yerine, ömrü bayağı uzun olacağı şimdiden belli Ergenekon davası nedeniyle Silivri'de tutulması hangi mantığa sığıyor.

Bu yorumum Ergenekon'dan tutuklu diğer isimler (Tuncay Özkan, Mehmet Haberal vs.) için de geçerlidir.

Necmettin Erbakan'ı yaşlılıktan dolayı ev hapsine "affeden" zihniyet, Balbay'ı neden orada tutuyor.

Gerçi, bunu söylemeden geçmemek gerekir. Eruygur paşa ve İlhan Selçuk için de aynı durum uygulandı.

Fakat, bir insanı dışarıda yargılamanın tek şartı onun yatalak hasta olmasını beklemek olmamalıdır.

Ya da Kuddusi Okkır gibi, ölüm döşeklerine düşmesini beklemek...

Madem ki, Eruygur ve Selçuk, dışarıda yargılanabiliyor, aynı muammele Balbay'a, Özkan'a, Haberal'a Perinçek'e de uygulanmak zorundadır.

Bugün "The Exorcist" filmini izledim.

Ölen kız için pederi yargılıyorlardı ve yeni tanıkların dinlenmesi için mahkeme ertelenmek zorunda kalıyordu.

Mahkemenin ertelenme tarihi hep bir gün sonrasıydı.

Bizdeki gibi bir ay sonrası değil...

Adalet sisteminin bu kadar ağır yürüdüğü ülkemizde, Balbay gibi daha nicelerinin hapiste boş yere yatması; geçen anlamsız zaman kaybına ve bizim Balbay'ın şahane dil oyunlarından ve gündem yorumlarından uzak kalmamız dışında hiç bir işe yaramayacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve hukuka değil şeriata yasa gözü ile bakanlarca yönetiliyorsak manzara normal. ben inanıyorum ki bir gün mutlaka bunların hesabı sorulacak.

Fatma Güneş ERGEN 
 19.02.2010 11:17
Cevap :
O günleri bekleyerek yaşamımızı sürdürüyoruz. Tek umudumuz o güzel günler...  19.02.2010 15:52
 

Yiğidi zalim göstermek ayıp. Günahı unutmak yazık. Yalanı saklamak gereksiz. Ayıp bir gün aklanacak , Günah bir gün sorulacak ve yalanın cezası çok büyük olacak.

Süleyman Akyürek 
 18.02.2010 11:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2621
Kayıt tarihi
: 13.03.07
 
 

Kağan Bahadır Küçükalcan   Siyasi Tarih yazarı ve Türkçü düşünce adamı. 28 Aralık 1988'de Antalya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster