Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
973
 

Banka hesabındaki mutluluk

Banka hesabındaki mutluluk
 

Mutluluk, kişiden kişiye, ortamdan ortama değişkenlik gösterir. Herkes bunun tanımını kendine göre yapar, kendisine göre şekillendirir. Kimisi için bol paradır mutluluk, kimisi için iyi bir kariyer, kimisi için ulaşılmaz başarılar, kimisi için mutlu bir aile ortamı, kimisi için aşk meşktir. Kimisi için kaçamak ilişkiler yaşamaktır, televizyon karşısında cips yiyip, bira içmektir mesela. Kimisi için de rakı şişesinde balık olmaktır heran. Kimi mutluluğu engin denizlerde arar, kimisi gökyüzünde, kimisi dağlarda, kimisi şehirlerde, kimisi köylerde. Tarifsiz bir seçim ve mucize bir keşiftir mutluluk.

Sizce nedir mutluluk ? Yeni ve iyi bir araba sahibi olmak mı ? Her gün bakımlı ve güzel görünmek mi ? Sevgilinizin sizi sürekli araması, sizi bir yerlere götürmesi yada size tek taş minik bir hediye alması mı ? Çok istediğiniz bir kıyafeti satın aldığınızda mutlu olabilrmisiniz ? Diyelim ki mutlu oldunuz ! Kaç gün ? Yani kaç zaman sürer o ilk günkü mutluluğunuz ? Tek taş yüzük aldığınızda mutlu olabilirsiniz, parmağınıza taktığınızda mutluluktan havaya uçabilirsiniz. Peki o yüzüğü parmağınızda taşıdığınız hayatınz boyunca ilk günkü mutluluğunuz devam edecek mi ? Bir çoğumuza göre, bu tür maddi şeyleri elde ettiğimizde mutlu oluruz. Hayatımız boyunca nefsimiz bizi yalnız bırakmaz, sürekli isteme dürtümüzü tetikler. Onu elde etmek için çabalarız, enerji harcarız ve elde ederiz. Hevesimiz geçince de bir huzursuzluk kaplamaz mı içimizi. İşte o an mutsuzluk anıdır. Ama ya sonra ?

Yaşam bir kadın için evidir, ev işleridir, eşidir, çocuklarıdır, komşularıdır. Erkek için, iş çemberinin içinde dönmektir. İşten eve gelince yemek, biraz televizyon ve uyku. Ertesi gün yine aynı hengame. Bu kısır döngü böyle devam eder gider. Mutluluğu ararken, zamanın avuçlarımızın içinden akıp gittiğinin farkına varamayız. Farkına vardığımız noktada ise, artık tren son istasyona yaklaşmaktadır. Bu hayat yolculuğumuzda, ne gençliğimizden ne dinçliğimizden eser kalmıştır, ne de arkamıza dönüp baktığımızda, geride kalan yıllardan elde tutulur bir eser. Bir yığın anılar ve sararmaya yüz tutmuş resimler. İşte bir ömüre sığdırmaya çalıştıklarımız !.. Albümlere sığdırmaya çalıştığımız, sığmayanların kutulara doluşturulduğu resimlerdedir artık hayat ve o karelerde mutluluğun izlerini aramaya başlarız.

Bu gidişat genellikle böyledir. Ya içindesinizdir çemberin, yada dışında. Neresinde olursanız olun, hayat gailesi sizi bu trene bindirir. Hayatınızın gidişatı böyleyse, son istasyona vardığınızda ben aslında "MUTLULUĞU" arıyordum demek için çok geç olmadan, mutluluk hayallerinin peşinde koşmanın gereksiz olduğunu, mutluluğu olduğumuz yerde ve içinde bulunduğumuz yaşamda aramanın vaktinin geçtiğini anlarız.

Aslında mutluluğun, cok yakınımızda olmasına rağmen hep bizden uzakta olduğunu sanırız, yada hiç sahip olamayacağımızı. Hayat boyu ihtiyacını hissettiğimiz ve vazgecemeyecegimiz tek duygudur. Bir şarkıda da geçtiği gibi, "mutluluğun formülü çok açık. Bir sen, bir ben, bir de bebek" gibi bir profil çizilmiş olsa da mutluluk için, hayat başka şeyler söyler. Derlediğm bazı bilgilerde bakın tanıdığımız isimler ne demiş mutluluk için :

- İnsanlar için en ideal düzen, onların mutlu olduğu düzendir. (ALBERT CAMUS)
- Bana bir mutluluk söyleyin ki, acı karşılığında elde edilmiş olmasın. (MARGERET OLİPHANT )
- Herkes mutluluktan bahseder, ama pek az kimse bilir onu. (MME.JEANNE P.ROLAND)
- Herkes kendi mutluluğunun demircisidir. (ALMAN ATASÖZÜ)
- Talihli olanların horozları bile yumurtlamaya başlar. (RUS ATASÖZÜ)
- Mutluluk, sağlamlığı yaratır. (C.W.CURTİS)
- Mutluluk, paylaşılmak için yaratılmıştır. (CORNEİLLE)
- Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür. (ALBERT CAMUS)
- Başkalarının mutluluğundan kendine pay çıkaran insan, en mutlu insandır. GEOTHE

Mutluluk, insanın kendisiyle barışık olma halidir. Üzgün olmak, sıkıntılı olmak genel anlamda "mutlu" olmaya engel degildir. Üzüntü, öfke, sıkıntı, endişe vs gibi olumsuz kabul edilen duygular sürelidir oysa mutluluk ya da mutsuzluk genel bir hal ve tavirdir "mutsuz" insanlar zaman zaman neseli, keyifli olabilecegi gibi "mutlu" olanlar da bazen olumsuz hislere kapılabilirler. O zaman yaşam boyu bu hislerle mi yaşamak doğrudur. Aslında yaşam içinde "hayata dair" herşeyle yaşamayı öğrenmekten geçiyor ve yaşarken öğrenmekte, mutluluğun formülü.. Hatta, hayattan birşey alırken, birşeyler verebilmektir.

Bakın okuduğum bir yazıda mutluluğa dair nasıl bir öyküleme yapılmış. " 92 yaşlarında olasına rağmen, iyi görünümlü ve görünümüne dikkat eden bir adam, bir gün huzur evine yerleşmeye karar vermiş. Çünkü, yetmişli yaşlarda eşini kaybetmiş ve bundan sonraki yaşamını burada geçirmek istemiş. Yaşlı adam, huzur evinin görevlisi ile bundan sonraki yaşamını geçireceği odaya giderlerken, görevli ona odasını tasvir ediyor ve odasının penceresinde perde görevi gören büyük bir kağıt olduğunu söyleyince, eline oyuncak verilmiş bir çocu sevinciyle " bunu çok sevdim" diyor yaşlı adam. Görevli şaşırıyor, "çok mutlu oldunuz ama daha odanızı göremediniz ki" diyor. Adamın yüzündeki mimiklerde, enaz yürümesi kadar sakin tavırlı. "- Bunun onunla alakası yok. Mutluluk daha ilerisi için istediğim birşey. Bunun odayla, içindeki mobilyalarla, dekoruyla yada konumuyla ilgisi yok. Daha çok benim onu(odayı) nasıl görmek istediğim ve bulmak istediğimla alakası var. Bu, benim zihnimde odayı sevmeye karar vermemle alakalı. Zaten ben her sabah güne böyle başlarım. Odamda, bütün günümü yatakta bedenimin artık iyi çalışmayan kısımlarından kaynaklanan zorlukları sayarak geçirebilirim, yada düzgün çalışan kısımlar için Tanrıya şükrederek uyanabilirim. Ama ben, gözlerimi açabildiğim sürece, yeni güne ve hayatım boyunca yaşadığım bütün anılarıma konsantre olacağım. Çünkü, her yeni gün, yeni bir hediyedir. Yaşlılık bir banka hesabı gibidir. Yaşam yolunda yatırdıklarını daha sonra çekersin. Sana öüdüm şudur ki, hatırlarının banka hesabına yatırabileceğin kadar mutluluk yatır. Bana hala doldurmakta olduğum bu banka hesabına katkıda bulunduğun için sana teşekkür ederim.

Mutluluk böyle birşey işte. Dedim ya yazıy abaşlarken, herkesin mutluluk tarifi başkadır diye. Hayat mutlu olmanın formülleri ile dolu. Ya dışındasınızdır çemberin, ya içinde. Ama neresinde olursanız olun. Mutluluğun formülü siz keşfedin. Başkasının formülü ile yaşamayın !..

Sizce mutluluk nedir ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bana göre mutluluğun tek anlamı ve diğer adı 3 yıllık sevgilim emre.fakat onda anlayamadığım değişimlerden dolayı ayrıldık.ayrılığı ben istememe rağmen çok mutsuzum.hiçbişeyden zevk almıyor ve yaşamaktan nefret ediyorum.sizce ne yapabilirde kendimi bu duygulardan kurtarabilirim?17 yaşındayım urfadanım!

HAZAL SAVAS 
 18.03.2007 12:46
Cevap :
Sevgili Hazal, Üzüntüler de sevniçler de biz insanlar için. Bu yaşlar da böyle duygu fırtınaları içinde olman çok doğal. Yaşın daha 17, hemen umutsuzlanıp, karamsarlığa kapılma. Önünde daha yaşayacağın uzun bir hayat var. Bu uzun bir yol. Bu yolda kimbilir karşına ne insanlar çıkacak. Ergenlik çağlarındaki aşklar, elbetteki çok önemlidir ama hayatının ilerideki kısımlarında farklı farklı aşklar yaşamak için, şuanki bu ruh halinden bir an önce kurtulman gerekiyor. Yoksa kendinde tamir edemeyeceğin hasarlar oluşturabilirsin. Her ne olursa olsun, bu hayat yaşamaya, denemeye ve öğrenmeye değer. Yaşamın güzelliklerini bir erkeğe mi tercih ediyorsun ? Ben olsam tercih etmezdim.. Senin yaşlarında iken, ben de duygu fırtınaları içinde yolumu kaybettim ama yaşamın güzelliklerini kimseye tercih etmedim. Kendini başka şeylere ver, sosyal aktivitelere katıl. Resim yapmayı dene, fotoğraf çek mesela.. Mesela tiyatroyu dene, seni kendine getirecektir. Unutma ! Hayat çok güzel ve yaşamaya değer !  19.03.2007 14:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster