Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
416
 

Barış

“Çocuktan al haberi” derler ya.

Sadece Türkçe’de mi var bu deyim?

Yoksa başka dillerde de mi var ?

Bilemiyorum.

Bildigim bir sey var.

Bugün bu deyimin ne kadar dogru oldugunu bir kez daha anladım.

Sekiz yaş grubu çocuklarla (ilköğretim 2.sınıf) , Türkçe dersinde, zıt anlamlı kelimeler üzerine çalışma yapıyordum.

Bilirsiniz.

Bu yaş grubundaki çocuklar daha çok somut kavramları tanır ve kolay kavrarlar.

Somut varlıkların niteliğinden ve kendi çevrelerindeki varlıklardan örnekler vererek zıt anlamın ne olduğunu ve zıt anlamlı kelimeleri kavratmaya çalışıyordum.

Uzun-kısa, şişman-zayıf, büyük-küçük, sert-yumuşak, acı-tatlı, eski-yeni.

Soru-cevap yöntemiyle devam eden ders çok ilgi çekici olmuştu öğrenciler için.

Ben de bu ilgiyi dağıtmamak ve yakaladığım bu olumlu havayı devam ettirmek için kelimeler vererek öğrencilerden bu kelimelerin zıt anlamını bulmalarını istiyordum.

Birden “savaş” kelimesini verdiğimde bir duraklama oldu bütün sınıfta.

Soyut bir kavramdı “savaş” bu yaş grubu çocuklar için.

Biraz düşündükten sonra cevap üretmeye koyuldular “savaş” kelimesinin zıt anlamlı kelimesini bulmak için.

Gelen cevapları duyunca irkildim ve bu kelimeler arasında “barış” kelimesini duyamayınca da, şiddeti bu ülkede egemen kılanlar en büyük kötülüğü çocuklara yaptı diye düşünmekten de kendimi alamadım.

Neler mi vardı çocukların cevapları arasında?

Hazır olun.

Düşman, şehit, terörist, kürt, silah sıkmak ve Apo.

Düşünebiliyor musunuz savaş kelimesinin çağrıştırdıklarını?

Ben “barış” kelimesini buldurmaya çalışırken, çocukların o küçük dünyalarını işgal eden kelimelerin dehşetine bakar mısınız?

“Barış” kelimesi, çocukların en fazla 500 kelimelik, kelime dağarcığına bile girememişken, şiddeti toplumsal sorunların çözümünde bir yöntem olarak kullananların, şiddetten beslenenlerin ve geleceğimizi korkular üzerine kurmaya çalışanların, bu ülkede ne kadar başarılı olduklarını görmek beni derinden yaraladı.

Geleceğimizi bu çocuklar oluşturacak ve yıllardır, uygulanan bilinçli politikalar sonucunda, ”barış” ı kelime olarak bile duymayan, bilmeyen kuşaklarla karşı karşıya kalacağız.

Çocuklara “barış” ı kelimesini, Sokrates’in “düşünce doğurtma” diyebileceğimiz yöntemini uygulayarak buldurdum.

Ama “barış” kelimesi için bu kadar çaba sarfettikten sonra, iyiden, güzelden, doğrudan ve insanlıktan yana ne varsa, bunları, bu “kirletilmiş” çocuklara öğretmek için ne kadar çaba sarfetmemiz gerektiğini varın siz hesap edin.

Abdullah DAMAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olumlu kelimeyi verseydiniz, yani barışı, savaş bulunurdu sanırım. Ayrıca sizin çocuklarınız şanslı. barışı öğretecek bir öğretmenleri var, ya olmayanlar? Saygılarımla...

moonlight1 
 20.01.2008 22:42
 

merhabalar, Gerçekten çarpıcı bir saptama. ne ekerseniz o biçersiniz diye d ebir deyim varsa. Evet ne yazık ki tüm dünyada olduğu gibi ülkemezide de savaştan beslenenler elbette barış ekmezler. İşte öğretmenliğin önemi bir kat daha artaya çıkmaktadır. Öğretmenlerimiz barış eksin birlikte barışın güzelliğini yaşayalım.

Yapukay 
 14.01.2008 17:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 148
Toplam yorum
: 68
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 919
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Gaziantep' te öğretmen olarak görev yapmaktayım. Son olarak Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster