Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '13

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1167
 

Başbakanın şairi: Necip Fazıl!!!

Başbakanın şairi: Necip Fazıl!!!
 

'Sanatçı'ları iktidarlara diz çöken, para dilenen bir toplumu bir cenahı anlamak...


Şiir okuyan bir başbakanı var Türkiye’nin. Ama ne her şairin şiirini okuyor ne de her şairi seviyor. Olabilir. Her şairi ve her şiiri sevmek zorunda değil. Onun sevdiği, sık sık şiirlerine gönderme yaptığı şair herhangi biri değil: Necip Fazıl Kısakürek.

Başbakanın, göndermeler yaptığı, “kininin sahibi” bir gençlik isteyen. Kin, öc, dindarlık öneren bir şair. Elbette yalnızca bu kadar değil. Hakkında, söylem ve yazıları gibi, abartılı anlatılar oluşturulan, bir “dava” adamı olduğu zikredilip “Üstad” olarak takdim edilen biri. Elbette herkes kendi kişiliğine, karakterine yakışan birilerini “Üstad” da seçebilir, kılavuz da…

Siyasal ve ideolojik tercihleri bir yana, iktidar karşısındaki el etek öpen, yalvaran, yakaran biri olarak, “Nasıl sanatçı olunmaz?”ın da örneklerinden biri Necip Fazıl. Düşünün bir kez, Amerikan dolarlarıyla kurdurulan ve her alanda mevcut devşirmeleri aracılığıyla yeni devşirmeler derleyen, Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin medarı iftiharı. Hitabet yeteneğiyle, yeni devşirmeler avlamak için ağlar kurulmasına hizmet eden, bir ökse kuşu gibi şakıyan, kalemini bu uğurda kullanan bir işgüder.

İşte bu işgüder, Başbakanın sevgili şairi, “Nasıl sanatçı olunmaz?”ın timsali “Üstad” Necip Fazıl, iktidar karşısında, üç kuruş için yalvar yakar oluyor. Zamanın başbakanı Adnan Menderes’e “Muhterem efendim!” diye diye para dileniyor. Her şeyi onun uğrunda riske ettiğini söylüyor. Ve aynen şunları yazıyor: Ben parayı alır da mecmuayı mı çıkarmam veya çıkarırım da uygunsuz bir istikamet mi tutarım? Ben ki her şeyi uğrunuza riske etmiş, her defa mükemmel eseri vermiş ve bu kadar tecrübe ve çileden geçmiş bir adamım. Şahsım, kalbim ve kalemim her türlü teminatın üzerindedir.

Yukarıda aktarılanlar küçük bir örnek. Anlamı mı? Yoruma gerek yok ama, “Hizmetinizdeyim efendim! Lütfen benden kuşku duymayın! Kalemimle, kalbim ve şahsımla hizmetinizdeyim! Lütfen üç kuruş daha verin bu sevgili kulunuza!”

Yakışır elbette. Çünkü Amerikan emperyalizminin ve onun amaçları doğrultusundaki siyasal-ideolojik devşirmeler yetiştirme sürecinin, Türkiye toplumuna sirayet edip yaygınlaşması ve içselleşmesine, Türk-İslam sosuyla yoğrulmuş söylemleriyle büyük hizmeti geçmiş biridir Necip Fazıl. Ve bu süreç, Amerikan emperyalizminin hem mali desteği hem adım adım kontrollü sevk ve idaresi altında başarıyla gerçekleştirilmiş bir toplum mühendisliğidir. Günümüzde o günlerden geriye kalan ve devşirilenleriyle birlikte, bu başarılı uygulamada hakkıyla hizmetkârlığı olanlar elbette unutulmayacaktır. Ve unutulmamaktadır da…

Necip Fazıl’ın unutulmaması ve unutturulmamasının yalnızca onun şairliğinden kaynaklandığını mı sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz efendim! Yanılıyorsunuz. Madalyonun görünen ve gösterilen yüzünü kazıdığınızda, daha iyi kavrayacaksınız bunu…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aklı başında ve okuması yazması olan bir insan Necip Fazıl'ı diline dolamadan önce bir düşünür. Ondan sonra çırpıştırmaya başlar. Necip Fazıl "Türkçe'nin yazı doruklarından" biridir. Edebiyat zevki olan bir insan Necip Fazıl gibi bir edebiyat hazinesine ilgisiz kalamaz. Mesele siyasetse Necip Fazıl'ın siyasi tercih ve tavırları doğrudur. İyinin, doğrunun, güçsüzün, mazlumun ve haklının yanında yer almıştır.

Ergon Uluses 
 04.01.2013 17:58
Cevap :
Merhaba Ergon bey; İnsan bilgiyle kuruntuyu birbirine karıştırmamalı. Keza inandıklarını doğru saymayla, gerçekliğe dayanan bilgiyi de... Bunları birbirine karıştırmak, yanılsamalı bilinç hallerinin ortaya çıkmasına neden olduğu gibi, aynı zamanda psikolojik bir sorundur da... Öylesine yanılsamalara, öylesine psikolojik algılama ve anlamlandırma sorunlarına neden olabilir ki, okuduğu, karşısında duran kısacık bir metinde bile asıl ele alınanın ne olduğunu bile kavrayamayabilir. İnançlarına, kuruntularına dayalı algılama, kişiyi savunma mekanizmalarına sarılmaya, saldırganlaşmaya ve dahası herhangi düzeydeki bir eleştiriyi bile harim-i ismetine bir saldırı saymaya yöneltir. Yazıyı bir kez daha okusanız ve gerçekliğin hakikatini önyargısız olarak yeniden aramaya yönelseniz daha iyi olur diyeceğim ama, sanırım bunun bir hükmü olmayacak. Çünkü siz, ABD Emperyalizminin dolarcıklarıyla devşirilmiş olanların, yeni devşirmeler derlemek için çıktıkları yolu mubah görmüşsünüz...  05.01.2013 17:49
 

Demek edebiyat adası...Herhalde senin tek şairin de Nazım Hikmettir...Eğer biraz edebiyattan anlasaydın Necip Fazıl'ın son sultan-ı şuara olduğunu ve Başbakan daha doğmadan ona Üstad denildiğni bilirdin...Necip Fazıl'ın Menderesi desteklemesini Amerikan emperyalizmi ile izah kolaycılığına gelince; Merhum Menderes bilakis Amerikadan yüz çevirip Rusya ile ekonomik ilişkiler kurmak istediğinde darbe yedi...Bu arada, CHP zihniyetinin hapse attığı Nazim Hikmeti hapisten çıkaran da Merhum Menderesti...

ali açıköz 
 03.01.2013 21:21
Cevap :
Sayın Ali bey; Öncelikle yazıyı okuyup, doğruluğu yanlışlığı bir yana, inandığınız ve esası hakikatten yoksun düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Hakikati kendinden menkul, yanılsamalı bilgilerle de olsa yazdıklarımı eleştirmeye yeltenmenize, eleştiri hakkını kullanmanıza herhengi bir şey diyemem. Ama her eleştiri, asgari nezaket sınırlarına uygun olmalıdır. Aksi halde, kendinizi muarızınızın insafına terk eylersiniz. Öte yandan, Menderes'in, ABD emperyalizmle olan ilişkileri, son dönemde kendisine "topal ördek" muamelesi yapıldığını fark ettiği andan sonra, "denize düşen yılana sarılır" misali SSCB'nin kollarında sığınak arama ya da SSCB kartıyla kendine manevra arama girişimleriyle açıklanamaz. Bundan dolayı, Menderes'in son dönemdeki manevrasına sığınıp, ne gerçekliğin hakikati gölgelenmeye çalışılmalı ne de ABD emperyalizminin yeşil dolarcıklarıyla devşirilen "Komünizmle Mücadele Dernekleri"nin 'bülbül'leri aklanmaya çalışılmalıdır. Saygılarımla...   04.01.2013 17:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 455
Kayıt tarihi
: 21.12.12
 
 

İzmirliyim ve görevim gereği Ankara'da yaşıyorum. Psikoloji ve felsefe eğitimi aldım. Psikoloji v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster