Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
241
 

Başbakanımıza yakıştı mı?

İnanın bu tür başlıkları, yaşadığımız Ülkenin Başbakanı için yazmak, bu Ülkenin bir ferdi olarak beni üzüyor. Ancak yazmak mecburiyetinde hissediyorum kendimi.

Nedenine gelince de, sade bir vatandaş olarak, Siyasetle uğraşan insanların, Devletin hangi mertebesinde görev yapacak olurlarsa olsunlar, Onlardan Halka karşı daha dürüst olmalarını beklememe karşın, maalesef ki, bu açıklığı, şeffaflığı, samimiyeti kendilerinden göremiyor olmamdır.

Bugün, basında yer alan ve hayretle okuduğum bir haberde, İzmir'in Aliağa ilçesine çeşitli ziyaretler ve bazı açılışlar için gelmiş olan Sayın BAŞBAKANIMIZIN, verdikleri sözleri BİREBİR yerine getirdiklerini ifade etmiş olması, bugünkü yazımın konusunu oluşturmaktadır.

Buradan Sayın Başbakanımızı doğruları konuşması konusunda, gerçekten samimiyete davet etmek istiyorum.

Yani şu Ülke insanını aptal ya da unutkan olarak mı görüyorsunuz? Lütfen yapmayın....

Çünkü, bu Ülke insanı ne aptaldır, ne de unutkan...

Sizlerin seçim öncesinde verdiğiniz sözler unutulmadı. Sizin, verdiğimiz sözleri birebir yerine getirdik demenizle, sözünü verdiğiniz konular yerine gelmez. Örnek mi istiyorsunuz? İşte...

Ülkemizin en önemli bir konusu olan Dokunulmazlığı kaldıracağız diyen Sizler değilmisiniz? Kaldırdınız mı?

Değiştik dediniz, değişim dediniz, ak dediniz, ama görüyoruz ki, Ülkede olumlu yönden, Halkın yaşam standartı yönünden değişen hiç bir şey yok. Hatta, Halkın durumu Sizin İktidarınız sürecinde, tek kelimeyle daha berbat bir hale gelmiştir. Örneklerini aşağıda belirttiğimde göreceksiniz ki eski tas, eski hamam bile denilemeyecek durumdadır yönettiğiniz Ülkenin insanları.

4 yılı aşan İktidarlığınız döneminde, ne ak'lık var, ne de olumlu bir değişim, bilakis dönemizde kara iddialar vardır Sayın Başbakanım.

TBMM'de, hali hazırda 110'nun üzerinde dokunulmazlık zırhından dolayı, dokunulamayanlar vardır, Sayın Başbakanım.

Sizin bundan haberiniz yok mu ki?

Vardır tabii ki Sayın Başbakanım, nasıl olmasın ki, çünkü onların içerisinde Siz de varsınız.

Hani 3 Y dediğiniz sloganınızın bir ayağı olan Yolsuzluklukla mücadele ettiniz ve de ortadan mı kaldırdınız?

İktidarda bulunduğunuz şu 4 yılı aşan sürede, yolsuzlukla ilgili iddialar diz boyunu aşmıştır Sayın Başbakanım.

Niçin, haklarında iddialar bulunan, gensoru verilen Bakanlarınızı, Milletvekillerinizi oturdukları koltuklardan indirmediniz, indirmiyorsunuz, ya da indiremiyorsunuz?

Yolsuzlukla mücadeleyi, adı şaibelere karışmış insanları koruyarak kollayarak, onların koltuklarında oturmalarına izin vererek mi yapacaktınız?

Ülke, adeta, suçlular tarafından idare ediliyor durumdadır. Çünkü, yargı karşısına çıkartılmayan bu dokunulamayan bu 116 zat-ı muhteremlerin suçlu görülmeleri ihtimali %50 dir.

Niçin bu insanları zan altında tutmaya devam ediyorsunuz?

"Borç yiğidin kamçısıdır", "kazanımlarımız artık bir çığ gibi büyüyecek" dediniz.

Doğru, İktidara geldiğinizde, 200 milyar dolar olan borcu 400 milyar dolar seviyelerine getirdiniz.

Evet, birilerinin kazanımları, gerçekten bir çığ gibi büyümüştür.

Ama bu birileri, söz verdiğiniz, emekli, memur, çiftçi yani Halk olmamıştır. Hele, işsiz gençlerimiz, hiç olmamıştır.

İktidara geldiğiniz 2002 yılında ki,

Kredi kartları ve tüketicisi kredileri 6.6 katrilyon düzeyinde ki iken, bu rakkam 26.02.2007 itibariyle, 71.3 katrilyon olmuştur.

Evlerine iş yerlerine haciz gelenlerin sayısı, 38.000 den 540.000 ne yükselmiştir.

Halkın %2'si borçlu iken, bugün bu oran %26'ya yükselmiştir.

%85 nedeni ekonomik olduğu belirlenen boşanmalar, %300 artmıştır.

Hele hele, insanların malına, canına yönelik yapılan gasp, hırsızlık, adam kaçırma, öldürme ve benzeri olaylardaki artış %60 ların üzerinde artmıştır.

Canı yanan bu Ülke insanlarının vebali Sizlerin üzerinde olacaktır, Sayın Başbakanım. Çünkü, Sizler, bunların önlenmesi için gerekli olan yasaları çıkartmak konusundaki yasama görevinizi layıkıyla yerine getirmediniz.

Türban yasağını kaldıracağınızı söyleyerek, bu kesimlerin oylarını aldınız.

Türban yasağını kaldırdınız da, bizim bundan da mı haberimiz olmadı, Sayın Başbakanım?

Verdiğiniz sözleri birebir böyle mi yerine getirdiniz? Yoksa, bunları yapmayacağız dedinizde, biz mi yanlış anladık?

Sayın Başbakanım, Siz, verdiğiniz sözleri birebir yerine getirdik desenizde, Halk Sizin ve partiniz olan AKP'nin ne yaptığını, sözlerinizi bire bir yerine getirip getirmediğinizi çok iyi biliyor.

Şimdi, tüm bu yukarıdaki belirlemelerden sonra, Sayın Başbakanımıza sormak istiyorum:

"BU SİZE YAKIŞTI MI? ".

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tüm "Parti Liderleri" ekranlar da açık oturum da görmeliyiz, dinlemeliyiz. Korkmamalılar. Yıllardır "Açık Oturum"lar unutuldu. Birçoğu eline yazılıp verileni okudukları için cesaret edip ekranlara çıkamıyorlar. Ekrandan kaçmak, güvensizliğin göstergesidir. Blog yazarları olarak ; DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI için acaba Ankara'ya mı gitsek ?? Tabii basın bize de AMBARGO koymamalı. Bazen bu konu da tek başıma birşeyler yapmayı bile düşünüyorum. Keriman Tevhit Ertuğrul Emekli Öğretmen

68'li 
 20.02.2007 11:02
Cevap :
Merhaba Öğretmenim, Seçimlere kadar AKP, maalesef ki, Halka kaldıracağız demesine rağmen, DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI konusunu, başka konuları ön plana çıkararak uyutmaya çalışmaktadır. Yine maalesef ki, TBMM'de bulunan ve ana muhalefet partisi olarak ne CHP ne ANAP ve ne diğer partilerden en ufak bir ses çıkmamaktadır. Dokunulmazlıkların kaldırılması, KENDİNE GÜVENEN, İKTİDAR OLDUKLARINDA HİÇ BİR ŞEKİLDE ŞAİBEYE KARIŞMAYACAĞINDAN EMİN OLAN KİŞİLERİN el atacağı bir meseledir. Bu konuda etkin olarak hareket eden bir Siyasi Partinin Halkın gözünde önemli bir boyutta büyüyeceğinden ve Halktan destek alacağından eminim. Şu ana kadar, hiçbir Siyasi Partiden, DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRACAĞIZ mesajını alamadık.Bunu, Halk olarak, seçmen olarak dürüstlüğüne inandığım bazı Siyasi Parti Başkanlarından bekliyorum ve beklemeliyiz. Çünkü, Ülkemiz için en büyük sıkıntısı, SİYASİLERİMİZE DOKUNULAMAMASIDIR. ÇÜNKÜ, SAYIN ÇİÇEK'İN SAPTADIĞIYOLSUZLUK ÜÇGENİNİN EN ÖNEMLİ AYAĞI SİYASİDİR.  20.02.2007 13:09
 

Arkadaşım, çevremde bazen o kadar duyarsız kişiler görüyorum ki. Kendime sormadan edemiyorum. " Yoksa ben ve benim gibiler normal değil mi diye ? Sayın Başbakan' nın yıllar önce söylediklerini tek tek inceleyince çok rahatsızlık duyuyorum. Keşke bu rahatsızlığı duymasaydım. -Bütün okullar İmam Hatip yapılacak(17.9.1994 Cumhuriyet) -Cumhurbaşkanı' nın İmam Hatip' li olacağı günler yakındır.(5.2.1996 Akit) -Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız. -Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz. Buraya kadar olanlar Belediye Başkanlığın da söylenenler. Dinci bir miting sırasında halka sesleniyor. -"Hem lÂik, hem müslüman olunmaz.Ya müslüman olacaksın, ya lâik. İkisi birarada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi birarada olamaz." "Referansımız islâmdır. Tek hedefimiz islâm devletidir" Bu söylemleri hatırlayınca diken diken oluyorum. AKLIMIZI BAŞIMIZA ALALIM. Keriman Tevhit E

68'li 
 20.02.2007 10:50
Cevap :
Merhaba öğretmenim, Üzerinde durmak istediğim ana konu budur."UNUTMAMAK".Siyasilerin, "siyaseti Halkı kandırırız, Halk nasıl olsa unutur, bugün yapacağız dediklerimizi yarın yapmazsak, bir şey olmaz.Önemli olan bugün onların oylarını almamızdır." şeklindeki siyasi anlayışın sonlandırılmasıdır.Ve bunun için de çalışılması gerekliliğine inanıyorum. Bu kapsamda da öncelik, "MİLLETVEKİLLERİ DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILMASI YA DA SINIRLANDIRLMASIDIR.Milletvekillerinin yapmaları gerekirken yapmadıklarından, yapmamaları gerekirken de yaptıklarından mutlaka sorumlu tutulmaları gerekmektedir.Bu konudaki düşüncelerinizi, siyasilerin söz verip, yerine getirmediği ve benim hatırlayamadığım, sizlerin bana ileteceği konulara, bugüne kadar 13.000'nin üzerinde ziyaret edilen sayfamda ve ilgili köşelerde yer vermek bir vatandaş olarak asli görevimdir. Gayretlerimizin boşa çıkmayacağına inancım tamdır. Sağlıcakla kalın... Atila KARAKULLUKÇU  20.02.2007 12:33
 

Atilla bey, bizden bir yoğurt olmaz. habire dokunulmazlıklar kaldırılsın diye didinip duruyoruz, ama vatandaş malı götürüyor. Tevfik fikretin şiiri geldi aklıma "yiyin efendiler yiyin,.......sırıncaya kadar yiyin"

Serkan Dilek 
 10.02.2007 15:55
Cevap :
Sevgili Dilek, Bu iş sabır ister. Onlar ne kadar DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRMAMAKTA direniyorlarsa, bizlerde inatla, DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI konusunda onları zorlayacağız. Halka verdikleri sözleri tutmalarını isteyeceğiz.Bu bizim en doğal hakkımız. El birliğiyle bu işi çözebileceğimize inancım tam.AKP'nin tüm icraatlarını, verdikleri sözleri, İktidar Partisi olmaları ve de TBMM'de yeterli çoğunluğa sahip olmaları nedeniyle, takip etmeye ve sayfamda yazmaya, Onları tabiri caizse AFİŞE ETMEYE devam edeceğim. Çünkü Türk Halkı, kandırılmayı hak etmiyor ve de en başta ben hazmedemiyorum. ONLARA, SİYASETİN, YALAN SÖYLEME SANATI OLMADIĞINI, OLMAYACAĞINI, GÖSTERMEK ZORUNDAYIZ. TA Kİ, ONLAR ANLAYANA, HALKA VERDİKLERİ SÖZLERİ YERİNE GETİRENE DEK...  10.02.2007 16:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 524
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 860
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster