Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '07

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
479
 

Balkanlar parçalanırken...

Balkanlar parçalanırken...
 

Balkan kelimesi eski Türkçe de bal ve kan (med i kırf) kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiğini çoğumuz bilmeyiz sanırım. Tarih boyunca da bal kadar tatlı ve çekici bu topraklarda bu bal için sayısız kanlar dökülmüştür. Balkanlar deyince insanın aklına gelen ilk şey dağılmışlıktır herhalde. Çok da tarihin derinliklerine gidip konuyu dağıtmak istemiyorum.

Yugoslavya’nın kurucusu Mareşal Titodur. Tito Yugoslavya’yı kurarken etnik milliyetçi yapıyı mümkün mertebe bastırmıştır. Titonun karışık Yugoslav halklarını bir arada tutma becerisi bu etnik milliyetçiliğe prim vermemesindendir. Altı federal devletten oluşan bu ülke Sırbistan, Karadağ, Slovenya, Hırvatistan, Makedonya ve Bosna-Hersek devletlerinden ve Sırbistan içerisinde Arnavutların çoğunlukta olduğu Kosova ve Macar azınlığın bulunduğu Voyvodina özerk bölgelerinden oluşuyordu. Aslen Bosna-Hersek devleti Hırvat, Sırp ve Müslümanların bir arada yaşadığı bir bölgeydi.

İlk önce Haziran 1991 de Slovenya bağımsızlığını ilan etti. Bunu Hırvatistan takip etti. Slovenya ve Hırvatistan Avrupa ve ABD tarafından hemen tanındı. Slovenya bağımsızlığını ilan edince 10 gün süren bir çatışma oldu . Daha sonra Sırp orduları bölgeden çekildi. Hırvatistanın bağımsızlık ilanı ise 3 aylık bir çatışmanın ardından sırp kuvvetlerin çekilmesiyle gerçekleşti. Daha sonra Bosna-Hersek ve Makedonya bağımsızlığını ilan ettiler. Bosna’nın Yugoslavya’dan ayrılışı çok kanlı oldu. 1, 5 Yıl süren etnik bir temizlik kampanyası gerçekleşti. Daha sonra da Kosova Yugoslavya’dan ayrıldı. Bu ayrılışta çok kanlı oldu. Burada en çok dikkat çeken nokta Avrupa ve ABD’ nin sadece Müslüman toplumun bağımsızlık istemlerine duyarsız kalması ve bu topraklarda etnik bir temizlik yapılmasına ses çıkarmamasıdır.

Bölge tarih boyunca hep savaş ve kargaşa içerisinde olmuştur. Tarih bir süreçtir. Beş-on yıllık bir süre sakin dursa da Avrupa’nın bal ve kan bölgesinde büyük devletlerin çıkar savaşları devam ettiği sürece savaşın bitmediği kesindir. Güçlü bir Yugoslavya olmasındansa bölgede küçük ve denetim altında uydu devletçikler olması hem Avrupa’nın, hem ABD’nin, hem de Rusya’nın işine gelmiştir. Güçlü bağımsız devletler kimsenin işine gelmiyor. Acaba Türkiye’mize en büyük risk olarak gösterilmek istenen ulusal ve bağımsız bir ülke olma çabası kimin işine gelmiyor dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 1934
Kayıt tarihi
: 30.09.06
 
 

Sıcak bir Ankara yazında, 1975 yılında doğmuşum. İlk gençliğim Ankarada geçti. Üniversite yılları..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster