Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '17

 
Kategori
Futbol
 

Başakşehir korkusu

İstanbul Başakşehir. Bir futbol kulübü. 

 

Takım değeri 59 milyon Euro. Fenerbahçe' nin takım değeri 137, Beşiktaş' ın 120, Galatasaray' ın ise 100 milyon Euro.

 

Neredeyse bizim üç büyüklerin yarısı değerinde. 

 

Bulunduğu pozisyona baktığında, Beşiktaş' ın ardında her anlamda ligin en iyi durumda olan ikinci takımı. 

 

Böyle yarı yarıya bir bütçe ile, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray' ı nasıl zorluyor? Bunları nasıl yeniyor? Bunlara nasıl futbol dersi veriyor?

 

Elinde üç önemli silahı var.

 

Birincisi istikrar. Başakşehir, asla istikrarsızlığa yenik düşen, kişisel ego ve kaprisler ile yönetilen bir takım değil. Bir futbol projesi. Üç büyüklere kafa tutacak bir İstanbul takımı oluşturma projesi ta İstanbulspor döneminden bu yana vardı. Son 10 senede, sırasıyla İBB ve Başakşehir özelinde sürüyor.

 

Başakşehir' in hedefi şampiyon olmak, kupa almak falan değil. Kalıcı, istikrarlı, sistemli, bilimsel yöntemlere açık bir kulüp olma peşindeler.  

 

İkinci silah, Abdullah Avcı. Türkiye' nin Şenol Güneş ile birlikte en iyi ve en gelecek vaat eden teknik direktörü. Sistem hocası. Futbolcuya göre sistem yapan, bir gaz ve motivasyon ustası değil! Sisteme göre kadro kuran, elindeki kadroyu bilimsel veriler ile yöneten, gençlere önem veren, gençlik ve tecrübeyi harmanlamayı iyi bilen, akıllı bir teknik adam. Üstelik iyi bir scout ekibi var. 

 

Üçüncü silah, kadro. Kısa vadeli kadro mühendisliği nasıl yapılır bunun dersini veren bir kadro. Üç büyüklerde kadroya giremeyen, gözden düşmüş, performans alınamamış tüm isimleri, yeniden parlatmayı başaran Avcı, dayanışma içinde olan, birbirlerini saha içi ve dışında kollayan bir kadro oluşturdu. Başakşehir sistemi ile disiplini ile oyun felsefesi ve taktikleri ile gerçekten de yenmesi çok zor bir takım. 

 

Burada bir vizyon var. Emek var. Çalışma var. Bu başarı tesadüf değil. 

 

Eksikler, hatalar ve sorunlar da var elbette. Sporcuların muhabirlere saldırması, altyapı konusunda eksikler, taraftarlık kültürünün henüz arzu edilen seviyede oluşmamış olması, taraftar potansiyelinin artmaması, yönetimin siyasi ilişkileri ile gündeme gelmesi, bu ilişkilerin diğer kulüplerde bazı endişeler doğurması gibi. 

 

Bunlar zaman içinde oluşur. Sportif başarı ve saha dışında örnek duruş ile gelişir. 

 

Başakşehir şimdilerde üç büyüklerimizin spor medyasını rahatsız ediyor. Kötü yönetilen kulüpler için büyük tehdit çünkü. 

 

Babasının elini tutarak gönül verdiği renklerin maçına giden ve hüsran ile dönen bir çocuk, babasına şu soruyu soruyor; Babacım biz neden Başakşehir gibi başarılı değiliz?

 

Babasının vermesi gereken yanıt şu: biz kötü yönetiliyoruz evladım. Bizi futbol kulübü yönetmeyi bilmeyen amcalar yönetiyor. 

 

Başakşehir uzun vadeli, vizyoner, istikrarlı bir proje olduğu için üç büyüklerimizi rahatsız ediyor. Ancak gerçek futbolseverleri rahatsız etmiyor. Türkiye' den bir sistem takımı çıkmasını o kadar bekliyorduk ki. Başakşehir bir felsefe, bir sistem ortaya koyuyor. Abdullah hoca eskiden sonuç alamıyordu, şimdi sonuç almaya da başladı. Bakın sabır, nasıl başarıya dönüşüyor.

 

Başakşehir, Galatasaray veya Fenerbahçe kadar transfer harcaması yapabilirse, ki bu bir anda olmayacaktır, ancak 5 yıl içinde o seviyeleri görebilir, işte o zaman İstanbul' da "derbi" tanımı değişecektir. Başakşehir' in üç büyükler ile maçları "derbi" statüsü kazanabilir. İşte istikrar bozulmaz, Avcı görevinin başında kalır, kadrosunu her sene güçlendirir, altyapıya da ciddi bir kaynak ayrılabilirse, bu bir hayal olmaz. 

 

Burası Türkiye. Burda istikrar sağlamak, hele de futbolda istikrar sağlamak kolay değil. Rakipler güçlü, medyaları güçlü, lobileri güçlü. 

 

Ancak Başakşehir, bir spor kulübü olarak kalmayı başarır (siyasetten uzak durur), futbolu merkeze alan, bir futbol projesi olarak ülkemizin kaygan futbol zeminine tutunabilir, kulüp içi ve dışı bir kültür oluşturabilir, kurumsal yönetim anlayışına sarılır, Abdullah Avcı ile devam eder, iyi kadro mühendisliğine devam eder ve altyapısına ciddi yatırım yapar ise, Türkiye' de hep ilk 3' te olur.

 

Çünkü rakipleri bunları büyük ölçüde yapamıyor. Belki biraz Beşiktaş.

 

Rakipleri vizyon ve istikrar ile korkutmaya devam. Benzerini Trabzonspor, Konyaspor, Bursaspor, Antalyaspor, Osmanlıspor ve Gençlerbirliği'nden de bekliyoruz. 

 

Türkiye' nin kurak futbol iklimi ancak Anadolu' dan çıkacak güçlü ve iyi yönetilen takımlar ile canlanacaktır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 544
Toplam yorum
: 203
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 588
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster