Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '10

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
518
 

Bankaların karları ve kredi mağdurları

Bankaların karları ve kredi mağdurları
 

Bir ülkede kredi kartları ve kredi mağdurlarının sayısı ile bankaların karları doğru orantılı olarak yükseliyorsa, o ülkede zulüm var diyebiliriz. Bugün bir arkadaşım geldi, eşi eczanede çalışıyor. Birgün kendisi de eşiyle birlikte eczane nöbetçi olduğu için kalmış. Bir görsen neler geliyor diyor. Daha gündüzden, bir bayan gelmiş, SSK yok, ilaç 32, 00 TL tutuyor, paramda yok demiş. Çocuk hasta, her tarafa borç var. 3, 00 TL ye bile kredi kartıyla alış veriş yapanlar varmış. Önce bir duraksadım bunu duyunca, ya nasıl olur diye sordum. Benim hayretimi görünce bana, ağbi millette para yok. Vatandaş ekmeğine varıncaya kadar karttan alıyor, onuda ay sonu öderse ödüyor, ödemez ise o da gidiyor.

Bankaların piyasaya kılı kırk yararak vermiş oldukları paralarda yine dönüp dolaşıp bankalara geliyor, çünkü vatandaş borçlu, eline para geçtimi, gidip borcunu kapatmaya uğraşıyor, kimsenin yatırım falan yapacak hali yok. Firma kredi alıyor, işçisine maaşını veriyor, işçi gidip kredi kartını ödüyor. Bu sefer para yine bankaya gidiyor ama olan faizi yiyen işletmeye oluyor. Yatırımlar olmadığı için, piyasalar durgun olduğu için, finansal ihtiyacını kredi ile karşılayan firmalar borç ve faiz sarmalına giriyor. Belli bir süre sonra da normal olarak, batağa saplanıyor ve bu sefer işçisini işçden çıkarmaya kalkıyor.

Öte taraftan elinizde para olsun, bankaya yatırın size ayda çok komik bir rakam getiri sağlıyor ama kredi verdiği müşterisine ki, firmadan çok birey en iştah açıcı olanı, ödeyemedimi, % 70 leri bulan temerrüt faizi işletiyor. Ödeyemeyen zaten, Allah yardımcısı olsun. Borçlu olarak yaşamaya başlıyor.

Bu krizden en fazla gelir sağlayan meslek grubu avukatlardır. Borcunu ödeyemeyen zora düşmüş vatandaşı çeşitli şekillerde korkutarak, tabiri caizse, onların tabiriyle bir koyundan 5 post çıkartıyorlar.

Sayın başbakan ve hükümet kredi kartı mağdurlarını suçlu buluyor. Çünkü onlar har vurup, harman savurarak, düşüncesizce israf yaparak kendilerini ve ailelerini ateşe atan insanlar....

Bunun böyle olup olmadığını Allah öbür tarafta gösterecek onlara. Şu andaki kısır döngü maalesef bu. Vatandaş ilaç, yiyecek, doğalgaz vs gibi zorunlu ihtiyaçlarını para olmadığı için, kredi kartından kullanmak zorunda kalıyor, çünkü bankalar nerdeye şubelerinin standlarında kart almayanı dövüyorlar.

Hükümetde, sanki vatandaşın içinde olduğu bu yangını görmesine görüyor ama oda aldırmıyor. Ergenekon, Balyoz harekatları, kasetlerle gündemi oyalıyorlar. Bu ülkede takım tutar gibi parti tutanlar çoğunlukta olduğu sürece bu ülke maalesef düzelmez.

Telefon borcunuz biriktimi, hepsini birden kapatmadan telefon açılmıyor. Doğalgaz keza öyle... yedi emin depoları dolu.

İktidar, yalan gündemlerle, bunların üzerine gideceğine, vatandaşı nasıl rahatalatabilirim, işletmelere nasıl kredi verebilirim diye düşünmesi gerekir. Önceden bankalara taşınmaz rehni verdiniz mi, kapıları ardına kadar açıyorlardı, şimdi ise, sanki MİT'e personel alımı yapacaklarmış gibi yedi sülalenizi araştırıyorlar.

En çok üzüldüğüm nokta, bu ülkede herşeyi hacizli, onun bunun yardımıyla yaşasa bile, şimdiki iktidara toz kondurtmayan zihniyetlerin olması ve çoğunluğu bu kesimin oluşturması.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bakın sayı arkadaşım, aylardır Ergenekon, Balyoz, Anayasa, Referandum ve son olarak da internet görüntüleri üzerinde konuşuluyor. Binlerce yazı yazıldı, binlerce TV haberleri, röportajlar, görüntüler, binlerce köşe yazısı muazzam bir çalışma ,gayret ,uğraşı,tartışma,mücadele. Ama bakın işsizlik, sıkıntı içinde kıvranan halkımız, çeşitli sosyal sorunlar gündemde olması gerekirken şöyle bir değinilip geçiliyor. Ve de özetle söylenen şey şu: Böyle gelmiş böyle gider,elimizden daha fazlası gelmiyor.Daha önce daha mı iyiydiniz. Oysa, halkımızı ezen sıkıntılar gerçekten gündeme otursa ve ciddi olarak ele alınsa bu sorunlar çözülür. Senelerdir işçi ve memur sıkıntı içinde. Benim gözlemim ve tespitim en az 60 yıldır bu sıkıntı var. Fakat çözüm yok. Bugün kredi kartı borcu var. Bundan 50 yıl önce bakkal, kasap ve giyim mağazaları borçları vardı. Yine hacizler vardı. Tek çare halkın refah seviyesini arttırmayı ana mesele olarak ele almaktır.. Saygılarımla.

yılmaz çetingöz 
 15.05.2010 19:42
Cevap :
Sayın Çetingöz , bugün okuduğum bir haberle , zaten işin işten geçtiğini anladım. bir holding'e 25 milyar TL teşvik çıkmış. Bu parayla resmen ekonomiyi şahlandırırsınız. Ama bu parayı tabana ve piyasalara eşit olarak sürerek şahlandırırsınız. Birde utanmadan haber yapmışlar şu kadar istihdam yaratacak diye. Komik komik rakamlar... O kadar iyi bir para ki , tüm ekonomi kalkınır. E tabi bunlar anayasayı değiştirmeye kalkarlar ,yarın olaki değişirlerse , bunlardan hesap sorulmasın.  18.05.2010 16:50
 

Oğlum 10 yıldır USA'da yaşıyor. Arkadaşı yüzbin doların üzerinde k.k. borcu yapmış. Ödeyememiş mahkemeye çıktığında ödemeyemiyorum demiş ve kendisine hiçbir işlem yapılmamış. Çünkü USA kanunları bankalardan değil tüketiciden yana. Bankalar borçlunun ne maaşına ne de malına dokunabiliyor. Bizim başbakan ise mağdurları suçluyor tabii kendisinin tuzu kuru. Millet bu duruma neden düşmüş onu araştırmak yerine suçlamayı seçiyor. Yazınzın en çarpıcı kısmı ise son cümlede belirtilmiş, bu böyle devam edip gidecek, korkum bu... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 15.05.2010 11:03
Cevap :
Sayın başbakan belirttiğiniz üzere , vatandaştan çok , ülkeye gelen yabancı sermayeyi nasıl memnun edebilirimin onun derdinde. ona göre kredi kartı mağdurları , şaşalı yaşamayı seven , lüksünün kölesi insanlar. Demiyor ki , vatandaş bu kriz sonucunda geçim derdine düşmüş , ülkeye gelmiş kan emici olan yabancı sermayenin kolay para tuzağına düşüyorlar. Türkiye'de şu anda aileler talan edilmektedir. Vatandaşın çoğu denize düşmüş , cahillikte çouğnlukta olduğu için ve yanında devleti de göremediği için yılana sarılmıştır. Şimdide yılana sarıldı diye suçlanmaktadır.  16.05.2010 20:44
 

Haklısınız çünkü durum gerçekten rezalaet, haksızsınız çünkü sorun şimdiki iktidar sorunu değil. Bu durum her zaman böyleydi. Bu iktidardan önceki iktidar döneminde Türkiye tarihinin en büyük krizini yaşadı ve sadece bankacılık sektöründe 65 milyar dolar hortumlandı. Sorun bütün siasi partilerin sorunudur. Çünkü hepsi de kendi yandaşlarını kolluyor ve halkın iliğini sömürüyor. Sorun bence demokrasilerde halkı temsil etmesi gerekenlerin halkı değil, kendilerini ve yandaşlarını temsil etmelerinden kaynaklanıyor. İşin kötüsü yıllardan beri her gün bir önceki yılı aratıyor. Bana göre günümüz siyasileri ile geçmiş zamanların kralları ve padişahları arasında en ufak bir fark yok. Eskiden halk kendisini sömüren kralları ve padişahları kendi seçemiyordu. Bugün ise seçebiliyor. Kendi seçtiğimiz insanlar tarafından sömürülmek benim için bir teselli kaynağı değildir. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 14.05.2010 23:06
Cevap :
Sayın Matilla , şimdiki iktidar ile eski iktidarlar arasında fark olmadığını söylemişsiniz. Uygulamada evet haklısınız.Ancak bu iktidar fakir edebiyatı ve din edebiyatı yaparak iktidar olmuştur. KOBİ'ler can çekişirken bugün bir holding'e 25 milyar TL lık teşvik sağlandığını öğrendim. Ben kendi hakkımı helal etmiyorum. Bunlar kendilerine çalışan yeni yeni bir zümre oluşturuyorlar. Haklarında çıkan soruşturmaları da , soruyu soranları da susturuyorlar. Bakın almanya denizfeneri için birisini , sen yargılamayacaksan ben yargılayım , ver bana diyor ama kimseden çıt yok. KOBİ'ler sürünürken , iktidarla organik bağı olan bir holding 25 milyar lira teşvik alabiliyor. 25 milyar liraya kaç tane KOBİ kalkınır biliyormusunuz? Millet kırılırken , bunlar takmış kafayı anayasa dğişikliği , demokrasi açılımı. Vatandaş can çekişiyor. Bunun hesabını , cahil cühela olup , kendini müslüman zannedip , bunlara oy verenlerden soracak mevlam. kurunu yanında bizde gidiyoruz işte...  18.05.2010 16:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 731
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1994 Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat bölümü mezunuyum. Aynı üniversitede Genel İktisat Polit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster