Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '08

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
402
 

Bankalar ve Masraflar

Bankalar 2008 rayiçleriyle, hesap başına yılda 30-40 YTL (24-32 $) arasında değişen işlem bedeli alıyorlar.

Bankaların yaptıkları işlemler için ödedikleri maliyetlere bakalım:

“Şubede gerçekleştirilmesinin maliyeti: 1, 5 dolar.

ATM’de gerçekleştirilmesinin maliyeti: 30 sent.

Telefon bankacılığı (IVR-insansız): 15 sent.

Telefon bankacılığı (insanlı): 75 sent.

İnternet bankacılığı: 10 sent.

Cep telefonu bankacılığı: 10 sent.”

http://www.ntvmsnbc.com/news/126227.asp

Demek ki bu bedel karşılığında yılda en az 20, en çok 320 işlem yaptırmak gerekiyor. 30 işlemden sonrası biraz hayal. Örnekse: Vadeli tasarruf hesaplarında ortalama süre 3 ay, yani yılda 4 işlem yapılıyor.

Bankomatların en çok kullanıldığı vadesiz hesapta (çünkü maaşlar öyle yatıyor) ise faiz sıfır, yani paramızdan bedava faiz kazanıyorlar.

Fatura ödemelerinde valör, haftasonuna gelirse 4 gün oluyor. Otomatik virmanlar desen, arada bir muhakkak aksayıp, size cezalı fatura ödettiriyor. Hesap aktarma desen, deveye hendek atlatmaktan zor.

Ticari bankacılık için, masraf konusunda bir şey diyemem (çünkü çok zaman alıyorlar) ama zaten onlar için ayrı EFT ve çek tahsili masrafları var.

Kendiniz yaptığınız 10 sentlik masraflık internet işlemi için, bankanın 50 sent bedel almasının anlamı ne?

Bankalar madem o kadar az kar ediyor, kredi kartına neden yıllık işlem bedelinden çok ortalama puan-para veriyorlar? (Hele taksitleri ve faizleri düşününce, bankanın batması gerekli.)

Bütün bunları geçiyorum, şunlar beni deli ediyor:

Banka şubelerinin 2 yılda bir dekorasyon yenilemesine gidip, o şubenin müşterilerini toz dumanda veya başka bir şubenin yollarında perişan edip, onbinlerce dolarlık masrafı bir de müşteriden almanın anlamı ne?

Benim 3 dakikada yaptığım işlemi, profesyonel elemanın 10 dakikada yapmasının anlamı ne? (Bugün, 21. Yüzyıl’da bankada ortalama bekleme süresi hala 20 dakika.)

En sonuncusu ve en önemlisi: Güvenlik sorunu. Adını vermeyeceğim, bir bankanın bankomatının önünde soyuluyordum, güvenlik görevlisi ilgilenmedi bile, kamera koyma önerime ise güldü.

Bankaların varlık nedeni, şirketlere kredi vermekti. Bugün bu işlev sıfıra limitlenmiş durumda. Bankalar, bireylere zorla kredi kartı dağıtıp, enflasyonun 10 katı faiz alıp, yuvarlanıp gidiyorlar.

Hani, yeniden yapılanma olacaktı?

21. Yüzyıl’da 19. Yüzyıl sinekli bakkal zihniyetiyle işleyen bankaları bizlere yutturmaya kimsenin hakkı yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 500
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster