Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
803
 

Barış olasılığını ıskalamamak...

Barış olasılığını ıskalamamak...
 

Yurtta barış,dünyada barış. M.Kemal Atatürk.


AKP’nin “Milli birlik” açılımı muhalefetten tepki almaya devam ediyor.

CHP’nin daimi lideri Baykal “Bu iş yüce divanı da aşmıştır!”diyor.

MHP lideri “Vatandaşın sabrı sınıra gelmiştir!” diye açıklama yapıyor.

Akan kanın durması için atılan adımların siyasi çıkar hesabı yapmadan doğru zemine evrilmesi, partiler üstü bir politika güdülmesi her aklı başında yurttaşın beklentisi iken gelinen noktayı anlamakta zorlanıyorum.

Otuz yıldır akan kanın durması olasılığı için bile desteklenmesi gereken süreci sanki AKP’ye destek gibi algılayıp mızrakları çuvala sığmayanları anlamıyorum.

Resmi görüşün “iki buçuk eşkıya” diye görmezden geldiği süreç kabul edelim veya reddedelim uygulanan yanlış devlet politikaları sonucu toplumsal destek buldu.

Sürecin bu noktaya gelmesinde ülkede egemen olan empati eksikliği, yok sayma, inkar, sorunun sadece askeri önlemlerle bertaraf edilebileceği öngörüsüzlüğü katkı yaptı.

Bu gün AKP iktidarına konjöktür gereği küresel egemenlerin verdiği destek bir zamanlar unutmayalım ki emekli askerlerin anılarında yazdığı üzere örgüte veriliyordu.

Tek başına AKP projesi olmadığı ortada olan sürece ABD’nin Karayılan ve iki örgüt yöneticisinin hesaplarını dondurması, Fransa’nın operasyonlar ile destek vermesi bile olayı daha anlaşılır yapıyor.

Muhalefet kabul etmese de sürecin devlet politikası olduğu ortada.

Aylardır uzun erimli görüşmeler ile belirlenen politikalar birer, birer uygulanıyor. Kamuoyunda içi boş diye eleştirilen “açılım” tartışmaları hiçte öyle göründüğü gibi değilmiş anlaşılan. Kandil’den gelenlerin serbest kalacağına dair güvencelerin bile verildiğini işaret eden yazıları basından okuduk.

Bu arada hukuksal açıdan eleştirilerde yapılıyor.”Mobil mahkeme, jet yargılama, ” diye ironi yapılıyor.

Yargı bağımsızlığına gölge düşürüldüğü öne sürülüyor.

Sanki bu ülkede yargı ilk kez böyle eleştirilebilecek kararlar veriyormuşçasına ortalığı tozlandıranların vatandaşı “saf” yerine koymaları kabul edilebilir değil.

Ergenekon davası sürecinde daha suçunu bile doğru dürüst bilmeyen “Zanlılar” mahkemeye çıkmayı beklerken nerelerdeydiniz! Uluslararası değerlendirmelerde bile “siyasi” olduğu tespitleri yer alırken deve kuşu gibi kafasını kuma gömenler şimdi “bağımsız yargı”cı kesildiler.

Bu ülkeyi seven herkesin daha öncede yazdığım gibi ölçülü davranmasına sonsuz gereksinim var.

Komplo teorisi olsun diye yazmıyorum fakat insan düşünmeden edemiyor. Baykal ve Bahçeli’nin açıklamaları 'partiler üstü anlaşılması gereken' açılım konusunda rol icabı mı?Kıyasıya eleştirerek toplumun tepkilerini mi alıyor, soğurtuyorlar mı.

Yok sayarak, sorunların çözülemediği ortada. On binlerce insanın yaşamına mal olan otuz yıldır süren şiddet, kan davası gözetilircesine hamasi söylemlerle götürülemez.

Türkiye bir arada yaşamanın yolunun daha özgür ve demokratik bir ülke olmaktan geçtiğini artık öğrenmiş olmalı ki neredeyse herkes akan kanın durmasının gerektiğini her zeminde söylüyor.

Radikal’e yazdığım yorumda eve dönüşü kısaca; “Olumlu bir başlangıç olarak değerlendirilmeli. Yıllardır yürütülen yanlış politikaların ortaya çıkardığı olumsuz durumu ortadan kaldıracak bir başlangıç sayılmalı. Küresel egemenlerin çıkarları ile örtüşen bu süreç kangren olmuş sorunlarını çözemeyen Türkiye için uygun iklim yaratıyor... Sorun, partiler üstü bakış açısı ile ele alınması gerekirken köşe-yazar takımının görüş ve önerileri ile başladığı için sorunlu... DTP başkanı ile görüşen Erdoğan muhalefeti başlangıçta sürece katamadı. Muhalefetin iktidara güveni yok. Ülke zor bir süreçten geçiyor. Ben her zeminde barış olasılığının desteklenmesi gerektiğini söylüyorum. Kan davası gütmenin bu ülkeye yararı yok. Empati eksikliği sorunları çoğaltmaktan başka bir sonuç getirmiyor. Bir arada yaşamanın, bu topraklarda yaşayan herkesin mutluluk duyduğu bir ülke yaratmanın kaçınılmaz olduğunu görüyorum. Siyasi partiler yasası dahil, seçim barajları, sendikal hak ve özgürlükler çağdaş demokratik normlara kavuşturulmalı...”diye değerlendirdim.

Bu ülkenin tarihinde Maraşlar, Çorumlar, 1 Mayıs 1977’ler var. Bu ülkenin tarihinde yaşı tutmadığı için mahkeme kararı ile büyütülüp 17 yaşında asılan Erdal Eren’ler var. Diyarbakır ceza evi, Mamaklar, Metrisler işkenceler, ölümler, faili meçhuller var.

Bu ülkenin tarihinde ABD ile kader birliği etmiş politikacıların çektirdiği acılar toplumda derin travmalar yarattı.

Darbeler var.

Kendi korkularından beslenen iktidarlar muhalif olanları, yazarları, düşünürleri solcuları, sosyalistleri, komünistleri, dindarları hep yok edilecek düşman olarak gördü. Kürtleri yok saydı.

Siyaset esnafı ağa ile şıh ile, şeyh ile iş tuttu.

Anadolu aydınlanmasının meşaleleri olan Köy Enstitülerini kapattılar.

Cumhuriyetin ilk yıllarında belki ulus devlet yaratma uğruna bir nebze affedilir, anlaşılır olan yaşanan sorunlar giderek katlanıp büyüdü. Bu gün ezberleri bozan yaşananlar yıllardır süregelen görmezliğin bakiyesidir.

Umarım barış olasılığını, akan kanın durması olasılığını ülke ıskalamaz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

herkesin ihtiyacı olan da budur diye düşünmekteyim. Emeğinize sağlık, yüreğiniz dert görmesin ...Saygılarımla

Aynur AKKAYA 
 24.10.2009 20:42
Cevap :
Teşekkür ederim.  24.10.2009 21:24
 

"Otuz yıldır akan kanın durma OLASILIĞI için bile desteklenmesi gereken bir süreç"…. Yazılması gereken her şeyi de yazmışsınız üstelik..... Umarım okuması gereken herkese ulaşır..... Çok dolu ve gerekli bir yazı yazmışsınız Sayın Hocam, elinize sağlık......selamlar.......

Hatice Atalay 
 23.10.2009 10:25
Cevap :
Teşekkür ederim...  23.10.2009 19:00
 

Savaş lobisi kaygılı. Bunların gözü kana doymamış, daha da aksın diyenler.

Yıldız Nihat 
 23.10.2009 9:58
Cevap :
Umarım hayal kırıklığı yaşarlar...  23.10.2009 19:12
 

Bu ülkede yaşayan bütün insanların bir karar vermesi gerekiyor. Barış mı, kan dökmeye devam mı? Çok sağduyulu bir yazı, her satırına katılıyorum ve en azından çocuklarımızın PKK'yı duymadan bu ülkede barış ve refah içinde yaşamalarını diliyorum. Barış için atılan her adım desteklenmeli. Selamlar...

moonlight1 
 23.10.2009 9:50
Cevap :
Amasız,lakinsiz barış umudu desteklenmeli...  23.10.2009 19:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 815
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster