Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '10

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
588
 

Başarı ekonomiktir

Başarı ekonomiktir
 

Vatandaş halinden gayet memnun gözüküyor...


Karizmaymış, etkili lidermiş, müthiş hatipmiş bunlar hikaye…

Seçimde bunların bir tesiri varsa da 2’nci, 3’ncü, 4’ncü sıradan faktörlerdir.

Asıl iş ekonomiktir…

12 Eylül’de yapılan halkoylamasında cemaatlerin, tarikatların, aşiretlerin de gayet yoğun çabaları olduğu yazılıp çizildi. Elbette onlar da birer etken fakat bir noktaya kadar! Aç bir adama sandıkta istediğiniz reyi attıramazsınız.

Referandum öncesi yazılarımızda, ülkenin ve halkın ekonomik durumunun berbat olduğunu yazmıştık.

Yanılmışız!

Berbat olsaydı, iktidara destek yönünde böyle net bir çoğunluk çıkmazdı.

Kabul etmek lâzım ki, halkın %58 kadarı hayatından ve mevcut hükümetin iktisadî politikalarından memnun…

Peki, biz neden bunu göremedik?

Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz “iftarda ekmek bulamayan aile”, “eğitim masrafını çıkarmak için amelelik eden üniversiteli” ve “çocuğuna oyuncak alamayan baba” gibi acıklı durumlarının yaygın olduğunu zannettik.

Meğer öyle değilmiş! Sefalet haberleri birer istisnaymış!

Nitekim daha geniş bir görüş açısıyla baktığınız vakit; iktisadî vaziyetin ziyadesiyle “karışık” olduğunu görüyorsunuz. “Karışık” terimini olumsuz manada kullanmadım. Ekonomik hayatımızda “iyi” ve “kötü” çok çeşitli gelişmeler, istatistikler var…

Meselâ; bir gazetenin ekonomi sayfasında “icralık kişi sayısı bir önceki yıla göre 2 katına çıktı” haberiyle, “Ağustos ayında araç satışları 60 bin’i geçerek rekor kırdı” haberini yan yana okuyabiliyorsunuz.

Bir TV haber bülteninde; “Kredi kartı borcunu ödeyemeyenler bir misli arttı” haberiyle, “ilk çeyrekteki büyüme %12 civarında” haberini arka arkaya seyredebiliyorsunuz.

“İşsizliğin facia haline geldiği” haberiyle, “pek çok yatırımlar yapıldığı, istihdamın arttığı”; “pazarın çok pahalandığı” haberiyle, “enflasyonun düşük olduğu” haberleri birer gün arayla verilebiliyor.

Bu “karışık” haberleri nasıl tahlil edeceksiniz?

Bizim yerimize halkoylaması yapıverdi!

Seçmen ekseriyetle “evet” demiştir. Bu demektir ki; Ülkenin ve vatandaşın ekonomisi genel olarak iyidir.

Ekonominin iyi olmadığı yerlerde “hayır”lar fazladır.

Haritaya baktığınız zaman tersi gözüküyor, değil mi?

Haddizatında, memleketin iktisadî bakımdan ileri olan Batı ve Güney’inde “hayır”, geri kalmış Orta, Kuzey ve Doğu’sunda “evet”ler hâkim!

Vaziyet “karışık” dedik ya!

Peki, Batı ve Güneydeki memnuniyetsizlik niçin?

Birincisi, daha önce “iyi” olan işler son zamanlarda bozulduğu… İkincisi, bu bölgelerde hayat standardı beklentisi yüksek olduğundan, iktidarın politikaları tatminkâr bulunmadığı için.

Halbuki iktisadî yönden zaten fukara olan bölgelerde, hiç geliri olmayan ailelerdeki kadınlara aylık 100 TL verilmesi, kömür ve gıda paketlerinin düzenli olarak dağıtılması “iktisadî” bir memnuniyet yaratıyor! Bunlar da sandığa oy olarak yansıyor.

Muhalefetin bunu görmesi ve daha iyisini yapabileceğine inandırması lâzım!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim düşüncelerim de buna yakın.

Kerim Korkut 
 08.09.2019 7:24
 

Çağdaşlığın temsilcileri gericiliğe karşıyız diye dindar kitleyi karşılarına alarak gericiliğin artmasına pirim vereceklerine dindar kesimi yanlarına alarak gericiliği kökten yoketmeyi planlamalılar. Yoksa dindar kesim çağdaşlık bandını da ele geçirip, bugüne kadar bu öcüyle insanları korkutan, belli güçlerin yardımıyla iktidarı dolaylı olarak sürekli elinde tutan tabakayı yok edecek. Sosyal yaşamın seyri o tarafa doğru gidiyor. Bu kadar feryadın ve kızgınlığın sebebi de bu zaten. Demokrasi herkesin eşit vatandaş olarak oyunu kullanıp çoğunluk oylarıyla iktidarı belirlemesi ise, şu anki tespitleri ve tavırlarıyla hayırsever arkadaşlarımız sittin sene iktidarı göremezler. Bir an evvel memleketin gerçek durumunu anlamaları lazım. Gerçekten ekonomik olarak zor durumda olan bir kitle yok değil. Ancak o insanlar şu anda en az ekmek kadar su kadar özgürlüğe, demokrasiye, adam yerine konulmaya muhtaçlar ve onun için değişime gelişime "evet" diyorlar. Bir paket makarnaya değil. Selam ve saygır

Ahmet YILMAZ 
 25.09.2010 2:08
 

Bir başka tuhaflık da şu ki, Anayasa değişikliği paketinin ülkeye fayda getireceğini cahil köylüler bile anlamış da, bazı eğitimliler anlamamış gibi... Buna belki bazı arkadaşlarımız biraz kızacak ama, aslında çok iyi anladıkları için karşılar. Eğer ülkede durum iyiye giderse Tayyip Erdoğan pirim yapacak. Bu kadar laik, çağdaş, ilerici siyasetçi varken, bir İmam Hatipli öne çıkıp ülkeyi dünyaya tanıtacak ve kabul ettirecek. İstenmeyen, karşı çıkılan budur. Zaten bu açıkça da ifade ediliyor. Tabii ki biraz çarpıtılarak.. Erdoğan padişah olacak, hilafet getirecek, Türkiye'yi İran yapacak falan denerek... Oysa bu tür suçlamalar, dindar halkın gözünde erdoğan'ı daha da büyütüyor, yüceltiyor. Mesele neredeyse dindarlarla dinsizler savaşına sürükleniyor. Konuyu dillendiren, ateşleyen, ayırımcılığı ortaya koyan laik kesim, ama suçlanan Erdoğan ve dindar kesim. Bu tavır iyi bir tavır değil. Çağdaş olmak, inançlı olmak ve gerici olmak ayrı ayrı kavramlar. (devamı var)

Ahmet YILMAZ 
 25.09.2010 1:54
 

İnsanların kanaatlerini değiştirmeleri çok zor bir olay biliyorum. Doğrusu ben de okuduğum birkaç yazıyla, gördüğüm 3-5 olayla fikrimden vazgeçmem. O yüzden kendi mantığı içinde Anayasa değişikliğine "Hayır" demek gerektiğini düşünenlere söyleyecek hiçbir şeyim yok. Onlara sadece saygı duyuyorum. Ancak bu kanaatini kesin doğru değişmez ilâhî bir kuralmış gibi görüp, farklı görüştekileri ille de bir şeylerle suçlama ihtiyacı duyanları anlayamıyorum. Referandumda başarısız olmuş siyasi parti temsilcileri, diyelim ki hadi kendilerini mazur göstermek için yalan yanlış bir şeyler söylüyorlar ama, belli bir eğitim seviyesindeki insanlar nasıl olur da sosyal gerçekleri görmezden gelir, bunun sırrını çözmek mümkün değil. Hâlâ bir paket makarnayla insanların oy verdiğini söylemeniz doğrusu inanılır gibi değil. Stoklarda araba kalmadığı haberini sokaklarda araba konacak yer olmaması teyit etmiyor mu? İşin tuhafı da şu ki, ekonomi kötüye gidiyor propogandası yapanlar da zaten bu kitle. (devam)

Ahmet YILMAZ 
 25.09.2010 1:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1417
Toplam yorum
: 4722
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1148
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Anadolu Üniversitesi, Uluslararası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster