Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '07

 
Kategori
Yetenekler
Okunma Sayısı
344
 

Balığa gel balığa

Balığa gel balığa
 

Balık dedinde aklıma geldi, ne balık diyen oldu ne de yanımda kimse var. Hani mevzu açmak için bu şekilde girerler ya lafa, benimde herhalde karnım acıktı ki aklıma balık geldi, madem balık dedik, balıktan bahsetmek farz oldu.

Hayatım boyunca olta ile o kadar balık avlamaya gitmeme rağmen bir gün olsun bir tek balık yakalayamadım. Arkadaşlarım yakalarlar bende onları kıskanarak seyrederdim. Sonradan balıkları yakalamayışım beni yakalamamadan daha fazla memnun ettiğini farkettim. Çünkü bu beceriksizliğim yüzünden onların ölümüne sebep olmuyordum.

Buna isterseniz kedi erişemediği ciğere mundar der deyin, isterseniz polyannacılık oynuyor deyin. Arkadaşlarla sabahın köründe iki saat ilerideki Annapolise`e teknede balık avlamaya gittik. Yaklaşık 60 kişilik tekneye kırkar dolar verdik, birer olta verdiler kiralık olarak, teknenin etrafı körfez vapurlarının dış kısmındaki gibi oturacak yerler var. Herkesin iki balık tutma hakkı var, ama yasalara göre belirli büyüklükte olacak, yakalanan balığın, görevli gelerek boyunu ölçüyor. Herkes yerini aldı tekne denize açıldı, bir süre gittikten sonra demir atti. Herkes oltalarını suya attı, bende tabiki, bir saat icinde iki kere yanımdakilerin oltasını karıştırdım oltam ile, sinirleniyor adamlar. Sonunda balık tutma işinden vazgeçtim. Zaten tutamayacağım balığa 40 dolar para ödüyorum, git istediğin balığı balıkhaneden 10 dolara al, hiç akıl yok mu sende, hem sabahın köründe kalk, hem de paranı sokağa at, sen adam olmazsın. Tek tesellim arkadaşlara yola çıkmadan bana balık gelmez demiştim, dönerken demedim mi size dedim, balık benim oltama gelmez.

Bir çift arabaları ile yolda giderken, adamın başı ağrımaya başlar, yol üzerinde bir hipermarketin önünde dururlar. Adam başını tutarak aspirin almak için aspirinin bulunduğu yere doğru ilerlerken, burada çalışan bir görevli adama yaklaşarak yardımcı olabilir miyim? diye sorar adamda başının ağrıdığını söyler, sık sık olur mu der görevli, ara sıra der, başı ağrıyan adam. Hiç balık tutmayı denediniz mi? diye sorar görevli, ne alakası var başımın ağrısı ile balık tutmanın anlayamadım der, başını tutmakta olan adam. Balık tutmak yorgunluğu unutturur, stresi bertaraf eder diye cevap verir mağaza görevlisi. Adam ilginç diyerek olta almaya karar verir, raflardan beğendiği bir oltayı satın almak istediğini söyler. Görevli peki hic suyun içerisinde balık tutmayı denediniz mi der, hayır diye cevap verir, oltayı elinde tutmakta olan adam, tavsiye ederim der görevli, nasıl olacak bu der, başının ağrısını çoktan unutan adam. Bir tekne sayesinde der görevli şu anda kesenize uygun tekneler indirimde diye karşılık verir görevli. Bu arada basşının ağrısının durumunuda sormayi ihmal etmez. Başı ağrıyan adam çoktan unutmuştur başının ağrısını, gördünüz mü der, görevli size demedim mi. Adam ikna olur tekne satın almaya, nasıl götürmeyi düşünüyorsunuz tekneyi der görevli, bunu hiç düşünmedim der, başının ağrısını çoktan unutan adam. Teknenin bir de romorkoru var der görevli, taktığınız zaman arabanızın arkasına nerede isterseniz orada avlarsınız balığınızı. Adam görevlinin tavsiyelerinden ikna olarak teknenin römorkorunude alarak hesabı ödeyip karısının yanına gider. Hanımı sorar adamın aldın mı aspirini, yok der adam başımın ağrısı geçti. O sırada görevliler koca bir tekneyi arabanın arkasına iliştirmekle meşguldurler, kadın şaşkın şaşkın bu ne der, kocasına, tekne der adam, iyi ama sen içeriye aspirin almak için gitmedin mi? Evet ama der adam karısına, bundan sonra aspirine ihtiyacimiz olmayacak.

Bu fıkra pazarlama satış ogretmeni tarafindan lise yıllarımda satış elemanının başarısını göstermek bakımından müşterinin istediğini değil kendi istediğini satma yeteneğini anlatmak amacı ile aktarılmıştır. Bu tavsiyeyi hayatım boyunca uyguladım, her başardığımda müthiş zevk aldım. Sizede tavsiye ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 377
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 693
Kayıt tarihi
: 05.08.06
 
 

Türkiye'yi ve Türk insanını çok seviyorum. Dünyada bütün canlıların yaşam hakkı olduğuna inanıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster