Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '13

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
300
 

Barca efsanesi sona mı eriyor ?

Barca efsanesi sona mı eriyor ?
 

camp nou hiç böyle olmamıştı


Dünya futbolu son yedi yıldır, bir takımın ve onun oynadığı taktiğin hegemonyası altında. Barcelona ve onun pasa dayalı oyun stili. 

Özellikle de son dört yıldır İspanya ulusal takımının da bu taktiği benimsemesi ve takımın iskeletinin Barcelona'lı oyunculardan kurulması ile İspanya ve Barcelona tarihlerinde görmedikleri başarılara ve kupalara ulaştılar.

Neydi bu taktik; ceza sahasına kadar yapılan ve "tiki taka" denilen kısa paslaşmalar, bu paslaşmaları yapan geneli kısaboylu, teknik kapasitesi yüksek ve aynı zamanda pres de yapan futbolcular ve onları destekleyen fizik yapısı kuvvetli ön libero, defans oyuncuları ve iyi bir kaleci . Bu taktik çok uzun süredir işe yarıyor ve hala da yarayacağı kesin. Çünkü Barcelona'nın elinde Xavi, Iniesta, Messi, Dani Alves, Jordi, David Villa, Pique gibi futbolcular ve İspanya'da ise bunlara ilaveten Xabi Alonso, Ramos, Casillas gibi oyuncular bulunmakta. 

Ama artık rakipler bu taktiği çözmeye başladılar ve yavaş yavaş önlemlerini alarak özellikle Barca'nın bariz üstünlüğüne karşı koyuyorlar. İspanya ligi veya Avrupa Kupası maçlarında nispeten zayıf rakiplere karşı Barcelona bir vites yükselttiği zaman çok rahat galibiyetler alabiliyorken, Real Madrid, Chelsea, Milan veya İnter gibi rakiplere karşı birkaç vites yükseltmesi bile işe yaramayabiliyor. Aslında bu tespitin ilk emaresi üç yıl önceki İnter - Barca eşleşmesinde ortaya çıkmıştı. Barca ne kadar iyi oynadıysa da katı defans yapan rakibine elenmekten kurtulamamıştı. Keza Chelsea eşleşmesi, geçen hafta oynanan Milan maçı ve son olarak da dün akşamki maç. Dikkat edilecek olursa bu dört takım da defans ağırlıklı oynayan, kadrosunda üst düzey futbolcuları barındıran ve fırsatını bulduğunda da kaliteli ayaklarıyla istedikleri skoru alan takımlar. Bu maçların arasında son iki maçı ayrı düşünmek gerekmekte. Çünkü bu maçlarda Barca, kalitesinin çok çok altında performanslar göstermiştir ve farklı yenilmekten kurtulamamıştır.

Bunun nedenlerine gelecek olursak. Öncelikle takımın başından başlamak gerekir. Barca, şuan tabiri caizse suyunun suyu tarafından yönetilmekte ve bence başlıca sorun buradan kaynaklanmakta. Bir futbolcu grubu, özellikle de yıllardır üst düzey başarılar elde etmiş bir takım, saha kenarına baktığı zaman Frank Rijkaard ya da Pep Guardiola gibi  teknik direktörleri görürken, bu yıl Vilanova ya da Jordi Roura gibi en büyük tecrübeleri alt yapı çalıştırıcılığı ya da rakiplerin analizini çıkarmak olan teknik adamlarla çalışmak durumunda kaldılar. Belki yönetim mevcut düzenin bozulmamasını istemiş ve takımın hemen hemen hepsinin alt yapıdan gelmesini düşünerek bu taktiğe başvurmuş olabilir.  Ve belki bu, uzun lig maratonunda şuan için tutmuş olabilir ama ligde büyük bir puan farkı yaratmasına rağmen, dikkat edilecek olursa önemli takımlara karşı Barca başarılı değil. Ligde oynadığı başta Real olmak üzere önemli takımlara karşı ya kaybetti, ya berabere kaldı ya da çok zorlanarak galip geldi. 

İkinci neden olarak ise Barca'nın ana taktiğini belirleyen "tiki taka" paslaşmaları. Çünkü artık fazla abartmaya başladılar. Neredeyse onsekiz içinde boş kaleye karşı bile gol atmak yerine paslaşmayı tercih ediyorlar. Uzun süredir takım uzaktan şut denemeleri, ya da yapılan ortalarla gol atmayı unuttu ve sürekli paslaşıyor. Bu durum, kendilerine hayran olan dünya üzerindeki taraftarlarını da yavaş yavaş sıkmaya başladı ve izleyice zevk vermemeye başladı. Rakipler de bunu bildikleri için önlemlerini alıyorlar ve ceza sahası etrafını kalabalık tutuyorlar. Eğer ki kadro kaliteleri uygunsa da çok iyi pres yaparak onları bozup kaptıkları toplarla da öne geçiyorlar.

Üçüncü konu ise takımın artık başarıya doymaya başladığı izlenimi. Dünkü maçta dahi ezeli rakibe karşı oynamalarına rağmen oyuncuların yüzünde bir bıkkınlık görünüyordu. Bu başarıya doymalarından ve biz her halükarda bu maçı alırız havalarında olmalarından dolayı idi. Artık o yoğun pas tarfiğini, anlamsız bir şekilde yapıyorlar ve taktiğin en kritik noktası olan presi bırakmışlar. Ve tabi ki takımın gerçek bir forvetinin olmayışı. Messi elbetteki dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu. Beklentileri fazlasıyla karşılıyor ve rekor üstüne rekor kırıyor. Ancak bence, takımın bir merkez golcüsü olup Messi de onun yanında yer alsa daha iyi olur. Bu forvetin de Barca'nın ana karakterine uygun olabilmesi ve sırıtmaması için kafa topları alabilen, tekniği yüksek ve pres yapan hızlı biri olması gerekiyor. David Villa'nın acilen takıma dönmesi, duvar olmaktan başka bişey yapmayan Sergio Busquets'in yerine de iyi bir ön liberonun konulması lazım.

Bu arada Real'i ve Mourinho'yu da kutlamak gerekmekte. Bu kadar baskı, dedikodu ve olumsuz koşullar altında gidip Barcelona'yı Camp Nou'da üç gol atıp yenmek kolay birşey değil.

Tekrar başlığa dönecek olursak... Barcelona efsanesi bence sona ermedi. Belki Milan'ı da eleyecek ve bir süre daha dünya futbolunun liderliğini sürdürecek. Ancak yukarıda yazılan durumlar çözülemezse bu sürenin fazla uzun sürmeyeceği çok açık bir şekilde görünüyor.

Dün akşam efsane sona ermedi ama karizması ciddi bir biçimde çizildi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 246
Kayıt tarihi
: 05.02.13
 
 

Futbol ve Fenerbahçeyi ne kadar çok seviyorum ki hayatımda ilk defa blog yazmaya karar verdim... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster