Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '14

     
    Kategori
    Hayvanlar Alemi
    Okunma Sayısı
    66
     

    Baron'a dair...

    Yorucu bir iş hayatının yanı sıra  evli  ve ergenlik dönemini yaşayan iki erkek çocuk annesiyim.

    Yapı olarak çoğu kadın gibi her şeyin mükemmel olması taraftarıyım. Buna göre de, işten eve gelince yemek,ev düzeni,  ütü vs. konularla uğraşırken hiç oturmadan yatağa girmek benim için kaçınılmaz son.

    Böyle  bir tempo içerisinde yaşarken yukarıda bahsi geçen sevgili oğullarım bir gün kapıya kucaklarında  henüz 3-4 günlük bir köpek yavrusuyla   geliverdiler.

    ”Aaayy ne tatlı bir şey bu” derken sevmem için kapıya getirildiğini düşündüğüm bu yavrunun  sonu gelmeyen işlerimin bir parçası olacağını, zaman zaman ona çocuklarımdan daha fazla özen göstereceğimi hiç  tahmin edememiştim doğrusu.

    Yavruyu satın aldığını, geri veremeyeceğini, dışarıda kalırsa öleceğini söyleyen benim büyük yavrum bu küçük yavruyu en azından  bir ay evde misafir etmem için bana yalvarıyordu.

    Artık yorgunluktan bitap düşmüş vücudum “hayırrr” diye bağırsa da ruhum kabul et diye inlerken ağzımdan tamam kelimesi çıkıverdi.”Sadece bir ay ama “ cümlesi ise kendimi sağlama alma politikasıydı.

    Adını Baron koyduğumuz köpeğimiz kendisine hazırladığımız kutunun içinden çıkamadığı için ilk on gün   bize verdiği tek zahmet mızıklandığı zaman kucağımıza alıp sütünü içirmekti.

    Sonraki günlerde Fransız Mastif cinsi Baronumuz hızla büyümeye  başladı. Artık Baron evin her köşesindeydi. Öyle ki;   evin hep varmışcasına dolaşan bir ferdi olup çıkıverdi.

     İlk iş halıları kaldırdık.Tuvalet eğitimi için aç bırakmamız gerektiği tembihlendiyse de kıyımsız insanlar olarak birbirimizden gizli Baronu doyurmak için uğraştığımızdan Baron evin her köşesinde ihtiyacını gidermeye başladı.

    Bu kadar titiz olma, ev işi nankör olur, olduğu kadar boş ver diye bana nasihatlarda bulunan akrabalarım, arkadaşlarım,  dostlarım  eve geldiklerinde gözlerine inanamıyordu artık. Ben sakin sakin “Baron çişini yaptı  çocuklar viledayı getirin…” diye seslenirken yüzlerini görmeliydiniz. Alın işte titizliği bıraktım diyerek kahkahayı basmamak için kendimi zor tutuyordum.

     Baron sayesinde içimdeki gizli hayvan sevgisi kadar  titizliğimin  altında yıllarca ezilmiş olan  boşver  duygusu da  ortaya çıkmıştı.

    Evimize 1 aylığına gelen Baron hepimizin hayatını değiştirdi ve ödül olarak 1 yaşına kadar bizlerle yaşadı.1 yaşından sonra onu evde yeterince memnun edemediğimizi  anladığımızda, zor bela ikna ettiğimiz, ancak daha sonra Baron’  a özel patates kızartması servisi yapmaktan kaçınmayan babaannemizin bahçesinde barona küçük bir köşk hazırladık.

    Baron evden ayrıldıktan sonra eski düzenli , hijyen hayatımıza geri döndük ve hafta sonları planlarımızda Baron’u  rahat ettirebileceğimiz mekanları dikkate aldık.

    Öncelikle bana hayvan sevgisin verdiği huzuru öğreten çocuklarıma, sonra da varlığıyla hayatımıza renk katan, küçük oyunlarıyla üzerimizdeki her türlü sıkıntıyı yok eden Baronumuza teşekkür ediyorum ve imkan  yaratabilen herkesin  bu sevgiyi tatmasını tavsiye ediyorum.

    Hoşçakalın.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 66
    Kayıt tarihi
    : 18.02.14
     
     

    Bir A.Ş. de çalışmaktayım.Makale, Şiir, vb. yazmayı seviyorum. ..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster