Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
294
 

Barışmaya değil, savaşmaya kodlanmışız.

Barışmaya değil, savaşmaya kodlanmışız.
 

İster Avrupalı ol, ister Asyalı, ister Amerikalı ol, ister Afrikalı, insan davranışları her yerde aynı...


İster mağra insanına, ister günümüz Ademoğluna bakın... Genlerimiz saldırı için kodlanmış; savunma için değil...

İster tarihte yaşanan sayısız savaşa, ister güzellikle ya da zorla yapılan anlaşmalara bakın... Saldırgan savunana eninde, sonunda tercih edilmiş... Saldırgan savunanı öyle etmiş, böyle etmiş, bir şekilde dize getirmiş...

İlkel çağlarda avcılık yapan insan da, gökdelenlerde, ya da gecekondularda yaşayan günümüz insanları da, zorda kaldığında, işin içinden çıkamadığında, varlığını tehdit altında gördüğünde, tek bir ortak tepki vermiş: Saldırmak, saldırmak, saldırmak...

Savaşın insanlığın başına gelebilecek en büyük felaket olduğunu bile bile, her sorunu zorla ya da savaşarak çözmeye çalışanların aklından zoru ne sence?

En makul insanlar, en sakin yaradılışa sahip olanlar bile, toplumsal bir rüzgarın etkisiyle birini, birilerini linç edenlerin arasına katılmıyor mu?

Anne, baba ya da eş, sevgili ya da arkadaş, zıvanadan çıktığında, bilincini, kontrolünü kaybettiğinde bir tek içgüdüsünün esiri oluyor: Saldırmak, saldırmak, saldırmak...

Yüz milyonlarca insanın ölümüne ya da kalımına iki dudağının arasından çıkacak bir tek sözcükle sebep olanlar, sırf bu içgüdülerinin etkisinde haykırıyorlar " SAVAŞ, SAVAŞ, SAVAŞ..."

İnsanın varoluşundan getirdiği genleri, yaşam kodları, doğaüstü müdahaleler görmediği, yaşam yeryüzünde görüldüğü günden beri akıp gittiği çizgisinde devam ettiği sürece, insanın savaşma içgüdüsü savunma içgüdüsüne galip gelecek. Saldırmak savunmaktan her zaman daha üstün tutulacak.

Yaşam şifreleri, genleri barışmaya değil, savaşmaya kodlanmış olan yeryüzünün en akıllı varlıkları biz insanlar, gün gelecek Büyük İskender'in, gün gelecek Cengiz Han'ın, gün gelecek Napolyon'un, gün gelecek Hitler'in peşine takıldı, takılacak.

Çünkü her ne kadar saklamaya, makyajlamaya, üstünü örtmeye çalışsa da insan, eninde sonunda saldırgan içgüdülerinin etkisinde hareket ediyor.

İşte sırf bu yüzden, zayıf olan elenip giderken bu hayattan; güçlü olan hep ayakta kalıyor. İşte sırf bu yüzden, Saddamlar, Francolar, Musoliniler de, içlerinden çıktıkları toplumların günah keçisi oluyor.

İnsanoğlu farkında olarak ya da olmayarak, saldırganlığının bilinçaltı etkisiyle hareket ediyor olmasaydı, Dünya'da akan kan ve gözyaşı her gün misliyle katlanarak büyüyebilir miydi?

Not: Yazıda kullanılan görsel www.kaliteliresimler.com adresinden alınmıştır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cem bey, Sadece insanca yaşamasını bilmiyoruz. Sorun kendimiz ve çevremiz...

Vatan sezer 
 26.06.2012 10:03
Cevap :
Yine en güzel şekilde işin özünü anlatmayı başardınız. Teşekkürler sevgili Vatan bey... Cemce sevgilerimle...  26.06.2012 19:08
 

Değerli kardeşim! Öncelikle ilginize teşekkürlerimi sunarım ,sağ olunuz.Denemeniz çok başarılı tebrikler.İnsanoğlunun genlerinde saldırganlık olduğu sürece saldırılar devam edecek, akan kan ve gözyaşı dinmiyecektir.Buna inanlardanım.Selamlar.Nahide Çelebi

NAHİDE ÇELEBİ 
 24.06.2012 14:21
Cevap :
Sevgili Nahide hocam... Elimden geldiğince, kendi insan yanlarımıza yolculuk yapmaya, bu yaptığım yolculuk sırasında, gözüme takılanları anlatmaya çalışıyorum becerebildiğim kadar... Yazılarımdan hiç eksik etmediğiniz ilginiz için de, ayrıca teşekkür ederim size... Cemce sevgilerimle...  24.06.2012 20:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1349
Toplam yorum
: 3614
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1721
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster