Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
422
 

Başbakan "Hedefe er geç ulaşacağız" derken neyi kastetti.

Başbakan "Hedefe er geç ulaşacağız" derken neyi kastetti.
 

Başbakan "Hedefe er geç ulaşacağız."


Almanya'dan türban mesajı

Başbakan Erdoğan'dan Almanya'da "türban" karşıtlarına: Hedefe er geç ulaşacağız

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerde türban serbestliği getirecek adımları savundu ve tepki gösterenlere "Özgürlüklerin yaşanması noktasındaki her türlü engeli kaldırmak için adımlar atıyoruz. Hedefe er ya da geç ulaşacağız" dedi.

Acaba başbakan bu sözleriyle ne demek istiyordur. Hedef derken hangi hedefi kastediyor. Şeriat olabilir mi? Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Evet, Erdoğan, 4 günlük Almanya gezisinin son gününde Köln'de yaklaşık 20 bin Türk’le buluştu. Toplantıda konuşan Erdoğan, türban yüzünden gençlerin Türkiye'yi bırakıp yurtdışına okumaya gittiğini belirterek şunları söyledi: "Binlerce öğrencimiz engellemeler yüzünden ülkelerindeki üniversiteleri terk edip buralara gelerek gurbeti yaşamak zorunda kaldılar. Buna kimin, ne hakkı olabilir? İnsanlara öz, anavatanlarını dar etmeye kimin hakkı olabilir. Bizim zeki, çalışkan gençlerimizi ülkelerini terk ederek beyin göçünün aktörleri olmaya zorlayan malum zihniyet hangi anlayış ve yetkiyle bu adımı atıyor. Bunları anlamak mümkün değil" diye konuştu.

http://www.milliyet.com.tr/2008/02/11/siyaset/asiy.html

Demek ki öyle! Şunları söylemek zorundayım ki; bizler yani cumhuriyetçiler ülkemizi işgal etmiş değiliz. Sizler işgal ediyorsunuz. Bu kadar insan din kanunları ile yönetilmesini istemiyor. Kapanan (türbanlı) ve kapanmayan (türbansız) iki ayrı toplum oluşturan da sizlersiniz. Oyları çalan, millete altın ve kömürler dağıtan, onlara parlak bir gelecek vadeden bir kişi hüviyetinizle bu yönetimi zorlada olsa biz elde ederiz zihniyetinizle din kökenli ve laik olmayan bir kesimi temsil etmiyor muşsunuz?

Geçen günler de Mehmet Ali Birand’ın sunduğu 32. gün programında karşı karşıya gelen türbanlı ve türbansız iki topluluktan türbanlı kesimden bir kıza sordular “Laik’mişsiniz? Diye. Cevap olarak türbanlı kızın göğsünü gere gere söylediği söz ne oldu biliyormuşsunuz? “Ben Laik değilim.”

Din kökenli biri. Nasıl Laik olabilecek ki? Bu hanımımız türbanlı. Diğer yandan da türbansız bir kesim ve Cumhuriyetçi ve Laik bir toplum… Bayanların ise başı açık ve Atatürk’e inanmış. Çağdaş bir toplum olma yolunda adım adım ilerliyor…

Esasında türbanlılar kendilerine kötülük yapıyorlar. Başlarını kapatmakla sözüm ona özgürlüklerinin cumhuriyetçiler tarafından engellendiğini ve üniversiteler de okuyamadıklarını söylüyorlar. Onlar hiç farkında değiller. Onların özgürlükleri ilerde birer birer kısıtlanacaktır.

Bunun neresinde özgürlük. Kalkmışlar kızlarımızı da türbanlaştırıyorlar. Aile baskısı veya çevrenin etkisiyle kapananlar ve bunları okutmak için anayasa değişikliği. Birde inanç meselesinden bahsediyorsunuz. Özgürlükler ve haklar kısıtlanınca ben inançlıyım diyebilecekmişsiniz. Daha önce ve şimdi yaptıklarınız her ne işe dışarılarda rahatlıkla gezerken o zaman yapabilecekmişsiniz, gezebilecekmişsiniz. Ne solsa ben öleceğim demekle bu davadan da kurtulamazsınız. Bu bir milli davadır ve bunun önü kapanmalıdır. Türbanlı kesinlikle üniversiteye sokulmamalıdır.

Türbanlı üniversiteye sokulmamalıdır. Sakıncaları vardır. Çünkü Laik değillerdir ya da Laik’i temsil edemezler.

Dışarıya gidip türbanlı bir şekilde okumalarına da gerek yoktur. Onlara okuma diyen de yok. Okumak isteyen başını açar girer üniversiteye ve okur. Olayları büyütmeye ve onlara okuma özgürlüklerinin kısıtlandığını söyleyip Anayasa değişikliğine giderek türban yasağının kalkması için yapılan bu çalışmaları ülkenin menfaati icabıdır diyemeyeceğim. Ülke zarar görmektedir.

Bunan birlikte bazı duyumlar da almaktayım. Neymiş diğer ülkeler böyle bir yasak yokmuş. Genelde laik olan ülkeler başta Fransa, İngiltere, Almanya, Yunanistan olan ülkeler de böyle bir yasak olmamamsı normaldir. Sebebine gelince halkın Hıristiyan olmasındandır. Çünkü İslamiyet Allahın kurallarıyla yöneltildiğinden bir koyu bir din taraftarı olan Müslüman’ın Laik olabilmesi beklenemez. Örnek olarak 32. gün haber programında türbanlı kıza sorulan soruya verilen cevabı gösterebilirim.

Sevgi ve saygılarımla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahmet bey elinize saglik ne guzel ozetlemissiniz. Yurt disina okumaya gidiyorlar demeleri yalan, cunku kendi ulkesindeki okullardaki insanlara guvenmeyen zihniyet yurt disindaki hiristiyan halkina, okullarina, yasam sekline yiyeceklerine nasil guvenecek. Hic bir bayan kendi basinda yurt disinda okuyabilirmi? Sadece okul gideri bir kisinin aylik geliri kadar. Demek bunlarda oyle korkunc paralar varki sadece okutmaya yurt disina gonderebiliyorlar. Kendi ulkesinde baska bir ildeki universiteye gidiyorda alisincaya kadar cani cikiyor. Burs falan hikaye, sakin bursla okuyorlar demesinler. Sevgiler

İsmail Keles 
 12.02.2008 2:53
Cevap :
Onladan bir küçük işteğim olacak. "Biraz dürüst olabilsinler. Müslüman değiller mi?" Hey öylese. Sevgi ve saygılarımla.  12.02.2008 11:25
 

Türk kadını cumhuriyet kazanımlarından vazgeçmez..Selamlar.

Yalnıztürk 
 11.02.2008 21:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3149
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster