Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '14

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
261
 

Bandırma Yazıları: Sağa bak rüzgar türbini; sola bak rüzgar türbini

Bandırma Yazıları: Sağa bak rüzgar türbini; sola bak rüzgar türbini
 

rüzgarvegüneşenerjisi.com


Benim kentimde rüzgarlar hep deli deli eser. Estiği zaman bir çatıyı kaldırır öteki tarafa koyar. Hatta evimin önündeki kahvenin adı da “Poyraz Kahve”dir. Çünkü Boğaz’dan Marmara’dan kopup gelen deli rüzgarların patlama yeri  bizim evin önüdür. “Poyraz Kahve”nin üzerinde…
 
Ee zenginler bunu duydular , gördüler de bundan da para kazanmaktan geri kalırlar mı? Hepsi de Bandırma’nın dağlarına tepelerine “Rüzgar Türbinleri”ni dikmek için sıraya girdiler.  Önce birer ikişerdi… Sonra sonra sürü sepet rüzgar türbini (sayısını artık saymayı unuttuk) çevremizde, tepemizde dikilir oldu. Şimdi rüzgar türbinleri dönüyor. Biz bakıyoruz. Koç’lar; Sabancı’lar ve nice zenginler oturdukları yerden para kazanıyorlar. Helal olsun. Helal olsun ya.. Havadan kazandıkları parayla , Bandırma’ya da bir iki okul filan yaptırsalar ya… Hiç duymadım.
 
Bu rüzgar türbinleri kurulurken, bir gün arkadaşlarla merak ettik , birsinin ta dibine kadar gittik. Öyle hiç karşıdan durduğu gibi değilmiş. Dev gibi şeyler. Ben deyim, 8 kat, sen de 10 kat apartman büyüklüğünde; dev gibi kolları var. Rüzgar yoksa duruyor. En ufak rüzgarda çalışmaya başlıyor ve fabrika gibi elektrik üretiyor.
 
Bu rüzgar türbinleri elin gavur memleketlerinden gelirler. Koca koca TIR’larla, dev gibi kamyonlarla taşınırlar. Ondan sonra havaya  dikilirler.
 
Bir ara merak etmiştim. Bu türbinler nereden geliyor , diye. Bir kamyon şoförü fısıldamıştı. “Abi bunlar Danimarka’dan geliyor..” diye. Danimarka nire? Parmak kadar  bir Avrupa ülkesi… Ama Avrupa ülkeleri içinde en zenginlerinden biri. Belki bizim Bursa kadar var, yok… İşte oradan geliyormuş. Tabii bunları üreten daha başka ülkeler de var. Ama bizimkiler Danimarka’dan… Görüyoır musunuz Avrupa ülkeleri niye zengin!
 
Bakın görün, Avrupa ülkeleri nasıl zengin oluyorlar? Hep hayret ederiz: Nasıl zengin oluyorlar, diye… Bilimden ve teknolojiden. Sana bana, geri kalmış ülkelere geliştirdikleri teknoloji ürünlerini ihraç ederek kazanıyorlar. Onlar zengin, bizimse ancak karnımız doyuyor…
 
O zamandan beri çok utanırdım. Türkiye koca bir ülke. Yahu nasıl olur da biz bu türbinleri yapamayız ve bunları Danimarka gibi parmak kadar bir ülkeden almak zorunda kalırız..
İşte bizim zavallılığımız. Elin oğul bilimde, teknoloji’de ileri giderse, sana daha neler neler  satmaz, neler… Yazıklar olsun. Nihayet son bir haber: 
 
Gözümüz aydın . İlk yerli rüzgar türbini üretilmiş. Haber şöyle:
 
“Yerli rüzgar türbini İstanbul'da dönecek.  TÜBİTAK öncülüğünde geliştirilen 41 milyon lira bütçeli MİLRES Projesi kapsamında ilk türbin Kasım ayında İstanbul'da elektrik üretmeye başlayacak.” (trttürk.com)
 
Neyse yıllar yıllar sonra , memleketin her tarafı Rüzgar santralları ile dolduktan sonra… Avrupa’yı bir kez daha zengin ettikten sonra. Rüzgar türbinlerinin yerli olarak yapılmasına karar verilmiş. Aferin be… Acaba memlekette daha başka rüzgar türbini kuracak yer kaldı mı? Kalmıştır… Kalmıştır…
 
Hani bir zamanlar Avrupalı’lar Anadolu’daki ırmakları, nehirleri görüp, yüzümüze gülüp : “Nehirler akar, Türk bakar..” demişler ya.. Artık biz o durumda değiliz..
 
Bandırma’da her yönde rüzgar türbinleri var…Sağa baksan rüzgar türbini, sola baksan rüzgar türbini… Ama zenginler yapar çatar, Danimarka’dan getirir… Biz de onlara bakarız: “Amma da güzel dönüyorlar..” diye.
 
Bence İHL yapmaya devam; onlara ancak böyle yetişebiliriz. Fen lisesi imiş; Endüstri Meslek Lisesi imiş .. Onlara boş ver… Nasıl olsa, gerçek teknoloji, Danimarka ve Almanya’dan geliyor…  Onlar olsa da olur olmasa da..!
 
Son bir haber: “MİLRES ile 20 yılda 15 milyar dolarlık kaynağın yurt dışına çıkması önlenecek. Üretilecek türbinler yurt dışına da ihraç edilerek enerji harcamaları gelir-gider dengesi iyileştirilecek. ((AA)
 
Artık bu haberden hareket ederek  şimdiye kadar ne kadar paramızın Danimarka’ya gittiğinin hesabını siz yapın. Bi zahmet..!
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kardeşim, Çok anlamlı ve yerinde bir yorum.İHL'den bir elinde kuran,bir elinde bilgisayar olan gençler yetişecek demişti yeni Cuhurbaşkanımız.Bu iktidarın temel amacı,dindar toplum yetiştirmektir.Bize ne bilimden,teknolojiden! Başkalarının ürettiği teknolojiyi alırız! Para nerede dersen.Nasıl olsa şimdilik borç buluyoruz!Selam ve saygılarımla.

Hüseyin Başdoğan 
 09.09.2014 21:09
Cevap :
Ne yazık ki söylediklerin doğru Hüseyin Kardeş, şimdilik borç harç bir yere gidiyoruz. Ama bazıları sağa sola kaçıyorlar... gibime geliyor. Yavaş yavaş görünmez olacaklar... Çünkü işler giderek zorlaşıyor. Saygılar.  10.09.2014 13:21
 

Sayın Hocam, tatlı para rüzgar türbininden akarken zenginler okul yaptırıp da halkın gözünü mü açsınlar. Erzurum'da bir deyim var: "Sus aman ha dilini şal peşte malla bükerler." Selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 07.09.2014 22:26
Cevap :
Öyle. İnsanlar konuşmasın. Yakınmasınlar. Ötekiler de bildikleri gibi gemilerini yürütsünler (Bak gemi dedim yine! Hay Allah!) Mutlu günler.  08.09.2014 14:35
 

Değerli dost, keşke bütün yurda yayılsa da enerjide dışa bağımlı olmasak. Bu arada Almanya yenilenebilir enerjisini birkaç sene önce % 15 iken bugün % 75 çıkardığı yazılıyor gururla. Ve de Japonlar bir süredir büyük bir atağa kalkmışlar. Saygı, selamlar.

Şahin ÖZŞAHİN 
 07.09.2014 20:06
Cevap :
Bizimki %10'larda mı geziyor... Artsın, artsın.. Hiç şikayet etmiyoruz... Onlar da kazansın... Biz de bakalım.! Neyse. Zenginin parası; zöğürdün çenesi demişler. Bizimkisi gevezelik işte. Teşekkürler Şahin Kardeş.  08.09.2014 14:37
 

Sayın Dai'm; ben de rüzgar tirbünlerine sırf merakımdan gittim, bakındım yazdığınız gibi...Balıkesir bölgesi bunlarla dolu...Her yer işgal edilmiş. Gece seyri de bir başka güzel olsa da bize -halka- çok faydası yok. Balıkesir'in yer üstü yer altı zenginlikleri çok ama hep yabancı ve yerli -taraf- şirketlere bilmem kaç yıllığına kiralanmış ya da satılmış. Eşim madenlere eğitime gidiyor ve bana "Bor,Ametist,Turkuaz taşı" getirdi. Bunlar hep dışarıya gidiyor.:(((Dışarı bağımlı hale getiren bir sistem halen dişli çarklarını döndürüyor. Tamamen yerli teşebbüsler, TÜBİTAK desteklenmeli. Ülkemizde rüzgarlı alanlar kalmıştır- belki- Bandırma; güzel ve büyük ...Bir şikayetim var; deniziniz çok kirli, geldim ve gördüm. Bu kadar kirliliğe inanamadım.Limandaki kedi barınakları da çok kötüydü. Bandırma yazıları için teşekkür ederim...Güzel ve bilgilendirici.. umut vericiydi ...Saygılar, selamlar .....

Nil ALAZ 
 07.09.2014 14:02
Cevap :
Gözlemlerinize katılıyorum Sayın Alaz. Ama memlekette kirlenmeyen yer mi kaldı. (Bu bir savunma değil!) . Keşke her yer, denizlerimiz ve kedilerimiz... temiz olsa. Pervaneler dönüyor. Daha yeni yeni kendi türbinlerimizi yapıyormuşuz. Buna Maşallah denmez de ne denir. Haydi hayırlısı. Saygılar.  08.09.2014 14:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 743
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster