Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
274
 

Bari ben de katışayım…

Bari ben de katışayım…
 

20 Ekim’i 21 Ekim’e bağlayan gece meydana gelen olayda kaybettiğimiz, şehit verdiğimiz vatan evlatlarına yanarken, yaralılarımıza acil şifalar diliyor, kayıplarımızın da sağ salim kurtarılmasını, bulunmasını umuyorum.

Bu olayın meydana geldikten sonra, Pazar günü sabahtan gece yarılarına kadar tüm ekranlarda bu olaydan söz edildi. Yine her zaman olduğu gibi, adının başına “Uzman” sıfatı yapıştırılan kim varsa, ekrana çıkartıldı konuşturuldu. Bu “Uzman” sıfatı üzerine yapıştırılan kişilerin birçoğu, ne o bölgeyi bilirler ne de “Ateş altında” kalmışlardır. Ne önlerinde mayın patlayınca koca araçların nasıl havaya uçtuğunu görmüşlerdir? Googel’in uzay fotoğraflarından Gabar’ı Cudi’yi görmüşlerdir ancak. Ama olsun, isimlerinin başında “Uzman” sıfatı var ya, konuşuyorlar.

Ağzı olan herkes konuşuyor, konuşmayan da yok zaten.

Madem herkes konuşuyor, bari ben de adımın önünde “Uzman” sıfatı olamasa da, hem o bölgenin ıcığını-cıcığının bilen hem de az buçuk “Ateş altında” kalarak, mermilerin havada çıkardığı sesten silahın ve merminin cinsini bile belirleyebilme yeteneğine sahip olmuş biri olarak konuşayım.

Madem “Ağzı olan” herkes konuşuyor, benim de ağzım burnum yerinde elhamdülillah…

Bu ülkenin “Başbakanı” sıfatıyla “Kürt realitesini tartışalım” söylemini ortaya atan Zamanın Başbakanı Turgut ÖZAL’ın bu lafı ettiği günden beri hep söylemişimidir.

Birileri düğmeye bastı ve Türkiye üzerinde oyunlar oynanmaya başladı.

Bu oyun, kumar masasında oynan “Rulet” oyunumudur yoksa toplu tabanca ile oynanan “Rus ruleti” oyunumudur, orası belli değil. Daha doğrusu yetkililer oyunun tipini kesinleştiremediler.

Oysa…

Türkiye üzerinde oynanan oyun, ta o günden beri açık seçik ortadadır ve adı da “Rus ruleti”dir ve her zaman tabancanın sahibi kazanır…

Vaktinde “Bir koyup üç almaya” heveslenenler, üçün birini de alamayınca, tabancanın sahibi baktı ki karşısındakinde akıl bir karış havada, başladı “Rus ruleti” oynamaya…

Bu güne kadar tabancanın kabzasını bizim elimize tutuşturamamışlardı, şimdi zorluyorlar.

Oysa bu oyunda kullandıkları tabancaları, kendi şakaklarına dayadıklarında patlayacak o kadar çok imkân elimize geçti ki, hiç birini de kullanamadık. Hep tam patlayacağı sırada, tabancanın topunu bir defa daha hızla çevirmelerine izin verdik.

Şimdi isminin başında “Uzman” sıfatını taşıyanlar ve uzmanlıkları da nereden geldiği belli olmayan kişilerin yorumlarına bakarsak, Türkiye bir büyük bataklığın içine adım atmaktadır.

Evet, ortada bir “Bataklık” olduğu doğrudur. Ama Türkiye olarak bizim gücümüz, o bataklığı kurutmaya yeter de artar bile…

Ama siz her seferinde ve sıra size geldiğinde tabancanın topunu çevirttirirseniz ve buna göz görerek izin verirseniz, o tabancanın sizin şakağınızda patlama olasılığı çok yüksektir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üç buçuk zibidiye teslim olamaz. Daha dün önümüzde el pençe divan duran sözde aşiret reisi bozuntularına hiç teslim olmaz. Türkiye’nin gücü, o Kürt’ü üstelik kedisi ile birlikte alıp gelmeye yeter.

O bölgenin coğrafi ve sosyal koşullarını bilemeden ahkâm kesen sözde “Uzman” efendiler çok iyi bilmeliler ki, eğer bu gün terör yine ve acılar içinde konuşulmaya başlandıysa, bunun sorumlusu siyasi iradenin ta kendisidir. Sayın “Uzman” efendiler bıraksınlar taktik vermeyi, akıl vermeyi. Onların aklı da yetmez, hafızalarının kapasitesi de az gelir.

Çünkü…

Bölgenin coğrafyasından, sosyal ve ekonomik yapısından haberleri bile yoktur. Bu bilgisizlikle nasıl akıl veriyorlar, ahkâm kesiyorlar, anlamak mümkün değil.

<ı>Son söz…

<ı>

<ı>O bataklığa gireriz…

<ı>

Adama asker elbisesi giydirilip adına da “Peşmerge” denince silahlı güç olmuyor. Onlardan olsa olsa, öküz sürüsüne çoban olur, onun da bir kısmını yitirirler…

Herkes tartışıyor, bari ben de katışayım dedim di, oldu mu bilmem…

23 EKİM 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Asker elbisesi giyip karşımıza çıkacak olanlar sadece peşmerge olsa haklısınız onları kendi bataklıklarında boğarız ama aynı peşmerge kıyafeti içinde başkaları olursa iş karışabilir. Bir binbaşımız, Kuzey Irakta Amerikalı bir yarbayla konuşmuş ve yarbay "Buraya gelirseniz savaşmak zorunda kalırsınız" demiş. Binbaşımız "Biz zaten savaşıyoruz" dediğinde, "Hayır, bizimle de savaşmak zorunda kalırsınız" demiş. Bu sözler ne kadar çok şey anlatıyor değil mi?

Nilgün Akad 
 23.10.2007 21:26
Cevap :
Sayın Nilgün AKAD... O laflar, caydırmaya yönelik laflar. orada Amerikan askeri de karşımıza çıkamaz. Onların hareket kabiliyeti bizim elimizde. Yani kuyruklarını sıktırdıkmı işleri oracıkta biter. ancak bize karşı "Büyük devlet" havası atıyorlar. Kendi düştükleri bataklıktan nasıl çıkacaklarını hesap ediyorlar. Irak'taki askerlerinin her an yaşadıkları korkuyu gözlerinde görmeniz mümkün. Ve o gözleri çok gördüm... Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  23.10.2007 22:24
 

İbrahim Bey: Bence biraz oldu biraz da olmadı. Oldu, gerçekten ortada çok önemli ve çok ciddi bir problem var. Bu ciddi problemin ciddiyetini bozup, işi sulandıran bir yığın da uzman var. Olmadı, çünkü bu bir siyasi mesele değil. Milli bir mesele. Tabancanın topununun bir daha çevrilmesine kimin izin verdiği ise bilinmiyor. Bir bakıyorsunuz rahmetli Ecevit'e Amerika'dan bir telefon geliyor, "Gidin Kenya'dan Apo'yu alın" diye. Bir haber ulaşıyor, "yasayı değiştirin de adamı asmayın" diye. Acaba bu telefonun gelmesinde, bir kaç gün evvel, üst rütbeli askerimizin sert konuşmasının etkisi olmuş mudur? Amerika bundan korkmuş mudur? Öyleyse daha öceki sert konuşmalardan niye korkmuyordu? Amerika korktuysa, Suriye'ye ne olmuştur da Apo'yu kovmuştur? Suriye korkup Apo'yu kovduysa, bundan Amerika'ya nedir? İşte iş, buralarda karışıyor. Bir uzmanlık ta ben yapayım:"PKK, batının pis işlerinin taşeronudur. Son olaylarda, PKK dışı güçlerin de parmağı vardır." Selam ve saygılar.

Hüseyin Atacan 
 23.10.2007 17:48
Cevap :
Sayın "Dedem Korkut"... Yorumunuz ile katkı verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Dediklerinizin hepsi de doğru. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  23.10.2007 18:30
 

Abi olmuş hem de çok güzel olmuş.Ellerine sağlık,müsadenle bir de imza atıyorum yazının altına.Saygılarımla.

Ahmet AYDIN 
 23.10.2007 17:05
Cevap :
Sayın Ahmet AYDIN... Teşekkür ederim. Beni destekleriniz ile yüreklendiriyorsunuz. Saygı ve sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY  23.10.2007 17:23
 

Basligi gorunce hemen TDK nin sitesine girdim. Once "katisma" yi dogru biliyo rmuyum diye baktim. Biliyormusum :) Sonra yazinizi daha buyuk bir zevkle okudum, hele son satirlar bir omre bedeldi. Elleriniz dert gormesin.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 23.10.2007 14:08
Cevap :
Sayın Beyhan BİÇKİN KOZANOĞLU... Çok teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  23.10.2007 18:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 906
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster