Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4105
 

Bankalar Kârda, Çalışanlar Zararda!

Bankalar Kârda, Çalışanlar Zararda!
 

bir banka çağrı merkezi çalışanı


Türkiye’de yabancı ve yerli bir çok banka faaliyet göstermektedir. Bankacılık sektörü, Türkiye’de oldukça gelişmiş bir durumda. Türkiye’de faiz oranlarının gelişmiş ülkelere oranla yüksek olması nedeniyle bir çok yabancı banka Türkiye pazarına girmek istemektedir. Her yıl bankacılık sektörünün kârı bir önceki yıla göre büyük oranda artmaktadır. Türkiye’nin en büyük bankaları her yıl ortalama olarak 3 milyar TL civarında kâr elde etmektedirler. Bankaların bu denli kârlı olmasında yüksek faiz, müşteri hesaplarından alınan masraf ve komisyonlar etkili olmaktadır.

Peki Türkiye’de her yıl kârlarına kâr katan bu bankalar çalışanlarına ne kadar  maaş veriyor? Banka çalışanları aldıkları maaşlardan memnun mu?

Bankacılık sektörü, çalışan açısından çok stresli bir  meslek. Bankaların çağrı merkezlerinde çalışan kişiler,  yoğunluk ve eksik personel nedeniyle adete nefes bile alamamaktadırlar. Bankalar, şubelerde de yeterli sayıda personel bulundurmayıp daha az personelle  işleri yürütmeye çalışmaktalar. Bankalarda şubelerde çalışanlar, normal mesai saati dışında zorunlu olarak ek mesai yapmakta ancak bu ek mesai karşılığında banka çalışanlarına herhangi bir ücret ödememektedir. Banka çağrı merkezlerin de ve banka şubelerinde çalışanların maaşları sanılanın aksine oldukça düşüktür. Türkiye’nin en büyük bankaları bile 4 yıllık fakülte bitirmiş çalışanlarına ortalama 701 TL ile 1500 TL arasında maaş vermektedir. Banka çalışanlarına, yıllık zamlar çok komik oranlarda yapılmaktadır. Banka çalışanlarının maaşı her yıl enflasyon karşısında erimektedir. Çağrı merkezinde yoğun stres altında çalışan   banka emekçilerinin kanuni olan 1 saatlik yemek süreleri bile bazı bankalarda yarım saate düşürülmektedir. Bir çok banka da kariyer planlaması ise tamamen keyfi uygulamalarla sürmektedirler. Yıllarca bankaya emek veren bir çalışan, yükselme ya da zam istediğinde  haksız bir şekilde işten çıkarılmaktadır.

Türkiye’de banka çalışanlarının gözden kaçırdığı önemli bir husus var. Aslında banka çalışanlarıda sendikalı olabilme hakkına sahipler. Türkiye’de yeni yeni bir çok banka  çalışanı, sendikaya üye olmaktadır. Sendikaya üye olan banka çalışanları, kendilerini daha güçlü hissetmektedirler. Sendika, banka çalışanlarına sosyal haklar konusunda her türlü desteği sunmaktadır. Türkiye’de Disk’e bağlı Bank-Sen isminde, banka çalışanlarının haklarını koruyan bir sendikada da bulunmaktadır. Banka çalışanları, sendikada güçlerini birleştirerek, bankaların kendilerini sömürmelerinin önüne geçebilirler.

Türkiye’de bankaların her yıl kârlarına kâr katmalarına rağmen , çalışanlarına yeterli sosyal olanakları sağlamamaları,  bankaların çalışanlarını sömürdüğünün açık bir göstergesidir. Bankalar, çalışanlarına banka kârlarındaki artıştan pay vermelidirler. Devlet acil olarak tüm alanlarda  çalışan kesimlerinin haklarını koruyacak yasa hazırlamalıdır. Bankaların kârları sadece birkaç kişilik banka yönetim kurulu ailesinin cebine gitmemelidir.  Kaldi ki bankalar bunca kâra rağmen istihdama yeteri kadar katkı sağlamamaktadırlar. En büyük  bankalarda bile personel  sayısı son derece azdır. Daha az personel çalıştırılarak, mevcut çalışan personelinin iş yükü artırılmaktadır.

Banka çalışanlarının bir çoğu mutsuz. Özellikle yönetici kademesinde olmayan bankaların daha alt  pozisyonlarında çalışanların durumları içler acısı.

Banka çalışanlarının , haklarını savunabilmek ve bankaların haksız ,yıldırıcı uygulamaları karşısında daha güçlü durabilmeleri için  en ezından sendika güvencesine girmeleri, kendileri açısından oldukça faydalı olacaktır.

 

Öğr.Gör.Ekrem ÇELİKİZ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba yazınızı içim daralarak okudum..bende bir agent olarak çalışıyorum..ancak bir bankanın dış arama ekibinde taşeron bir firmaya bağlı olarak..biz bankacı olarak isimlendirilmiyoruz.. pek çok iş kolunda olduğu gibi çağrı merkezlerinde de durum içler acısı.. dünyanın en ağır işlerinden biri.. özellikle satış odaklı çalışılan departmanlarda çok ağır bir baskı var..ve alınan ücretler yapılan işe göre oldukça komik.. maaş + prim olarak lanse edilen ücretlendirmeler primlerin eften püften sebeplerle sıfırlanmasıyla yalan oluyor..bazen aşırı mesai ve prim olmasa asgari ücreti bile alamayacağımızı hatta firmaya borçlu kalacağımızı düşünüyorum.. bordrolar anlaşılması imkansız..hesaplamalar bizimle paylaşılmıyor.. yaptığımız mesailerin ücretleri 2 ay sonra ve onunla bununla mahsuplaşıldı denilerek az yattığı gibi birde olması gerekenden de eksik.. yani kesintiden de kesiyorlar.. işin içerisinden çıkamıyoruz.. anlatılacak söylenecek o kadar çok şey var ki..teşekkürler yazınız için..

hilyem 
 21.04.2012 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 96
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 19409
Kayıt tarihi
: 17.09.11
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi 2006 mezunuyum. İstanbul Üniversitesi'nde Radyo,Televizyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster