Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
366
 

Balyoz asıl bizleri ezdi

Ülkemizde yaşanan darbe dönemlerinin belki de en büyük mağdurları Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları olmuştur. Binlerce asker işkencelerden geçirilmiş, psikolojik baskı altına alınmış ve savunma hakkı tanınmadan, yargı kararı olmadan meslekten çıkarılıp açlığa ve sefalete mahkum edilmişledir. Özellikle 28 Şubat sürecinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde yapılan bu tasfiyeler tam bir katliama dönüşmüştür. Kimi zaman Yüksek Askeri Şura Kararları, kimi zaman da Bakan Onayı veya Kararnameler yolu ile gerçekleşen bu tasfiyelerin hiçbir hukuki dayanağının olmadığı da açıkça görülmüştür. Anayasamızın temel ilkeleri ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmelerine göre “Hiç kimse çalışma hakkından yoksun bırakılmaz” ve “Hiç kimse Yargı kararı olmadan özgürlüğünden alıkonulamaz” hükümlerine amirdir. Ancak olağanüstü dönemlerde darbeci zihniyetin  yaptığı yasa ve yönetmelik değişiklikleri,disiplinsizlik adı altında ve tamamen düzemece belgelerle personelin tasfiyesine zemin hazırlamıştır.

Bu ilişik kesme işlemleri yargı kararları ile yapılmamış,sicil amirlerinin raporları ve kanaatleri doğrultusunda uygulanmıştır. Görüldüğü üzere bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinden gerek Yüksek Askeri Şura(YAŞ), gerekse Bakan Onayı Veya Kararnameler yolu ile yapılan tüm ilişik kesme işlemlerinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmamakta ve Anayasaya aykırılık içermektedir. Keza Yüksek Askeri Şura(YAŞ) kararları ile TSK’den ilişikleri kesilenlere bazı özlük haklarını veren 6191 sayılı yasanın geçici 32.maddesi ile bu tescillenmiş ve yasama organınca da zımnen kabul edilmiştir. Ancak söz konusu yasanın uygulanması sırasında da yeni bir ayırımcılık yapılmış, ayrılma gerekçeleri aynı olmasına rağmen Bakan Onayı veya Kararnameler ile TSK’den ilişikleri kesilenler bu yasanın kapsamı dışında bırakılmışlardır. Kararname mağdurlarına yapılan bu uygulama ikinci bir Balyoz darbesidir.

Bugün darbe planları yaptıkları gerekçesi ile haklarında hapis cezası hükmü verilenler,adil yargılanmadıklarından, mahkemenin tarafsız olmadığından şikayet etmektedirler.Buradan kendilerine ve kamuoyuna seslenmek istiyorum ; “Sizler hakkınızdaki iddialara karşı savunmalarınızı yaptınız, avukatlar tuttunuz, lehinize olan delilleri mahkemeye sundunuz. Peki  bizleri meslekten çıkarırken ne yaptılar biliyormusunuz? Amirler hakkımızda irticacı diye, disiplinsiz diye rapor düzenlediler, yetmedi aynı amirler hapis cezaları verdiler (Yargıç olmadıkları halde), sonrada dosyalarımızı YAŞ’a ve Bakanlığa göndererek ilişiklerimizi kesip sorgusuz sualsiz açlığa ve sefalete mahkum ettiler. Soruyorum şimdi hangisi adaletli ve hangisi hukuka uygun? Bizler savunma ve adil yargılanma hakkımızı kullanmadan mağdur edildik, yıllarca temel hak ve hürriyetlerimizden yoksun bırakıldık. Çocuklarımızın geleceğini çalanlardan elbet bir gün hesap sorulacaktır. Ama bugün ivedi olarak yapılması gereken, Kararname mağduru TSK mensuplarına iade-i itibarlarını geri vermektir.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 676
Kayıt tarihi
: 29.05.12
 
 

Türk Silahlı Kuvvetleri'nden yargı kararı olmadan re'sen emekli edilen ve özlük hakları için müca..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster