Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '18

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
45
 

Başarısızlık

Hayatımızın çeşitli dönemlerinde mutlaka başarısızlıklar ile tanışmışızdır. Ya öğrenciyken, ya çalışırken, ya ilişkilerimizde-evliliğimizde..

Peki başarısızlık nedir? Hiç düşündünüz mü?

Aslında kesinlikle anlamamız gereken BAŞARISIZLIK asla bir rastlantı değildir. Sonuç olarak elde ettiğimiz başarısızlığın o noktaya gelene dek bir sıralaması vardır. Olayların etkileşim sonuçlarıdır.

Olaylar bir sistem içinde şekillenir ve sonuçlanır. İşte bu sistemin nasıl işlediğini anladığımızda olayları ona göre yapılandırır ve başarısızlığı uzaklaştırabiliriz.

Yaşadığımız hatalardan, başarısızlıklardan ders çıkartarak devam edelim. Asla Takılıp kalmayalım.
Tüm seçenekleri dikkate alarak hareket edelim.
Gelecekte nasıl farklı davranabileceğimizi netleştirelim.

Unutmayalım başarısızlığın yapısı birey ile bağlantılıdır. Yaşadığımız hayatta hiçbir şey sadece “Başarı” yada “Başarısızlık” değildir.

Şunu bilmeliyiz ki Başarısızlık; kişisel gidişatımız ile ilgilidir. Nasıl mı? Örneğin: Bir öğrenci dersten sürekli zayıf not alıyor. Çalışıyorum fakat olmuyor diyor. Bu öğrenci aslında zayıf aldığında, hangi konuyu anlamadığını veya hangi işlemde hata yaptığını asla geri dönüp bakmıyor. Hatasını bulmuyor ve onu düzeltmek için bir çaba sarf etmiyor. Aynı sistemde devam ediyor. Oysaki yanlışını bulup anlamadığı konuyu anlamak için çalışmaya başlasa sonuç farklı olacaktır.

Bizler yani insanlar aslında alışkanlıkları olan yaratıklarız. Bir sürü yetenek, bilgi, beceri kazanırız. Ve bunları gün içerisinde sürekli yaparak tekrarlarız ve belli bir dönem sonra bakarız ki alışkanlık olmuş farkında olmadan yapıveriyoruz. Bilinçli olarak yapmaya başladığımız da bilinçaltımıza depolar ve otomatik olarak kullanırız, yapmaya başlarız. Örneğin: yemek yapmak, araç kullanmak gibi. Aracı ilk başladığımız zaman: Vites değiştirirken vitese bakarak değiştirirken alışkanlık boyutuna geldiğinde bakmadan değiştiririz. Ya da yemek yaparken de yine aynı şekilde ilk başlarda tariflere ve ölçülere bakarken sonraları ezbere yapmaya başlarız.

İşte bu sürece ulaştığımızda bilincimiz serbest bırakmış ve yeni deneyimler, kararlar için açık hale getirmiş oluruz.

Not: Sonraki günlerde aynı konuya devam edeceğiz.

Su Erem Yaşam Koçu
erem73@hotmail.com

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 77
Kayıt tarihi
: 26.02.16
 
 

 02 Ağustos 1973 Füssen / Almanya doğumluyum. İlkokul, ortaokul, liseyi İstanbul'da okudum. Ticar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster