Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '19

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
20
 

Bana Masal Anlatma

Masal anlatmak istemişti o akşam.

Güzel bir masal olmalıydı, dinleyenler hayal alemine dalmalıydılar ki tadı çıksın.

Masallarda peri padişahının kızı olurdu muhakkak ve Kaf dağının ardındaki beyaz atlı prensini beklerdi. Ve ne hikmetse hiçbir zaman bir prens gelmez tam tersi ya köyün çobanı ya da oraların en fakiri gelirdi genç kızı ya isteme ya da sevmeye.

Çoğunlukla babanın bir talebi olurdu. Ya filanca dağdaki canavarı öldüren alır benim kızı, ya da bana ölümsüzlük suyunu getirenle evlendiririm prensesimi derdi.

Ne yapsın fakir çoban, dünden razı olurdu.

Hayal dahi edemeyeceği prensesle evlenmeyi onun için bu ne ki elbette getirirdi ölümsüzlük suyunu elbette öldürürdü o kimsenin öldüremedi canavarı.

Yola düşerdi biri ağlardı arkasından ve o da anası olurdu.

Gitme oğlum seni vururlar,

Gitme oğlum nasıl olsa öyle bir su yoktur olsa da sen alamazsın,

Canavarla kim baş etmiş ki sen edesin.

Ne çıkar genç çoktan kafasına takmıştır prensesi, onunla evlenecek prens oğulları, prenses kızları olacaktır.

Düşer yollara.

Ve ne hikmetse yol boyunca sınanır.

İyi kalplidir ya her defasında bu sınavlardan başarı ile geçer ve her sınava tabi tutan başkaları ona bir hediye verirler.

Bu bazen görünmezlik tozu olur, bazen uçan halı olur, bezen de bilinmeyen bir mucize.

Sonunda gider ve ne iştir bilinmez ya suyu bulur ya da canavarı öldürür.

Gelir ve krala istediğini verir.

Kırk gün kırk gece düğün yapılır.

Onlar erer muradına biz çıkarız kerevetine.

Tamam masal bitti.

 

Şimdi size soracağım soruyu lütfen düşünün.

Asırlardır bu masallar anlatılmıştır, çocuklarda dinlemiş, hayal kurmuş, mutlu mesut uyumuştur.

İyi’de ne oldu şimdi de böyle masalları şimdiki çocuklar dinlemez oldular.

Her anlatılan da mantık ararlar.

Yok canım öyle olmazla masalın ilk baştaki sihrini yitirirler.

Burada sevinmek mi gerekir, üzülmek mi?

Çocuklar artık eskisi gibi değil, oh ne iyi. Demek ki daha bir akıllılar. Bu güzel.

Peki, eski çocuklar akıllı değiller miydi?

Ben aradaki farkı buldum. Hepinizin bildiğini ben güya buldum

Şimdiki zamanda, şimdiki çocuklar hayal kurmayı bilmiyorlar.

Hayal kuramıyorlar.

Hayaller basit geliyor.

O zaman bilinen sözler ne oldu?

Hayal kurmak yarı uygulamaktır derlerdi.

Hayal kur ki yapabilesin denirdi.

Hayal kurmak önemlidir sizi büyük düşünmeye teşvik eter.

Ne oldu şimdi onlar?

Onların artık büyük düşünmelerine mi gerek yok?

Onlar için aileleri ziyadesiyle mi düşünüyor?

Yoksa onlar artık akıllı telefonlarla, İpat’lerle zaten işin aslını çocukken mi öğreniyorlar.

O zaman bunlar hangi arada çocuk oluyorlar?

Biz kocaman olduğumuzda hala böyle masallar peşinde koşardık, huzur bulurduk o masallarda, kendimizin orada olduğunu düşünürdük ve en önemlisi hayal kurar, dünyamızı büyütürdük.

Peki, şimdiki çocukların yaptıkları ne?

Sizler anlıyor ve biliyor musunuz?

Bir yanlışlık yok mu?

Ben mi az düşünüyorum.

Her iki şıkta da ne yapmak gerekir?

 

Bugün de soruları ben sorayım dedim.

İnşallah sizler;

Bana masal anlatma demezsiniz…

 

 

Nazan Şara Şatana

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1575
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4654
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster