Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '16

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
314
 

Bandırma Yazıları: Ali Yazıcı, Köy Enstitüsü anıları

Bandırma Yazıları: Ali Yazıcı, Köy Enstitüsü anıları
 

şiirkolik.net


Ali Yazıcı, 89 yaşında ,  Köy Enstitüsü’nden mezun olan eski çınarlardan biri. Hala memleketi olan Biga’da yaşıyor , bahçesini ekip biçiyor; arıları var, bal elde ediyor; dostlarıyla gezip dolaşıp , anılarını anlatıyor.
 
Ama bu kez anlatmakla kalmamış bu güzel kurumdan kalanları, dostlukları, anıları oturup bir güzel yazmış ve tam 320 sayfalık  kocaman bir kitap haline getirmiş. Kitap, Bandırma Belediye Başkanı Sayın Dursun Mirza’nın yüksek çabalarıyla Bandırma’da lüks kağıda bastırılmış ve çok güzel bir kapakla okuyuculara takdim edilmiş. 
 
Değerli Köy Enstitilü öğretmenimiz, eski çınar , Ali Yazıcı  bu kitapta yalnız Köy Enstitüsü günlerini değil, daha başlangıçtan itibaren Biga Arapçeşme (Gürçeşme) köyünde geçen günlerini; okumak için küçük yaştan itibaren neler çektiklerini bir bir anlatmış. Öksüz bir yavru olarak hayatın darbesini daha küçük yaşlarda yemiş ama o bütün bu başına gelen güçlükleri aşmasını bilmiş. Bunları bir bir kitabında bir roman gibi anlatıyor.
 
Tabii Cumhuriyetin ilk yılları, okul sayısı az, öğretmen sayısı az… Babası küçük Ali Yazıcı’yı okuması için Çavuşköy’deki bir ilkokula kaydettirir. Oradaki bir anısını Sayın  Yazıcı şöyle anlatmaktadır:
 
“.. Hiç unutmuyorum, 10 Kasım 1938 sabahı henüz derse girmiştik ki az bir zaman sonra öğretmenimiz Hikmet Arda  sınıf kapısını açtı. İçeri girdi , ayağa kalkmıştık. Daha andımızı okumaya başlamadan , hüngür hüngür ağlamaya başladı. Şaşırmıştık. Arkasından “Çocuklarım Atatürk öldü.” Demesi ile sınıfta bir ağlama başladı, göz yaşlarımızı tutamıyorduk. Acı büyüktü. Öğretmenimiz bizi teselli etmeye çalıştı. Ulusça yas ilan edilmişti…” 
 
Bu sıralarda yurdun çeşitli yerlerinde Köy Enstitüleri  açılmıştır ve Devlet bu okullara öğrenci seçmektedir. 1939-1940 öğretim yılı başında, Ali Yazıcı’nın okulu’ndan Trakya’da yeni açılan Kepirtepe Köy Enstitüsü’ne öğrenci isterler. Okul yönetimi de öğrenciler arasından kura çekerek Enstitü’ye gitmeye Ali Yazıcı’nın üvey kardeşi Hüseyin Yazıcı’yı seçerler.  Hüseyin yazıcı en kısa zamanda Enstitü’ye teslim olur. Oysa Ali Yazıcı ise yine okul değiştirerek teyzesinin yanına Karantı Köyü’ne gönderilir. Tabii, Ali çok üzgündür.
 
Karne tatilinde üvey kardeşi Hüseyin yepyeni Köy Enstitüsü urbalarıyla çıkar tatil için köye gelir. Herkes onu merakla izlemekte ve yeni okulu için bilgi almak istemektedir. Tabii, bunların içinde en meraklısı kardeşi Ali Yazıcı’dır .  Ali’nin merak ettiği şey, Hüseyin’in getirdiği , kılıf içindeki alettir. Hüseyin aleti çıkarır. “Buna mandolin..”derler..deyip, mandoliniyle öğrendiği marşları, şarkıları çalmaya başlayınca Ali kardeşini daha çok kıskanır ve Enstitüye girmek için çok daha istekli olur. Babası Hüseyin’e sorar:
 
“Oğlum anlat bakalım okulda neler yapıyorsunuz?”
 
“Baba, okul yeni kuruldu. Eksikleri var. Dersler dışında eksikliklerin tamamlanmasına çalışıyoruz. Çalışmalarımız üç çeşit. Kültür, sanat ve tarım çalışmaları. Kız arkadaşlarımız dikiş-nakış atölyesine, bizler de seçimimize göre marangozluk, inşaatçılık, demircilik atölyelerine gidiyoruz. Tarım hepimizin ortak çalışması oluyor..”
 
“Peki sen hangi sanatı seçtin?”
“Ben sanatta resim yapmayı seçtim. Resim atölyesinde resim öğretmenimizle birlikte çalışıyoruz..”
 
Yıl 1940. Ali’nin köyünde 5. sınıf açılmıştır. Onun için Ali’yi  Karantı köyü’nden alıp İpkaiye İlkokulu’na  kaydettirdiler.
 
Ali’nin aklı fikri Köy Enstitüsüne gitmekte  idi.. Topladığı bilgilerle bu okulları daha sonra şöyle özetliyor:
 
Eğitim alt yapısının en önemli unsuru , öğretmendir. Aziz Atatürk’ün direktifleri ile  de 17.Nisan. 1940 yılında başlatılan Köy Enstitüleri bu amaç için en yararlı kurum olmuşlardır. O sıralarda 13.5 milyon nüfusun %80’i köylerde yaşıyordu… Köyde görev yapacak öğretmenlerin toplum kalkınmasında etkili olabilmeleri için, eğitim programlarının ona göre düzenlenmesi gerekiyordu. Nitekim öyle oldu. Dersler :1.Kültür dersleri; 2. Sanat dersleri, 3. Tarım dersleri olarak programlandı. Öğretim beş yıldı ve yıl içinde 11 ay devam ediyordu…”
 
“İşte ben, bu seferberliğin hem öğrencilerinden hem de öğretmenlerinden biriyim. Bugün 78 milyon nüfusun  “90’ı okur yazardır. Bunda emeği geçen bir eğitimci olarak  son derece mutluyum…” 
 
Ali Yazıcı , ne yapar ne eder kendini Balıkesir  Savaştepe  Köy Enstitüsüne atar. Ama oraya kaydolmak için izlenen yollar hiç de kolay değildir. Onun yollarda geçen maceralarını okurken gözleriniz yaşarabilir.
 
Yazıcı bu kitabında , genel olarak Köy Enstitülerinin Türk eğitim hayatında oynadığı çok önemli rolleri anlatırken, onun paralelinde kendi özel hayatını da bir roman gibi sergilemektedir. Tabii, II.Dünya Savaşı’nın o günkü koşullarında bu hayat çoğu kez yokluklarla dolu, feragatlarla geçmiş  bir hayattır. Ama hayatını kazanmak için gençlerin dişleriyle tırnaklarıyla bir umuda nasıl bağlandıklarını gösteren örnek bir hayattır.
 
Bu anılar içinde , Savaştepe Köy Enstitüsünün öğrencilerin omuzları üzerinde nasıl yükseldiğini, kendi okullarını yapan gençlerin nasıl özgüvenle dolduklarını görüyoruz. 
 
Çok yoruluyorlar ama yorgun bir günün ardından okulun arka bahçesinde ellerindeki çalgılarla “Gündoğan” Marşını, “Zıraat Marşı”nı büyük bir özgüven içinde söylüyorlar..
 
Biga, İpkaiye Köyü (yeni adı Bakacak) nden çıkıp, 28.Mayıs.1942’de okula katılan Ali Yazıcı, beş yıllık eğitimden sonra nihayet Biga , Hoşoba köyüne öğretmen olarak atanır. Bu arada evlenir, eşi de aynı köyde görev alır.  Ali , bu köyü çok sever ve tam 17 yıl bu köyde kalır.  Artık çocukları büyüyünce Bandırma’da öğretmenlik hayatlarını sürdürürler.
 
Ali Yazıcı , 1987 yılında emekli olana  kadar  Milli Eğitim mesleğinin   çeşitli kademelerinde 
Okul Müdürü,  İlköğretim Müdürü olarak görev alır ve nihayet artık meslekten emekli olarak ayrılmanın zamanının geldiğini düşünür.
 
Ama bu zamana kadar, Ali Yapıcı’nın Bandırma’ya yaptığı hizmetlerin haddi hesabı yoktur. En son Kemal Pireci İlkokulu’nun yapılmasına delalet etmiştir.
 
Meslek hayatının son yıllarında Balıkesir ilinde “Yılın Öğretmeni” seçilen Ali Yapıcı emekli olduktan sonra da boş durmaz , özel okullarda müdürlük yapar, çeşitli kursların açılmasına öncülük etmiştir.
 
Bu 89 yaşındaki delikanlı , şimdi tek başına, kendi köyünde (Bakacak) yaptırdığı evde dimdik yaşamakta. Her gün yürüyüşlerini yapmakta, bisikletine binmekte ve çevresindeki insanlara hala örnek bir insan olarak  delikanlı gibi yaşamaktadır.
 
İşte Köy Enstitüleri böyle insanlar yetiştirmişlerdir. Köyden çıkıp yetişecek ve köylüye örnek olacak. O bakımdan Ali Yazıcı’nın hayatı örnek bir hayattır.
 
Böyle örnek, anıt bir insanın hayatını  Ali Yazıcı’nın yazdığı “Hoşçakalın Anılarım” kitabında bulduğumuz için mutluyuz.
 
Kitabı, Bandırma Belediyesi kendi imkanları ile bastırmıştır. Fakat kitabın iyi bir Editörü olmadığı için bir kitap olarak eksiği çoktur. Her şeyden önce , kitabın yazarının adını kitabın kapağında göremiyoruz. Böyle şey olur mu? 
 
Kitap temiz  bir baskıyla ortaya çıkmıştır; lüks krome kağıda bastırılmıştır. Ama bir yayınevi adı ortada yoktur. Bu bakımdan kitabın dağıtımı da yapılamamıştır.  320 sayfalık bu güzel kitabı ancak yazarından ve Belediye’den sağlayabilirsiniz.
 
Gönül arzu ederdi ki, bu güzel anılar, bu güzel kitap iyi bir yayınevi, iyi bir Editör eliyle yayınlansın. Ama ne yazık ki bu gerçekleşmemiştir.
 
Her şeye karşın, Ali Yazıcı , bu kitabı çıkarmayı belki de hayatının en son ve en önemli görevlerinden biri olarak bilmiş ve bunu gerçekleştirebilmiştir.
 
Ortada örnek bir hayat, örnek bir insan, örnek bir öğretmen vardır. Keşke bu hayatı herkes okuyup, Cumhuriyetin başında neler yaşanmış; Köy Enstitüleri nasıl yerlermiş. İnsanlar bir yerlere gelebilmek için nasıl dişleriyle, tırnaklarıyla çaba göstermişler; bunları  okuyup anlasalardı.
 
Yine de bu çaba ve çabalar boşuna değil. Ali Yazıcı’nın “Hoşça kal Anılarım” kitabı da Köy Enstitüleri tarihine önemli bir katkıdır. Çünkü artık bu olayın şahitleri giderek tükeniyor.
 
Ali Yazıcı’yı böyle güzel bir çabaya giriştiği ve başarılı olduğu için kutluyoruz, bu çabalarının devam etmesini diliyoruz.
 
O bir Eğitim Çınarı; örnek insan ve hala çevresini aydınlatmaya devam ediyor. 
 
Böyle insanların ancak eli öpülür. Saygılar, sevgiler sana Ali Yazıcı. Aynı zamanda ömrünün sonbaharında böyle bir kitap yazdığın için bin teşekkürler.
……………………..
 
Ali Yazıcı. Hoşçakalın Anılarım. Bandırma Belediyesi Kültür Hizmeti. Bandırma. 2016.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Milli Eğitimde emeği geçenlere selam olsun...Saygılarımla...

Abdülkadir Güler 
 14.07.2016 23:56
Cevap :
Evet.Çok çalıştılar, hepsi de yeni kuşakları yetiştirdiler. Ama çok yoruldular. Hiç yorulduklarını söylemiyorlar. Selam ve saygı onlara...  15.07.2016 13:52
 

Ülkemizde o yıllarda yaşam şartları hayat mücadelesi özellikle kırsal kesimde yaşam zor Eğitim almak okumak hele de köylerde yaşayanlar için başlı başına bir mücadele.Aslında dönem dizileri yapılmalı TV de .Bu günü yaşarken biraz geçmişi görebilmeli.Öğretmenlerimizin bayarmını kutluyorum.Saygı ve selamlar

Birsen yn 
 04.07.2016 16:03
Cevap :
Evet. Neler çekmişler garibanlar. Ama hiç şikayet etmemişler. çünkü başlarında Atatürk vardı. İşte Atatürk öldükten sonra, İnönü bile saçmalamaya başladı. Fakat ben inanıyorum ki, Türkiye'yi bu hale getirenler geniş ölçüde o Köy Enstitülü öğretmenlerdir. Büyük fedakarlıklarla okumuşlar ve çalışmışlar. Çok haklısınız, doğru dürüst bir Dizi olabilir.. Fakat o cesaretli Yapımcı nerede..?? Teşekkürler. Hayırlı Bayramlar.  04.07.2016 17:57
 

Ne mutlu ...Saygı ve sevgilerimi yolluyor ellerinden öpüyorum..daha nice başarılarını duyarız inş., keşke kitabına ulaşabilseydik...hocam selam ve saygılar gönlünüzce bayramlar diler ellerinizden öperim.

Tülay EKER 
 04.07.2016 14:11
Cevap :
Mutlu Bayramlar dilerim Tülay Hanım. Ali Yazıcı gerçekten okunacak bir kitap yazmış ama ne yazık ki elimde telefon numarası bile yok. Saygılar, güzel günler dilerim.  04.07.2016 15:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 759
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster