Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
720
 

Başbakan umut verdi...

Başbakan umut verdi...
 

Görsel internetten alınmıştır.


15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası gözaltına almalar, tutuklamalar hız kesmeden devam ediyor. Görünen o ki Fetöcü örgüt devletin damarlarından temizleninceye kadar da bu durum devam edecek. Ne var ki benim de yürekten desteklediğim bu kararlı tutum sürerken haksız yere canı yanan, mağdur olan nice insan hikâyeleri duyuyorum, duyuyoruz.

Mesela;

Mesleğinden olan bir kişi mağdur olduğunu beyan eden bir dilekçe ile kurumuna başvurmak istiyor ama nedense kurum yetkilisi “Ben senin dilekçeni kabul etmiyorum” diyerek ve azarlayarak geri çevirebiliyor. Yani hükmü kurum yetkilisi çoktan kesmiş oluyor.

Kurum yetkilisinin bu davranışı bana göre kendi durumunu sağlama alma, bakın ben fetöcü değilim demenin farklı bir hali. Kendini korumak adına karşıdakinin dilekçe verme hakkını dahi elinden alabiliyor.

Oysa yapması gereken o dilekçeyi almak ve kişinin hak arama hakkını gasp etmemek olmalıdır ama o kadar korkmuş olmalı ki böyle davranmak zorunda hissediyor kendini belki de.

Mağdur olduğunu iddia eden kişi araya daha etkili birilerini sokarak dilekçesinin kabulünü sağlamış ama bu kez de ilk yetkili; “Tamam bundan sonra da işlerini onunla halledersin” diyerek tafralanmış.

Oysa 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 3. Maddesi;

Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler” demektedir. (mevzuat.meb.gov.tr)

Bu hakkı engellemeye hiçbir kurum yetkilisinin sahip olmadığı açık.

Sanırım bu Fetö örgütü insanların psikolojisini bozdu. İnsanlar korkmaya başladı kendi gelecekleri açısından ve o nedenle en yakınındaki mağdurum diyen kişiyi dahi dinlememeye, suçlu görmeye ve hüküm kesmeye başladılar. En tehlikeli durumun da bu durum olduğunu düşünüyorum. Oysa yasalarımız gereğince suçluluğu mahkeme kararı ile kesinleşmemiş olan her kişi masumdur.

Şimdi birçok kanaldan mağdurların durumuna dikkat çekilirken Başbakan’ın açıklaması da demokrasimiz açısından umut verici nitelikteydi.

Başbakan’ın basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "İmzasız ihbarlar bürokrasinin en büyük hastalığıdır. Birbirini çekemeyenler,  birbiriyle hesabı olanlar, birbirinin yerinde gözü olanlar maalesef kimliğini gizleyerek arkadaşlarını ihbar ediyor. Mağduriyetler oluşuyor. Biz bu yönde ismini, kimliğini yazmayan; adresi, yeri, yurdu belli olmayan ihbarları dikkate alınmaması için genelge yapacağız” demiş.

Aynı kanunun 4. Maddesi(Değişik: 2/1/2003-4778/26 md.)

“Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir” şeklinde düzenlenmiş.

6. Maddesinde ise;  Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerden;

a) Belli bir konuyu ihtiva etmeyenler,

b) Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar,

c)4.üncü maddede gösterilen şartlardan herhangi birini taşımayanlar incelenemezler” demektedir. (mevzuat.meb.gov.tr)

Yani isimsiz, imzasız, adressiz vs. dilekçelere itibar edilmemesi gerektiği belirtilmiş.

Ancak, dilekçeye konu olan ihbarlar şüpheye yer vermeyecek belgelerle desteklenmişse o zaman bu tarz dilekçeler de dikkate alınır ve gereği yapılır.  Yoksa sadece isimsiz imzasız bir dilekçe ile araştırmadan insanların hayatı bıçak gibi kesilip atılmaz, atılmamalıdır. Bunun vebali ağır olur sonra omuzlarımızda.

Sayın Başbakan bu açıklamayı yapmışsa demek ki bazı haksızlıkların yapıldığının farkına varmışlar ve düzeltmeye çalışacaklar. Bu çok sevindirici haksızlığa uğrayanlar açısından. Umarım bu genelge tez zamanda yapılır ve geçmişe dönük mağduriyetleri de kapsar.

Bir de şu kraldan çok kralcı olanlar için bir genelge yapılsa, hak aramak isteyenlerin haklarının gasp edilemeyeceğinin altını kalın bir çizgiyle gözlere sokan... Ve cezalandırılsalar...

 

24 Eylül 2016

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla bence şikayetlerde imzaya bakılmamalı...Çünkü insanlar haklı da olsalar adlarının bir yere karışmasını istemiyorlar...Adını yaz imzala dersen kimse şikayette bulunmaz. Şikayet konusu ve şikayet edenin haklılığı prosedürden önemlidir

Kerim Korkut 
 08.10.2016 16:26
Cevap :
Şikayet konusu elbette önemlidir ama şikayet edilen sadece bir şikayete bağlı olarak yok edilmemeli. Araştırılmalı iyice. Şikayet haklı yere yapılmışsa hiç düşünmeden ipi çekilmeli. Aksi halde devletimize kırgın, küskün, mağdur insanlar yaratılmış olur ki bu da devletimizin hayrına olmaz diye düşünüyorum...Selamlar, mutlu kalın.  09.10.2016 11:12
 

Ayşegül Hanım,insanların haklarını arayamadıkları bir ülkede,insan haklarından,demokrasiden söz edilemez.Karanlık,puslu bir ülkede,insanlar görevlerini yapmaktan kaçınıyorlar.Daha doğrusu kendi geleceklerinden korkuyorlar.Selamlar.

Hüseyin Başdoğan 
 30.09.2016 16:56
Cevap :
Ve bu durum ne kadar tehikeli Hüseyin Bey. İnsanlar kendi geleceklerinden korkarken başkalarının geleceğini yok etmekten korkmuyorlar. Vicdan sahibi olmak gerek. Haksız yere bir insanın yaşamını cehenneme çevirmek normal kabul edilemez, edilmemeli. Umarım tez zamanda aşarız tüm bu sıkıntıları ve en az zararla...Selamlar, mutlu kalın.  02.10.2016 12:56
 

Sayın Başbakanımızın değerli görüşlerine ben de katılıyorum.Sayın Başbakanımız deneyimli ve gün görmüş bir değerli devlet adamıdır.Rastgele konuşmuyor...İleriyi sağlıkla düşünen bir devlet adamıdır..Hakiki suçlular ayıklanmalıdır. Gerçekten ortada bir çok mağdurlar vardır. Memleketimizin zarar görmemesini diliyorum. Türkiye'm er geç aydınlığa ve sağlıklı bir huzura kavuşur diye düşünüyorum. Yüce Mevlam bu güzel vatanımızı korusun diyorum...

Abdülkadir Güler 
 28.09.2016 22:04
Cevap :
Umarım ülkemiz ve milletimiz tez zamanda huzuru bulur Abdulkadir Bey. Haksız yere işinden olmak bir çok insanın hayatını kabusa çevirir muhakkak. O nedenle iyi araştırılmalı ve sağlıklı kararlar alınmalı. Sayın Başbakan'ın sözleri umudumu artırdı...Selamlar, mutlu kalın.  02.10.2016 12:53
 

Benzer hikayeleri ben de duydum. Çok masum kişi mağdur vaziyette... Bunlar mutlaka ayıklanmalı... Yoksa çok yazık olacak. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 26.09.2016 14:12
Cevap :
Kurunun yanında yaş da yanıyor maalesef. Çok dikkatli olmak lazım. Hak etmeyen bazı insanların hayatlarını alt üst etmenin vebali ağır olur... Selamlar, mutlu kalın.  28.09.2016 14:26
 
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1424
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster