Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '13

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
432
 

Basının metodolojisi, üç maymun

Basının metodolojisi, üç maymun
 

Basının metodolojisi


Bilmemek işitmemek ve konuşmamanın karşılığını üç maymun ile tanımlandığını biliyoruz. Genelde etliye ve sütlüye karışmamak, bana dokunmayan bin yıl yaşasın anlamına gelen üç maymunu oynamak deyimi neden bu üç maymuna atfedilmiştir? Olayın aslı ne şekildedir? Üç maymun hikâyesinin gerçeği nedir?

Üç maymunu oynamak deyiminin muhtemelen çıkış yeri Japonya’ya ait olan bir hikayeye dayanmaktadır. Peki, nedir bu hikaye?           

Bundan yıllar önce bir yerde mutluluk içinde yaşayan bir maymun krallığı ve aynı yerde bir de şeytan yaşarmış. Bu maymun ülkesinde bir inanç varmış şeytanı gören lanetlenir ve krallığa felakete götürürmüş. Bu krallıktan üç maymun ormanda bulundukları sırada şeytanla karşılaşırlar Maymunlardan biri şeytanı görmemek için gözünü kapatmış ama sesini duymuş, diğeri kulağını kapatmış ama şeytanı görmüş, üçüncü maymun ise hem sesini duymuş hem de görmüş ama kimseye söylememek için ağzını kapatmış ve hemen oradaki bir ağacın kavuğuna gizlenmişler. Olayı kimseye anlatmamak için birbirlerine söz vermişler. O günden sonra krallıklarının geleceği için bu üç maymun hep birlikte biri gözünü kapatarak, diğeri kulağını kapatarak üçüncüsü de ağzını kapatarak yaşamaya başlamışlar. İşte üç maymun hikâyesinin açıklaması budur.

Birde Hindistan’da anlatılan Üç maymun hikayesi vardır ki bu biraz daha farklıdır. Vadjra düşüncesi de denilen bu düşünceye göre: Vadjra adında Üç gözlü ve birçok eli bulunan bir tanrı’nın elleri ile gözünü, kulağını ve ağzını kapatmış vaziyette durduğu bununda insanların kötülüklere bulaşmaması anlamına geldiğine inanılan bir felsefedir.

Basın Enstitüsü Derneği, Gezi Parkı olaylarının başlamasından bu yana işini kaybeden basın çalışanlarıyla ilgili açıklama yaparak, Gezi protestolarındaki yaklaşımları nedeniyle gazetecilerin işlerinden olması eleştirilirken çok sayıda basın çalışanının polis tarafından hedef alındığı belirtildi. NTV Tarih, Gezi Parkı özel sayısını yayınlayamadan kapatılınca, genel yayın yönetmeni Gürsel Göncü istifa etti. TMSF'nin el koymasının ardından Akşam gazetesi genel yayın yönetmeni İsmail Küçükkaya, görevden alındı. Bu iki yayın organı ve bağlı oldukları grupların yanı sıra diğer birçok medya kuruluşunda da çok sayıda istifa ve işten çıkarma yaşandı.

Bu isimlerin bazıları yorumlarında hükümeti veya iktidarı yakın medyayı eleştirdiklerinden, bazıları Twitter’dan Gezi eylemcilerine destek verdikleri için, bazıları ise sadece “protestocularla selamlaşmak” gibi nedenlerle işlerinden oldular.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın listesine göre NTV’den Murat Toklucu, Burcu Doğan, Onur Yazıcıoğlu, Mehmet Turgut, Ömer Faruk Aykar, Dilara Eldaş, Nilgün Balkaç, Çiğdem Anad ve Ergün Güven; NTVMSNC’den Özkan Güven ve Hasan Cömert; Doğuş Yayın Grubu’ndan Neyyire Özkan ve Cem Aydın; GQ’dan Mirgün Cabas; Sabah’tan Alper Bahçekapılı ve Erdal Erkasap; Kanal 24’ten Remziye Demirkol; Habertürk’ten Kutlu Esendemir; Yeni Şafak’tan Işın Eliçin; Artı 1’den Uğur Dündar, Haluk Şahin, Mustafa Hoş, Banu Güven, Özlem Gürses, Uğur Tutçuoğlu ve Ece Temelkuran; Akşam’dan Nihal Kemaloğlu, Banu Kurt, Süreyya Üstünel, Semra Kardeşoğlu, Deniz Ülke Arıboğan, Alaz Kuseyri; Milliyet’ten Necla Unutmaz ve Birsen Altuntaş; Halk TV’den Aydoğan Kılıç ve Vatan’dan Can Ataklı bu süreçte istifa etti.

Aynı listeye göre bu süreçte işten çıkarılan gazeteciler şöyle:  Sabah’ta ombudsman Yavuz Baydar’ın yanısıra Tuluhan Tekelioğlu, Elçin Yahşi, Şirin Sever ve Bilge Eser, Akşam’da Nergis Bozkurt, Tuğçe Tatari, Hüsnü Mahalli, Özlem Akarsu Çelik, Gürkan Hacır ve Sevim Gözay; İHA’da Diren Selimoğlu, Bursa Olay’da Berhan Soner, Yeni Şafak’ta Kürşat Bumin, A.A’da Serkan Yücel Aydın, Esquire’da Uluç Özcü, Kanaltürk’te Serkut Bozkurt, Artı 1’de Tuncay Mollaveisoğlu, Beyaz TV’de Çağru Ulu ve İstanbul Valiliği’nde muhabirlik yapan Metin Timur Tüfekçiler.

Show TV’den ise kanala TMSF’nin el koymasının ardından şu isimler zorunlu izne çıkarıldı: Ali Kırca, Tuba Atav, Ayhan Bölükbaşı, Ozan Pezek, Nafiz Akyüz, Ediz Alıç, Funda Tuna Görey, Özgür Akbaş, Bülent Kördemirci, Mesut Gengeç, Haydaran Çelik, Özgür Uzun, Metin Karaaslan ve Hakan Kırboğa.

Basında bu kadar gazeteci işsiz kalmışken, onlarca gazeteci hapisteyken, yüzlerce gazeteci dava edilip mahkemeler önündeyken, gazeteciler adına Basın İlan Kurumunun 24 Temmuzda Basın bayramını kutluyor olması ve kimi gazetecilerin buna cani gönülden destek vermesi, yöntem olarak üç maymun metodolojisini kullanmak demek değil midir?

Nizamettin BİBER

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne ayıp birşey,insanlarımız utanmayı da artık ayıptan saymıyor.Yazıklar olsun.Hangi basın bayramıymış bu?Dediğiniz gibi,Nizamettin bey kardeşim,aynen "üç maymun metodolojisi".Elinize sağlık,gerçeklerin gözden kaçmaması gerekir.Saygılar...

Abbas Oğuz 
 01.08.2013 21:54
Cevap :
Merhaba Abbas Kardeşim, Maalesef ki gerçekler gözüne içine girdiği halde olmayan aklı ile red ediyor tüm bunları yrdumun insanı. Ümit ediyoruz ki her şey daha rasyonele evrilir. Teşekkürler selam ve sevgiler.  02.08.2013 10:31
 

Sayın Nisamettin Bey; bu hikayenin üzerine söylenecek tek bir şey var: "Kendi düşen ağlamaz!"

Erdal Ceyhan 
 01.08.2013 21:42
Cevap :
Erdal Hocam, toplumun en örgütlü ve duyarlı eğitimli kesimi bu haldeyken gerisini düşünmeye gerek yok sanırım evet insanlar biraz kendine bakmalı duyarsızlıklarını kenara atıp mücadele etmeli. Teşekkürler selam ve saygılar.  02.08.2013 10:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 832
Toplam yorum
: 3629
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2539
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster