Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
463
 

Barcelona "En büyük benim" dedi

Barcelona "En büyük benim" dedi
 

Barcelona!
“Sezonun en büyüğü benim” dedi.
Dün geceki muhteşem oyunu sonrasında Manchester Unıted’ı sahadan silip attı.
Takım halinde nefis bir futbol ortaya koydular ve biz izleyenleri ekran başına çaktılar.

Barcelona hakikaten bu sezon bambaşka bir futbol oynuyor.
Hızlı pas trafiği, seri ataklar ve her atak sonrasında golle burun buruna gelmeler.
Barcelona, şu futbolcu iyi, bu futbolcu kötü gibi bir takım eleştirilere açık bir takım değil.
Çünkü her futbolcusu takımına en yüksek düzeyde katkı sunuyor.
Her futbolcu terini sonuna kadar akıtıyor ve takımının galip gelebilmesi ve göze hoş gelen futbol oynayabilmesi için gereken çaba ne ise onu ortaya koyuyor.

Sezon başını hatırlıyorum da, Ronaldinho Barcelona’da sorunlar yaşıyordu ve Barcelona yönetimi ikilemeden Ronadinho’yu derhal sattı.
Ronaldinho’nun satılması sonrasında Barcelona’nın sorunlar yaşayacağı sanılıyordu ama aksine Barcelona bu sezon tavan yaptı.
Genç Teknik Direktör Guardiola takımını maçlara öyle bir hazırladıki herhangi bir fanteziye kaçmadan elindeki kadrodan en iyisini yaratmayı başardı ve sezonun en çok gol atan takımı olduğu gibi aynı zamanda gol rekoru da kırdı Barcelona.
İspanya Kral Kupasını kazandı, La Liga’nın şampiyonu oldu ve son olarak Avrupa’nın en büyüğü olma mücadelesinde İngiliz rakibi Manchester Unıted’i sahadan silip attı.
Doksan dakika süresi içerisinde rakibini sahaya hapsetti.
Manchester Unıted gibi bir takım maç süresi içerisinde doğru dürüst bir gol poziyonu dahi bulamadı.
Oysa maç öncesi bahislerde Manchester Unıted favori gösteriliyordu.
Özellikle defansın bel kemikleri olarak görülen Alves ve Abidal gibi isimlerin kadroda olmamaları Barcelona açısından handikap olarak görülse de yerlerine oynayanların hemen hemen hatasız bir oyun ortaya koymuş olmaları Barcelona kadrosunun ne denli kaliteli olduğuna dair somut bir göstergedir.

Hemen bu noktada Messi’ye ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
Yukarıda demiştim, “Barcelona’da şu futbolcu iyi veya bu futbolcu kötü demek pek de doğru değil”.
Ne var ki Messi ile ilgili ilginç bir noktayı maçı sunan İlker Yasin verdi.
Arjantinli futbolcu kemik hastasıymış ve yaşaması dahi mucize olan bu futbolcuyu on yaşındayken Barcelonalı yöneticiler alıp İspanya’ya getirmişler.
İspanya’da gerekli tedavileri yapılmış ve Messi’yi şu anda dünyanın en yetenekli futbolcusu haline getirmişler.
Dün akşam izlediğimiz o Messi, oynadığı futbol ile o iri yarı İngiliz defansını perişan etti.
Hele hele bir pozisyonda üç İngiliz futbolcusu yere düştü ve onların arasındaki 1.62’lik Messi hala ayaktaydı ve topu sürüyordu.
Maçı yorumlayan Rıdvan Dilmen şöyle bir ifade kullandı.
“Messi ve diğerleri”.
Evet.
Bütün futbolcular bir yana Messi bir yana.
Maradona’dan sonra gelmiş geçmiş en iyi futbolcu Messi.
Müthiş bir yetenek ve müthiş bir futbolcu.

Dün akşamki finalde Manchester saha da yoktu ve Barcelona sahanın tek hakimiydi.
Bu sebeple maçın bir yanı eksik kaldı.
Şayet Manchester Unıted’de gününde olsaydı ortaya daha heyecanlı bir müsabaka çıkardı.
Ama her şeye rağmen güzel bir karşılaşmaydı ve futbola doyduk.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1123
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster