Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
723
 

Barajlar içinde uygarlıklar

Barajlar içinde uygarlıklar
 

El vurulmuyor Anadolu’ya. Nereye dokunsanız tarih, uygarlık. İnşaat başlıyorsunuz tarih, baraj yapıyorsunuz tarih ve eski uygarlıklarla karşılaşıyorsunuz. Tıpkı Dicle üzerinde inşası devam eden ve tartışması ülke sınırlarını aşan, Ilısu barajı içinde kalacak olan Hasan Keyf’te olduğu gibi.

Türkiye gündeminde hes var. Hes’in, hidro elektrik santralleri demek olduğunu yeni öğreniyoruz. Medyada önemli ölçüde hes tartışılıyor. Hes, koca bir yazarın başını yedi. Hürriyet gazetesi başyazarı Oktay Ekşi, “hes, şirket parti, iktidar, ihale, para, hırs, kayırma” gibi sözcüklerle anahtarladığım yazısında, bir cümle küfürlü hakaret içerdiği iddiasıyla tartışma büyüdü, tırmandı ve sonunda kırk kusür yıldır yazı yazdığı gazeteden ayrılmak zorunda kaldı Oktay Ekşi. Olayın büyümesine neden olan cümle konumuz değil. Yalnız, öğrenciliğimizde, sosyoloji derslerinde, ticaret ve reklam ilişkisini vurgulamak açısından, “anasını boyayıp babasına satanlar “ cümlesini hatırlarız.

Konu, Kızılırmak üzerinde, Kayseri il sınırlarındaki Yamula barajından sonra, inşası büyük oranda bitirilip su tutulmaya başlanan ve Bayramhacılı Barajı adı verilen sulama ve elektrik üretim amaçlı tesis. Bilmeyenler için, baraj, Kayseri- batı istikametinde, yaklaşık Kayseri’ye 60 km uzaklıkta ve Kayseri il sınırlarının bitip, Nevşehir il sınırlarının başladığı bir alanda yer alıyor. Bir haftadır baraja su tutulmaya başlandı. Bu yüzden, bu günlerde Kızılırmak, içinden cenaze çıkmış ev gibi matemli ve de yaslı. Akan su, bir değirmeni bile döndürmez. Eh, teknoloji bu da, razı olacağız.

Nevşehir Müzesi arkeologlarından Mehmet Öncü’nün verdiği bilgiye göre, Bayramhacılı köyünün hemen altında küçücük yığma bir tümülüste, baraj nedeniyle, 2009 ve 2010 yılları arasında, Valilik ve Nevşehir Müzesi öncülüğü ve Doç. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt başkanlığında, iki yıl süren arkeolojik kazı çalışmaları başlatıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda, Erken Demir Çağı, Helenistik ve Erken Roma dönemlerine ait üç katmana rastlandı. Kazıda, Kapadokya kabartma paralarının olduğu bronz sikkeler, pişmiş topraktan gözyaşı şişeleri, testicikler ve minyatür kaplar bulundu. Ayrıca tepenin üst kısımlarında 6x5m. ebadında bir toplantı salonu veya tiyatro olarak kullanılan bir bölüm bulundu. Kızılırmak bağlantılı olduğu sanılan 200 metrelik bir tünel de küçük yerleşim yerinin bir parçası.

Türkiye’nin baraja da ihtiyacı var. Baraj, barajlığında durmuyor. Güzelliği ve çirkinliği nereye , nasıl koyacağı belli olmuyor. Yer seçimi desek, o da olmuyor. Ülkenin her yanı ayrı bir güzellik ve zenginlik sergileyince, baraj için uygun yerlerin seçimi de zor oluyor galiba.

Hüseyin Seyfi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 502
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1433
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster