Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
206
 

Başarı öyküsü...

Başarı öyküsü...
 

''Şansın bol olsun'' demeye en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda kendimi engelleyemeyip çok fazla heyecan ve belki de panik, endişe yüklemişim oğluma.

20 yaşında şimdi ve kendisinin; anneliğimin, bir deneyim hikayesine dönüşmesine yardımcı olduğunu düşünüyorum, doğarak.

Beni, deneyimli ve hatalarından ders alan ve çok iyi bir eğitmen sanırkan kendimi; çok yerde ve en önemli dönemeçlerde, burnumu duvardan duvara vurdura vurdura, asıl oğlumun eğittiğini düşünüyorum.

Bu nasıl oldu; çok minikti kreşe verdiğimde , her çalışan annenin bebeğinin yaşadığını deneyimledi.

Çok ağladı, beni bırakma diye yalvaran göz yaşları akıttı.

Çok üzüldüm, ağlayarak bindim dolmuşlara, şehirlerarası otobüslere.

Çok katı olamadım.
Yaşadığım üzüntü ve yetemeyen anne psikozunu yirmi yıl sonra bile hala atlatamadım.

Hatalar yaptım, yetmeye çalışırken.

Fazladan onun için yaşamam gerektiğini sandım.

Yaşarken bir de baktım kendimi unutmuşum.

Kendimi unuttuğum için öfkelendiğimi anlamadan, ona öfkelendim.

Ağır bedeller ödettim haberinin hiç olamayacağı sebeplerden ötürü.

Ağlayarak, bazen de, nedense!!??, özür dileyerek beni kaybetmemeyi garantilemek istedi.

Çok korktu kaybetmekten, benim yüzümün düşmesinden, küsmemden, uzun süre yüzüne bakmamamdan.

Hep kısa kesmek istedi dargınlıkları.

Yine konuştu, anlattı.

Çok çocuk hikayeleri dinledim ondan.

Çok güldüm, çok endişelendim, çok üzüldüm bazen de.....

Ama en muhteşemi, en mutlu edeni, en beni tedavi edeni; oğlumun ''ben varım, böyle, böyle düşünüyorum, sen istemesen de belki, ben de üzülüp sıkılıyorum hem de senin hatalarını da görmüyor değilim, çok efendi olmaktan bazen yoruluyorum, keşke olmasamıydım böyle'' deyişleridir.

Yaralanmadım, sadece rahatladım sonunda bu kendini ifadelerden.
Faydalandım.

Rahatladım, çünkü saklayıp başka yerlere götürmedi kendini.

Bazen ayakları kaydı, sendeledi.

Bazen hastalandı, ateşlendi......

''Yanında ben varım annem'' diyebilmek beni hep mutlu etti.

İyi ki varım yanında, iyi ki onu ne anlattıysa anlattırken dinlemişim gözünün içine bakarak.

İyi ki kendini nerede ifade etmek istediğini de anlama şansım olmuş.

Eminim ki, yarın da ve yaşadığım her zaman da en sevdiği işi yaparken, gitarını çalarken, aşkla ve üstüne titreyerek çalışırken o zor caz tınılarını ben onun,
bir numaralı hayranı olmuşum.

Ne ÖSS, ne diğer sınavlar.

Girmeden önce yaşattığım ve yaşadığı her gerilmede payım olduğunu inkar edemem.

Ama iyi ki de ''önce sen gelirsin, sınav senden korksun'' demişim.
Emin olduğum tek şey oğlumun bu konudaki samimiyetine inandığıdır.

Çok seviyorum çünkü ben onu.

Çünkü her anneler gününde, ''tatlım beni anne yaptığın için sana çok teşekkür ederim'' derken, ''anne baydın artık'' ...bakışlarına rağmen, en değerli hediyemin onu mutlu görmek olduğuna inanmasıdır oğlumun beni yaşatan...

Bugün sınava girecek.

Teorik Caz Tarihi ve Uygulamalı Caz derslerinden.

Yirmi yıllık hayatı boyunca, ben oğlumun, yatağında, yastığının üzerinde, kendi el yazısıyla alınmış notlara bakarak uyuduğunu hiç görmedim.

''Sınavsa sınav, peeeehhhhh, sen bana bak'' der gibi yaptı hep.

İyi ki de öyle yapmışım.

Mutluyum.

Çünkü, sonuç ne olursa olsun severek çaldığı için , gitarıyla aşk yaşadığı için müziğe tutkun olduğu için gurur duyduğum bir oğlum var.

Özlem Erkaplan,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 68
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 559
Kayıt tarihi
: 26.01.09
 
 

1963 doğumluyum. İngilizce öğretmeliği yapıyorum. 20 yaşında bir oğlum var. İzmir' de yaşayan şan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster