Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
291
 

Balık Yiyebiliyor muyuz?

Balık Yiyebiliyor muyuz?
 

Fiyatları hayal edelim!


Tüm bilimsel çalışmalar İnsan sağlığının beslenmeyle doğrudan ilgisi olduğunu kanıtlıyor. İlk insanın bilincinin artışı, ateşin bulunması ile pişmiş yiyecek yiyerek beynin büyümesi ile olmuştur. Proteinler, karbonhidratlar, yağlar, mineraller, vitaminler ve su; insanların ihtiyacı olan ve vücut için olmazsa olmaz besin öğeleridir. Yeterli ve dengeli beslenen kişiler; sağlam ve sağlıklı görünüşlü, hareketli ve esnek bir bedene, canlı ve parlak bir cilt yapısına, kuvvetli ve fit bir kas yapısına sahiptir. Çalışma odaklı bir hale gelirler, boy ve vücut ağırlığı orantılıdır, üst düzeyde zihinsel gelişime sahiptirler, sık sık hasta olmazlar.

Tabii ki beslenme açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak ya da canının çektiği şeyleri yeme içme değildir. Beslenme zevk almak için yapılacak bir eylem olmayıp; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun ihtiyacı olan besin öğelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almak için bilinçli yapılması gereken bir davranıştır.

İnsanda, genel sağlığın korunması, sağlıklı büyüme ve gelişme için vücudun ihtiyaç duyduğu besin öğelerinin her birinden günlük ne kadar alması gerektiği belirlenmiştir. Besin öğelerinin vücudun ihtiyacı düzeyinde uzun süre tüketilememesi durumunda yetersiz beslenme, gereğinden fazla tüketilmesi durumunda dengesiz beslenme oluşur. Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu vücut direnci zayıflar, enfeksiyon hastalıkları da bu durumda daha kolay gelişir ve hastalık ağır seyirli olur.

8333 km kıyı kenar uzunluğuna zengin göl ve akarsu kıyıları da eklendiğinde suyla ne kadar iç içe bir ülkede yaşam sürdürdüğümüz ortada. Türk denizciliğinin dünyada orta bir yerde duruyor. Yunanistan’da yılda kişi başına 10.000 dolar aldığı 300 milyar dolarlık bir pastadan biz kişi başına ancak 50 dolar pay alabiliyoruz. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denizi sevmediğimizi, ondan korktuğumuzu, özünde karacı bir millet olduğumuzu da biliyorum. Deniz ülkesiyiz ama “denizci millet, denizci ülke” gaz vermeye yönelik palavra bir slogandan ibaret! Mevcut doğal olanaklarımızdan yararlanmaktan da aciziz. Bu genel ifadelerden sonra denizciliğin ve ülkenin makro büyüklükteki balıkçılık sorunlarına değinmek istemiyorum.

Ben ve ülkemdeki yaşayan insanların her biri gibi yeterli ve dengeli bir şekilde sağlıklı beslenmek istiyorum. Hemen hemen her doktorun önerdiği; İçeriğinde A, D, E, B2, B12, B3 ve kalsiyum, selenyum, folik asit ve fosfor barındıran, her yaşta insan için çok faydalı olduğu bilinen, özellikle çocuklar ve gelişme çağındaki gençler için temel besin maddelerinden biri olan,  protein bakımından zengin, kan basıncının düşürülmesinde etkili, beyin fonksiyonlarını geliştiren, ritim düzensizliğini önleyen,  alzheimer önlemeye yardımcı olan, kolesterolün dengelenmesini sağlayan, içerisinde her derde deva omega3 barındıran, haftada bir kez yenilmesi gereken balık yemek istiyorum.  (İnanın rakı da içmeyeceğim, yanında roka da yemeyeceğim, soğanla idare edeceğim.)

Balıkçı tezgâhlarının önünden teğet değil, en uzak noktasından geçiyoruz. Et yemekte de zorlanmıyor değiliz kıymayı yemeklere koklatıyoruz, hadi et sorunu ithalatla çözüldü diye söyleniyor da;

Söz konusu nedenden dolayı ben balık yiyemiyorum masumane bir şekilde soruyorum, sahi, siz afiyetle balık yiyebiliyor musunuz?

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ucuz balık görünce alıyorum. Proteinse mesele karşılamanın başka yolları var. Omega 3 ise derdimiz semizotu, ceviz, yumurta idare ediyoruz. Gene de bizdeki balıkçılık sektörünü geliştirme üzerine siyasi ve sosyal kesimlerce kafa yormalıdır. Deniz de toprak kadar bereket nimeti yapılabilir.

Muharrem Soyek 
 11.12.2017 12:18
Cevap :
Evet mali disiplini bozmadan (bir arkadaşım yokun hesabı yapılmaz, mali disiplin olmaz, der), balıkçılık konusu gerçekten bilimsel olarak incelenmeli ayağı yere basan projeler üretilmelidir. selamlar  11.12.2017 15:47
 

Bazı hanımlar evde balık kokusuna bir katlanabilseler çok dengeli besleneceğiz aslında. Olayın en acı tarafı da değerli kardeşim, üç tarafımız ve dünyada bir eşi olmayan sadece bize ait dördüncü denizimizin de olması rağmen denizlerden yeterince faydalanmayıp çok da kirletiyoruz.Sevgiler.

Şahin ÖZŞAHİN 
 08.12.2017 23:30
Cevap :
Hanımları hem balık kokusuna hem de balık yemesine alıştırmalıyız ama orta direk vatandaşın balık yiyebilme lüksü de yok olmuştur Şahin hocam, denizcilik dahil diğer makro sorunlarımızı düşündükçe kafama ağrılar giriyor.selamlar, sevgi ile kalın.   09.12.2017 10:35
 

Sevgili Kardeşim! Balığı çok sevdiğimiz halde hem çok pahalı olduğu için hemde tutulan balıklar sağlıklı olmadığı için yiyemiyoruz.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 08.12.2017 17:02
Cevap :
Sizde balık sezonunda balık yiyemeyenlerdensiniz anlaşılan Nahide hocam, teşekkür ederim, sevgi ile kalın, selamlar.  08.12.2017 23:34
 

Merhaba Nizamettin bey, Ben boş zamanlarımı balık tutmak ile geçirdiğim için şükür ailem balık yeme ihtiyacını gideriyor. Ancak ülkem için içim sızlamıyor değil. Politik kaygılar, (adam sende)cilik Nerede ise kıyılarımızda balığı tüketme noktasına geldi. Denizden Allahtan daha çok korkan yönetimler yüzünden düzeleceğinden de şüpheliyim. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 08.12.2017 11:23
Cevap :
Merhaba Osman bey, siz bireysel olarak sorununuzu çözmüşsünüz, sizin adınıza sevindim, sorunun çözüleceğine dair benim de çok inancım yok, aslında makro bir samimi bir proje ile halledilebilecek bir konu. Teşekkür ederim, selamlar, saygılar.  08.12.2017 14:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 749
Toplam yorum
: 3171
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 2116
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster