Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
65
 

Barışa sabotaj!

Açıkçası  “barışa”  giden yol da bu kadar çabuk ve bu kadar düşündürücü ve bir o kadar da derin bir sabotaj beklemiyorduk.

Hükümet, BDP ve İmralı ekseninde devam eden müzakerelerin hemen ertesinde tam 30 yıldır aralıksız bir çatışma ve savaş anaforunun son bulması adına hükümetin daha öncekilere oranla daha cesur ve daha kararlı gibi göründüğü böylesi hassas ve önemli bir eşikte Avrupa’nın göbeğinde, Fransa’nın başkenti Paris’te Kürt Enstitüsünde aralarında PKK’nın kurucu kadrosunda yer alan ve örgütün Avrupa ayağındaki enformasyonun önemli isimlerinden Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’ in bulunduğu üç ismin kimliği henüz belirlenmeyen kişi veya kişilerce katledilmesi sanki perde arakasında sahneye konmaya hazırlanan gizli bir senaryonun bir parçası gibi görünüyor.

Bu coğrafyada barışa giden yolun ne denli zor, meşakkatli ve engellerle dolu olduğunu hepimiz çok iyi biliyorduk zaten.

Silvan, Reşadiye ve daha sayamayacağımız yığınla örnek sabote edilen umutların sadece bir kaçı değil miydi?

Paris saldırısı ve arkasındaki derin güçlerin deşifre edilebilmesi ve kamuoyuna doğru bilgilerin aktarılması tarafların bu anlamda iyi niyetlerinin test edilmesi açısından çok ama çok önemli.

PKK olayın derin devlet ile bağlantısına dikkat çekerken Hükümet ise olayın PKK’nın bir iç hesaplaşması sonucu yaşanmış olabileceğini işaret ediyor.

Olayın yaşandığı Frnasa’da dahi ne hükümet, ne de polis tarafında failler hakkında herhangi bir açıklama yapılmazken Hükümet kanadından yapılan bu aceleci açıklama umulur ki sadece bir öngörü olarak kalır.

Açıkçası bu olay devlet’in bir dönemler Avrupa’da Ermeni Asala örgütüne karşı kullandığı “imha” yöntemini akla getirmiyor değil.

O dönemler bir nevi resmi kiralık katillerin kullanıldığını o dönemin koltuk sahipleri de artık inkâr etmiyorlar.

Çatlı ve uzantılarının o dönem bulaştıkları bu türden olaylar o günler için pohpohlanıp hoş görülse de artık günümüz de ne iktidarın ve ne de ülke kamuoyunun büyük bir kesiminin böylesi olaylara sıcak bakmayacağını da biliyoruz.

Bu olay kuşkusuz İmralı hattında başlayan müzakereleri etkileyecektir, ister hükümetin iddia ettiği gibi olayın: “ PKK’nın barışa giden yolda süreci tıkamak amaçlı bir iç hesaplaşması…” olsun veya ister PKK ‘nın ortaya attığı “olay derin devletin işi” yönündeki değerlendirmesi olsun hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin taraflardan birinin iyi niyetli olmadığı sonucunu doğuracaktır.

Gerek İktidar ve gerekse Kürt siyasetinin dümenindekiler bu olayın peşini bırakmamalı, provokasyonlara açık bu süreçte sağduyudan uzak durmamalıdırlar.

Böylesi hassas bir dönemde sansasyonel eylem  ve suikastlar iki taraf için de yaşanabilir aman dikkat!                 

Nejat ERDİM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 527
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster