Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '21

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
40
 

Başı Kesilmiş Tavuk

Yaptığım işi anlatan en güzel başlık. Ya da yapamadığım işi, işleri. boynumdan kanlar akarken ordan oraya koşturup aslında çok da uzun sürmeden birazdan, hemencecik hatta belki bir duvara çarparak öleceğini bilmek gibi bir şey. Kendini değersiz hissetmek, aslında değersiz hissettirilmek. Hatta bunu tam bir çapulcu ağzıyla, sokak ağzıyla, ya da alttan alttan fitne fesat yapmak. 

Ayyy içim boşalsın diye yazıyorum, içim şişiyor yazarken.Konsept morning pages ya. Bir konusu olması giriş gelişme sonucu olması bile gerekmiyor yazdıklarımın. Aslında bunları birileri okusun, yorumlasın diye de yazmıyorum. Tek anlamıyla içmi boşaltmak için yazıyorum. İçini boşaltmanın farklı yöntemleri var. Ağlamak da bunlardan biri. Bugün iki toplantı arasında nefes alabilecğim 20 dk lık aramda ağladım ağladım ağladım. gururdan, sevinçten, üzüntüden, korkudan. Herşey karmakarışık ortada.

Hayata bak. Biz böyle bir hayatı yaşamak için mi geldik dünyaya? Annelerimiz babalarımız da böyle mi yaşadı, biz küçükken farketmedik mi? Sabah erkenden kalk, cocukların kahvaltılarını hazırla, sofrayı topla,işe git, çalış çalış çalış, işde geril, tartış, bir lokma yemek yiyecek vaktin bile olmasın, vaktin olsa da iştahın olmasın, koş koş koş eve gel. Ev ahalisi gelmeye başlasın ya da gelmiş olsun senden önce. Sordukları ilk şey akşam yemeğinde ne var olsun. Daha üstünü bile değiştirmeden belki mutfağa gir, yemek pişir,1 saatte hazırladığın yemeği, 15 dkikada ye. Cocuklar afiyet olsun deyip kalkıp gitsin odalarına ders çalışacağız bahanesiyle. Külliyen yalan. Netflix de film izleyecekler, olmadı Play station, ya da instegramda dolanırlar belki, faydalı birşey yapıyorlarsa ne ala. Tiktok ta saçma sapan videolar bile yüklüyor olabilirler yani. 

Onlar sıvıştıkları gibi sen dogru sofrayı topla, bulaşıkları yıka, ertesi güne hazırlan, yok ne pişircem, yok kahvaltı bilmemnesi. Sonra bir ara salonda otur. Azıcık zamanın içinde bir kadeh birşey koy kendine, içerken bu yazıyı yaz hatta morning pages diye. Ne alakası varsa morning pages ile. Bildigin evening pages işte bu. Neyse. Yarın sabahki toplantılarına bak evden kaçta çıkacağını planla, yıkadığın çamaşırları katla,yerleştir, eğer şansın varsa ve uykun glemiyorsa bir kaç sayfa kitap oku. Yatağa git. Kocan sevişmek istesin, bir de onunla seviş. Kendini ona dokunduğun her anda yi hisset. Yalnız olmadığını, güvende olduğunu, mutlu olduğunu, sağlıklı olduğunu. Sonra uyu. Sonra sabah olsun. Sabah erkenden kalk, çocukların kahvaltılarını hazırla, sofrayı topla işe git...

Bu mu hayat? Aldığın maaşın, giderlerine yetmediği, maaş yatar yatmaz borçları kapatıp ayın sonuna kadar harcamaları biraz daha kısman gerektiğini düşünüp üzül. Yine de şükret içinde bulunduğun duruma. Ya işsiz kalsaydın. Ya işin olmasaydı. Ya hasta olsaydın. Hem hasta hem işsiz kalsaydın?

Ne güzel eğitilmişiz? 

Bu arada Ali, sana hiç değer vermiyorum. ağzından çıkan hiçbir kelimenin bir önemi yok benim için. Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Kendini küçük dağların yaratıcısı sanan arkadaş... Gölge etme başka ihsan eylemez.

Saygıyla...

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 34
Kayıt tarihi
: 14.11.21
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster