Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
792
 

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın...

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın...
 

Gün geçtikçe toplum kendi kabuğuna daha çok çekilerek dışarıda olan olaylara tepkisiz kalmayı tercih ediyor. Herkes bir suspus içinde yaşıyor, ne zaman zarar kendine veya sevdiklerinden birine gelse bir feryat figan kopuyor ki sormayın. Başlıyorlar bol keseden atmaya nerde bu devlet nerde bu millet diye. Ben bu kişilere sormak istiyorum başkasının başına bir şey geldiğinde, haksızlığa uğradığında elinde çekirdekle televizyonda brezilya dizisi gibi seyrederken iyiydi de şimdi onlar seni aynı şekilde seyrederlerken kötümü oldu.

Maalesef herkes duyarsızlaştı, aman banenecilik aldı başını gidiyor. Saygı çerçevesinde, yasalara uygun olarak sorunlar hakkında konuşulmalı tartışılmalı, çözüm önerilerinde bulunmalı. Olaylar karşısında sadece şikayetçi değil, aynı zamanda çözümcülde olmalıyız. Sesimizi mümkün olduğunca uzaklara ve geniş kitlelere duyurmaya çalışmalıyız. Bugün bir başkasına gelen bir zarar, eğer konuşulmazsa ve çözüm bulunmazsa çığ gibi büyüyerek belki bize veya sevdiklerimize de zarar verebilir. Düşünen ve üreten bir toplum olma hayalinden hiç vazgeçmeyin, unutmamalıyız ki işlenmeyen demir pas tutar. Bizlerde düşünmekten ve konuşmaktan vazgeçersek beyinlerimiz pas tutacaktır. Türkiye’ninde şu anda içinde bulunduğu durum maalesef budur.

Toplum içinde sorumluluk bireylerden başlar, bireyler toplulukları, topluluklarda devleti oluşturur. Bu sebepten dolayıdır ki toplumlar hak edildikleri gibi yönetilirler. Bizler her birimiz bu konuda duyarlı olmalıyız kendimizi düşünmüyorsak bile gelecek güzel günler için çocuklarımız ve torunlarımız için bir olmalı ve doğru olanın yanında olmalıyız.

Sen susarsan ben susarsam nasıl aydınlık ve refah bir ülkeye kavuşuruz. Yalnız konuşmak, kavga etmek, talan etmek, öldürmek değildir. Konuşmak savunduğun doğru kadar karşındaki kişinin doğrusunu da bilmek demektir. Konuşmak, erdemli ve saygılı olmayı, başkalarının özgürlüklerine zarar vermemeyi gerektirir. Konuşmak, bazen karşındakinin konuşması için veya bilmediğin bir konuda susmak demektir. Yani konuşmak içi boş değil dop dolu konuşmaktır. Bizlerde bu usturup ile konuşmalıyız.

Yılana izin vermeyelim ki bir gün dönüp dolaşıp bizi sokmasın. Hepinize aydınlık, güzel, hakların konuşulduğu ve tepkisiz kalınmayan günler diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 926
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

Merhaba ;Bakmayın böyle yazılar yazdığıma, bilgi okyonusunda bir balık etmem nazarımda. Paylaşmak gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster