Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
241
 

Başbakanı da seviyorum

Başbakanı da seviyorum
 

Herkes sevilmeyi hak eder bir yerde, günün birinde! Ve ben başbakanı da seviyorum; daha bilmediğim, görmediğim bir zamanda ve yerde… Ama bir sıkıntı var gibi; başbakan kızgın, başbakan öfkeli… Sinirle inip kalkıyor elleri.  

Neler oluyor orada? Başbakan her gün yeni bir gündem ve polemikle ekranı kapatıyor, sayfaları esir alıyor. Ben çok sıkıldım bu durumdan: Sürekli bağırmasından, bastıra bastıra cümleler kurmasından, açık hedef gösterip gerginliğe yol açmasından, yön değiştirip asıl konuyu gizlice boğmasından…

Bana göre bu olmaz, bir başbakan, bu kadar dökücü işler yapmamalı, yapamaz! Başbakan sakince olur, onun sükutuyla toplum yol bulur. Her yere laf yetiştirme, laf kavgasından hep galip gelme ve çokça insan önünde alkışlarla dakikalarca övünme…  Bence bu yetti, bu yöntemin kullanma devri kapandı bitti!

Bundan sonrası için bu yöntemin sonucu; bir tarafı galeyana getirmek diğer tarafı ise sinirden delirtmek olur. Yani nihayetinde, verimsiz olur, ikiliklere ve sosyal çatışmalara vesile olur.  

Tıptan girip, coğrafyadan çıkarken niye böyle kızgındı kendisi? Kızgınlığının, “anlam kavgası” yaşayan bir cümle ürettiğini fark etti mi? Oysa öyle bir konuda herkes sorabilirdi ve herkes fikir bildirebilirdi. Başbakanı bu kadar tavan noktada sinir eden neydi? Nihayetinde, onca insanın merak ettiği sıradan bir şey değildi, oldu-bitti tarzında görüş bildirilemezdi.  

Sonrasındaki tıbbi durum daha da karmaşıktı. Komplo teorileriyle ile bezenmiş ilginç bir yaklaşımdı. Nüfus, azalma, bizi bitirme… Buradan bakınca; Avrupa’nın büyük çoğunluğuna karşı başarılı olmuş ve bize karşı hala tutmayan (!) bu “azaltma” planının ürün satma, müşteri bulma eğilimindeki kapitalist güçlerin ne işine yarayacağı ise son derece zihin tırmalayıcı. Bu konuyu çözemedim.

Başta da belirttiğim gibi; zaman ve mekanın herhangi birinde onu da seviyorum her canlı gibi, her yaratılan gibi ama bazen kötü yoruyor sevgi hücrelerimi. Keşke daha sakin ve daha uzlaşmacı olsa kendisi. Güç elinde, emir dilinde… Acaba sakin bir zaman dilimi sunar mı bize?     

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 700
Kayıt tarihi
: 19.11.10
 
 

Ülkem ve dünya konusunda fazlasıyla ilgili ve bilgili olmaya çalışan bir eğitimciyim. Katkı ve yenil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster