Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
20599
 

Bana kendini anlatır mısın?

Bana kendini anlatır mısın?
 

Size garip gelir mi, bazen biz insanlar hep kendimizi kanıtlamak zorunday mışız gibi nerelerde okudugumuzdan, CV'mizde verdigimiz bilgiler gibi ne işlerde çalıştığımızdan, ne kadar basarılı, ne kadar akıllı olduğumuzdan, ne kadar paralı olduğumuzdan, sanki olculebilir bir seymis gibi anlatiriz. Herhangi bir kisinin kendini tanitmasini istendiginde buyuk bir cogunluk ogretilmis gibi soze ayni sekilde baslayip ayni sekilde bitirecektir. Pardon, ogretilmis gibi degil evet ogretilmis olduklari icin, ezberletildikleri icin, yillarca kendini tanit denildigi zaman, insanlara onlarin kim oldugu degil ne oldugu soruldugu ve hep ayni sekilde cevap verilmesi ogretildigi icin.

Belki de bizim bu dunyadaki tek olus sebebimiz, var olan her seyi elde edilen bilgilerin isiginda tek tek tekrar yargilayarak kendi aklimizla karar vermektir. Yani "dusunmek". Insanlarin kendilerini tanitmalarini tek yolu hangi okullarda okuyup hangi islerde calistiklari yada nerde dogduklarimidir? Iyi bir okulda okumamis yada hic okumamis, akademik olarak basarisiz, belki iyi bir kariyeri olmamis, hatta bazilarina gore basit islerde calisan insanlar kendilerini tanitirken ne yapsinlar? Buyuk ihtimalle bazi seyler tam aciklamadan ustukapali sekilde kendilerini tanitabilirler. Yani insanlar istemeden de olsa yalan soylemek zorundalar, cunku onlar bu sekilde basarili-basarisiz, akilli-aptal, yetenekli-yateneksiz olduklarini gostermis olacaklar.

Peki ben birisini tanimak istersem en cok neyi bilmek isterim, hele hele onun yazilarini okumak istiyorsam onun hakkinda ne ogrenmek isterim? Eger kisi profesyonel konuda yaziyorsa, onun bu konuda bilgili olup olmadigini dolayisiyla konuyla ilgili egitimini bilmek isterim. Belki de sadece genel olarak ilgilendigi icin bu konuda yaziyordur ve bu konuda benden daha bilgilidir o zaman sorun yok, okuyucu yazarla degil konuyla igilidir, ama yazar sadece kendi zevki icin yaziyorsa ve dusuncelerini okuyuculariyla paylasmak istiyorsa, o zaman, o kisinin nasil bir insan oldugunu, karakterini, belki de hayata bakis acisini bilmek isterdim. Yazar artik yazilariyla vardir, onun hangi bankalarda- yada hangi islerde calistigi, hangi projelere imza attigi ne kadar basarili oldugu (konuyla ilgisiz olarak yaptigi isler) okuyucuyu ilgilendirmez. Ilgilendirse bile belki bu sonradan o okuyucunun kisisel istegidir. Cunku insanlarin gorunur ozellikleri onlari anlatmaya yetmez hatta bizleri yaniltabilir. Her birimiz ne kadar birbirimize benzesekte birbirimizden farkliyiz ve hicbirimizin birine birseyler kanitlamaya ihtiyaci yok. Herkes kendine gore ozel, yetenekli, basarili, akilli hatta zengin. Hayattaki en onemli insan kendini bilen insandir.

Bunun nedenide, yazarlari, sairleri aslinda yaratici isler yapan insanlari, gercek yasamda tanidigim gordugum gibi degerlendirmek, yargilamak, kafamda insanlara numaralar vermek istemedigim icindir. Yazarin neler dusundugunu, olaylari nasil degerlendirdigini, karaterinin ne kadar renkli olup olmadigini ve daha pek cok seyi ogrenmeye calisirim ve bunun icin yazilarina baktigim kadar kendini tanitirken, yine kendini nasil tanittigina yani insanlari nasil tanimak istediğine bakarim.

Herkesi ama herkesi oldugu gibi kabul ediyorum ve inaniyorum ki Tanri yarattigi hicbir varligi eksik yaratmamistir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Meryl!.. anlattıklarını ufak çapta nerde olursan ol zaten yaşıyorsun. bir şehirde doğup, büyüp, daha sonra evlilik sebebiyle güzel ülkemin başka bir şehrine yerleştiysen benim gibi, ömrün kendini ıspatlamaya çalışmakla geçiyor. bunu yapmak istiyormuydum? Hayır. ama sorular, çevre seni buna zorla itiyor. yazdıklarını uzun bir süre bende sorguladım ve bir gün hiç kimseye, hiç birşey ıspatlamak yada kendimi kanıtlamak yada bu sorgulamaları yapan insanların egolarını tatmin etmek durumunda değilim, dedim. bu kararı aldığım günden itibaren kendimi kanıtlamaya çalışmaktan vazgeçtim. sonuçta yaptıklarım, başardıklarım yada başaramayıp güzel zaman geçirmemi sağlayan şeylerle vardım ben. ve bunlar yalnızca beni bağlar. övgüler taktirler herkesin arzuladığı şeylerdir. ama sorgulamalar olmadan yapılmalı. kaç para kazandığım yada nasıl bir evde oturduğum gibi şeylerle ilişkilendirilmemeli. böyle güzel ve ince bir konuyu gündeme getirdiğin için teşekkürlerimle yazılarının devamını diliyorum

Motif 
 31.10.2006 21:49
Cevap :
Ayni dusunceleri paylasan insanlari tanimak mutluluk ve umut verici. Birseyler degismeli ve soylenmeli. Tesekkurler Remziye  01.11.2006 12:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2569
Kayıt tarihi
: 25.10.06
 
 

Ben Meryl, 2001 yilindan beri, kendim icin yasamak istedigim icin geldigim Londra`da yasiyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster