Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '15

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
13
 

Basın özgürlüğü üzerine!

Basın özgürlüğü üzerine!
 

Avrupalı, 17. yüzyılın başlarında günümüz anlamında basınla tanışırken, bizler onlardan 200 yıl sonra gazeteyle muhatap olmuşuz.

İlk neşriyatımız ise, Padişah II Mahmut’un emriyle yayın hayatına başlayan Takvim’i Vakayi gazetesidir.

Gazetenin içeriği, o günkü devlet icraatlarını ve yapılan ıslahat hareketlerini yabacı ülkelere ve halka duyurmakla sınırlı imiş.

Bu neşriyat, yaklaşık 10 yıl süreyle ülkenin tek yayın organı ve sarayın resmi gazetesi işlevini yerine getirmiştir.

Sonra, ülkemizde İngiliz asıllı bir girişimcinin sermayesi ile 1840 yılında Cedide’yi Havadis adlı özel bir gazete yayın hayatına başlamış.

Ancak okuyucu desteğinden yeterince nasiplenemeyen bu neşriyat, kapanma tehlikesiyle yüzleşmiş!

Saray, gazeteyi maddi yönden destekleyerek, ayakta tutmaya çalışmış, ne yazık ki bu arada devletin yarı resmi yayın organına dönüşmüştür.

Gerçek anlamda ilk gazetemiz, Agah Efendi tarafında özel sermaye ile kurulan Tercüman’ı Ahval gazetesidir.

Sonraki süreçlerde ülke basını; toplumdaki sosyal, siyasal ve ekonomik dalgalanmalardan etkilenmiş, sıkıntılarla kör-topal günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.

Günümüzde ise basın, “siyaset-medya-ticaret” döngüsü içinde yol almaktadır. O nedenle büyük tirajlı basın kuruluşları sermayenin tekelindedir.

Her ne kadar BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde “basın özgürdür” denilmiş ise de, bu kararı tanımayan ülke sayısı hala çoğunlukta.

Yaklaşık 22 yıldır “3 Mayıs” günleri evrensel düzeyde, “Dünya Özgür Basın Günü” olarak kutlanmakta...

Ülkemizde de bu anlamlı günde çeşitli etkinliklerle “basın özgürlüğü” önemine dair farkındalık yaratılmaya çalışılmakta...

Ne yazık ki günümüzde, ülkedeki basın özgürlüğünden ziyade, basın yoluyla sermayeyi ve siyaseti ele geçirme serüveninden söz etmek daha manidar! 

Önceki gün, yeni bir “3 Mayıs’ı” geride bırakırken, özgür basın yönünden, mevcut basınımızın içinde bulunduğu durumun izaha ihtiyacı olduğunu sanmıyorum!

Başta iktidar olmak üzere, muhalefet ve büyük sermaye, gücü elinde tutmak veya ele geçirmek için basını acımasızca kullandığı, bir gerçek!

Kısaca basınımızın halini özetlersek; herkes kendi basınını yanına alarak, yol almaya ve önlerine çıkan engelleri, taraflı yayınlarla ortadan kaldırmaya çalışmakta...

Yıllardır, aynı amaçlar uğruna halkın haber alma özgürlüğü, kamu menfaati, kişisel hakların gizliliği gibi temel yaşam kuralları basın yoluyla, yerle bir edilmekte!

O nedenle bu gün, mevcut gerçekler ışığında, “3 Mayıs Dünya Özgür Basın Günü”nü daha da içtenlikle kutlamak,

Ve her fırsatta “özgür basının önemi” üzerinden durarak, toplumun basını sahiplenme bilincini yeniden harekete geçirmek gerekir!  

Bu duygu ve düşüncelerle geçen “3 Mayıs Dünya Özgür Basın Günü”nü kutluyor, yeniden evrensel boyutta, basının özgür olmasını diliyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 251
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 438
Kayıt tarihi
: 29.12.07
 
 

Emekli; Öğretmen, Yönetici ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster