Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

14 Mayıs '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
744
 

Bana kupayı anlat dede!

Bana kupayı anlat dede!
 

Sıcak bir bahar akşamı. İzmir aylar öncesi hazırlandığı Fortis Türkiye Kupasının 47. sahibini bekliyor.

Demokrasi ve hoşgörünün beşiği sayılan İzmir’de Fenerlilerde, Beşiktaşlılarda gün boyu İzmir’in caddelerini, kordonunu “el ele, kol kola” kardeşçe, dolaşıyorlar. İzmir’in o sihirli Kordon boyunda restoranlar, birahaneler ağzına kadar Fenerli ve Beşiktaşlılarla dolu.

Gün boyu İstanbul’da taraftarlar arasında yaşanan kavgalardan, küfürlerden eser yok.

Türkiye’ye her konuda hep olumlu mesajlar veren İzmir, bu kez de “kupa finali nedeniyle” tüm Türkiye’ye ve dünyaya “spor kardeşliğinin ve dostluğunun nasıl olması gerektiğinin” mesajını veriyordu.

Bir İzmirli olarak bu güzel tabloları görmek ve yaşamak, sporumuz adına bana gurur verdi, heyecanımı arttırdı.

Temennimiz diğer kentlerimizde yaşanan spor adına yapılan çirkinliklerin bir daha yaşanmaması, İzmir’den esen “imbat rüzgârlarından” diğer kentlerimizin de nasibini almasıdır.

Maç öncesi Fener’in 26 yıllık “kupa hasreti” vardı. Bu hasret artık bitmeliydi. Ortamda buna müsait gibi gözüküyordu. Beşiktaş liğ maratonunda önde ve liderdi. Fener’in ise kupadan başka bir hedefi kalmamıştı. Artık bu hasret de bitmeliydi.

Ama yine olmadı. Fener yine 26 yıldır hasretini çektiği “kupa özlemini” gideremedi, hasret bitmedi.

Fenerli genç nesil yine dedelerine sormaya devam edecek:

—Bana Türkiye kupasını anlatsana dede!

Bence Fenerli dedeler fazla üzülmesin, zira Fener’in başında bugünde bir “dede” var!

Dede maçtan önce düzenlediği basın toplantısında adeta olacakları görmüş gibiydi ve kendisine mazeret hazırlıyordu:

“Bir takımı üst üste dördüncü kez yenmek çok zor” derken olacakları önceden görmüş gibiydi.

Atatürk Stadyumunun “sihirli” ortamında ve “sıcak bir bahar akşamında” maç oynandı ve Beşiktaş maçın sonunda 60. bin İzmirli seyirciye ve tüm Türkiye’ye;

“Kartallar yüksek uçar” demesini bildi.

Fenerlilere de;

“Sana yine hüsran, sana yine kupa hasreti” dercesine 47. Fortis Türkiye Kupasını “kartallar gibi yükseklerde uçurarak” müzesine taşımasını bildi.

Ben fanatik olmayan ancak “iyi” bir GS taraftarıyım. fenerbahçe’nin “hasretini dindirememesine” sevindiniz mi? Diye sorarsanız; Ne yalan söyleyeyim, sevinemedim.

Fenerin en son kupayı aldığında ülkemde “cunta uzantıları” vardı.

Ülkede bir tek TRT ye ait siyah beyaz yayın yapan TV. Kanalı vardı.

Ülkede cep telefonu diye bir alet yoktu.

Futbol sahalarımızın birçoğu “toprak sahaydı”

Yıl 2009 ve aradan 26 yıl gibi insan ömründe “çok uzun “sayılan bir süre geçmiş.

Fenerbahçeliler “yine bana hasret, yine bana hüzün” şarkılarını söylemeye devam edecek

Bu tablo ne Türk futboluna, ne de Fenerbahçe camiasına artık yakışmıyor.

Kartallarını yüksekten, İzmir semalarından uçuran Beşiktaşlıları ve Beşiktaş camiasını da burada “yürekten kutlamayı” ve başarılarını da alkışlamayı bir görev sayıyorum.

Sonsuzluk (Osman Özeker)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 284
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2947
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster