Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2038
 

Basit bir kadınım!

Basit bir kadınım!
 

Kaynak:İnternet


Evet, evet! Doğru okudunuz, basit, hem de pek basit bir kadınım!

Ne yapayım, beceremedim, başka türlü olmayı…

Kendimi bildim bileli arkama yaslanarak oturamadım, arkama yaslanıp da bacak bacak üstüne atıp da, saçlarımı şöyle bir savuramadım!

Koltuğun ucuna iliştim, hep, bir elimi çeneme destek tuttum, niyeyse, saçlarımı kulaklarımın arkasına sıkıştırarak konuştum…

******

Anlaşılmaz olmayı sevemedim bir türlü; oysa anlayamadıklarına saygı duyan bir toplum içindeyiz, bilinmeyenleri önemseyen…

Tumturaklı konuşan, yazanlar vardır mesela, dinleyenler, okuyanlar doğru düzgün anlamazlar lakin pek bilgili, pek değerli bulurlar.

Oysa basitlik güzel bir şeydir…

Yani, bana göre, tabii ki!

******

“Basit” kelimesi “vasıfsız” anlamında da kullanılıyor, “basit kadın” denirken “kolay elde edilen kadın” olarak da anlaşılıyor, “karmaşık olmayan” demek istenilen hali nedense insan için değil de bir çizim, bir problem, mekanizma söz konusu olduğunda ilk etapta çağrışım yapıyor.

Neden böyle dersek?

Çoğunluk basit olmak istemiyor, çoğunluğa göre de toplumsal algılama belirleniyor desem…

******

Garip bir karmaşa, elbet…

Şöyle örneklemeye çalışsam: Bir konuyu çok iyi bilen biri ancak o konuyu en anlaşılabilir, en basit hale indirebilir, başka türlüsü mümkün değildir!

Mesela, ezber yapılan hiçbir şey beyin süzgecinden geçmediğinden irdelenip de, öze, yani basite indirgenemez.

Bir şeyin özetini çıkarabilmeniz için o konuya tümüyle hakim olmanız gerekir; anlayacaksınız, anlaşılır kılacak basit ve kısa hale getireceksiniz…

Eee, bu bir emek, donanım gerektirir, elbet!

Ayrıca, bildiğinizi paylaşma isteği içinde olmanız da gerek! Burası da pek mühimdir!

Bazı topluluklar içinde şudur, budur gibi paylaşımlar değildir demek istediğim; gerçekten bildiklerini öğretmek isteyip, istememektir irdelediğim!

Öğretir gibi yapıp da hiçbir şey öğretmeyenler, öğretemeyenler vardır!

Öğretemeyenler zaten öğrenmemiş olduklarından dolayı lafı evirip çevirme sanatını icra etmektedirler; öğretmeyenler ise bencilce duygu ve düşüncelerinden, ince hesaplarından dolayı öğretmeyi yeğlemeyenlerdir!

Mesela, bir çalışma ortamında bilgi paylaşımı içinde olmak istemeyen kişiler vardır; dertleri vazgeçilmez olmaktır! Yani, birilerine bir şeyler öğretirse, yarın öbür gün işinden atılacağı korkusu taşımaktadır!

Bilse de öğretmez, bile bile…

******

Basit yaşamayı tercih eden insanlar bu gerçeklerin farkındadırlar lakin bir parçası olmayı bilinçli olarak reddederler; mesela, yalan söylemek birçok kişi için kurtuluş yoludur, basit yaşamayı tercih eden insan içinse anlamsız bir hamallıktır!

Aklında tut, vicdan muhasebeni yap, kişilik muhaseben ayrı bir dert, oooo, zor iş vallaha!

Onun yerine gerçeği söyleyip geçmek en kolayı…

******

İnsanlar önemsenmek isterler, önemsenmek için de türlü yollar serilir önlerine; tercih kişilerin donanımı, özgüveni, kişilikleri ile ilintilidir.

Yoksa, en kolay yollar pek ala mevcuttur: Şöyle uzak duracak, üç-beş laf edecek, o üç-beş lafın da en azından üçü yabancı kelime olacak!

Başınız dik, göğsünüz önde olacak!

İçiniz gitse de karşı tarafa belli edilmeyecek!

Aşkından ölseniz de, bakışlarınız umursamıyor olacak!...

Komik ama gerçek!

Vallaha, yapın bunu, karşı taraf ayaklarınıza kapanmazsa ne olayım!

******

Sonrası?

İnsanız, duygularımız, dürtülerimiz var; hep rol kesecek gücümüz, isteğimiz de olmayacak!

O gün geldiğinde biz, biz olarak kabul edilmenin özlemini duyacağız; zira pek çok yorulacağız!...

******

Basit olmak, basit yaşamak, basit davranmak; yani en saf halinle, en olduğun gibi, en istediğin gibi…

Bu halinle yanında olan arkadaşlar, dostlar, sevgili, eş hayatına ancak renk katar; diğerleri acımadan üstünden, belki de, prim toplar!

Yani… Toplumsal yaptırımlar şu an için basit olmayı engelliyor; zira basitlik ucuzluk, kolaylık olarak algılanıyor ve prim yapmıyor!

Acayip bir durumdur: İtalyan ve Yunanlılar ile çalıştım, “Türk gibi değilsin” dendi, çalışma ve davranış standardımdan söz edilirken çoğu kere, alkışlanarak; Türk yöneticiler için fazla “basittim”; zira “Bakın, şu, bu görevleri de üstlenebilirim, yeterince boş zamanım var, üstelik de donanımımdan faydalanın!’ dediğim için gülünüp, geçilmiştim!

******

Net olmak, bildiğini öğretmeye çalışmak, anlaşılır hale kılmak basitlik bu memlekette; diğerleri alkışlarken bizler kendimizi anlatma derdindeyiz!

Oysa… Karmaşık bir bilgiyi basite, yani, bilgisi olmayan tüm vatandaşların anlayabileceği bir şekle indirgeme ciddi bir birikim, ciddi bir misyondur; lakin sorarım size: basit olmayı kaç kişi tercih eder, basit olmaktan utanmayan kaç kişi vardır ve anlaşılır bulduğu kişilere saygı duyan kaç kişi vardır?

Yani… Basitlik eşittir ucuzluk yanılsaması oldukça daha çok masal dinleyecektir bu halk!

Masal anlatmamakta direnenler ise büyük bir olasılıkla alkışlanmayacaklardır!

Eeee… Toplum masal istiyor, öyle basit gerçekler kesmiyor!

******

Masallardan vazgeçeli çok zaman oldu, basitliğimden gurur duyuyorum diyenlere selam olsun; diyemeyenlere de akıl, bilinç ve gönül yolu açık olsun!...

Basit, pek basit bir kadından, basit bir izdüşümü olarak algılansın…

Yoksa… Koltuğa arkamı yaslayıp da, saçlarımı şöyle bir savursam, kaşlarımı da az biraz çatsam ve elimin işaret parmağını üstünüze doğru uzatsam…

“Ben diyorum ki!” desem, “Siz osunuz, busunuz!” diye itham etsem…

Laflarımın arasına pek iyi bildiğim İngilizce’den kelimeler döşensem…

Çok daha önemsenirim, vallaha, biliyorum; ama derdim önemsenmekten öte bir şeyler anlatmaktır; dilim, aklım yettiğince…

Becerebildiğim kadar basite indirgeyebildikçe…

Eee… Herkesin yaşam içinde bir tercihi var; kimi zengin olmak ister, kimi estetik güzeli… Kiminin ailesi önemlidir, kiminin misyonu vardır…

Kiminin ise birkaç karpuzu bir koltuğa sıkıştırma isteği vardır; ehh, o zaman en kolay yol en basit olma durumudur!

Laf olsun diye saygı duyanların da bir anlamı kalmıyor zaten, bu merhalede…

Neyse…

Basit bir kadınım neticede…

Ohh be!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yalın, arı duru bir insansın... Bu özelliklerin farklı ve sevimli kılıyor... Sevgiler.

Ayten Dirier 
 27.12.2010 16:54
Cevap :
:) Teşekkürler Ayten Hanım... Çok selam ve sevgiler...  29.12.2010 13:54
 

"Sadelik" anlamı taşıyan "basit"i, kendi ruhları gibi "bayağı" olarak algılayan akbabaları şair Ahmed Arif şöyle tanımlar: "Bunlar, engerekler ve çıyanlardır..." Kendi zehirlerinde boğulur, bu çıyanlar!

Eray Ergün 
 27.12.2010 2:43
Cevap :
Ahh Ahmed Arif... Boşuna yazmadı elbet o şiirleri... Çok selam ve sevgilerimle Eray Bey...  29.12.2010 13:53
 

Evet; basit bir kadınsınız!(Ki bunu satırlarınızdan anlamak mümkün zaten) Ne mutlu size:) Kutlarım efendim:)

Ümit Culduz  
 26.12.2010 0:52
Cevap :
Öyleyimdir Ümit Bey, gerçi herkesin basitlik algılaması farklıdır; istenildiği kadar anlatılsın, yazılsın, kişi ancak donanımı ölçüsünde anlar! Mesela, iyi niyeti kötü niyetli birine ne yaparsanız yapın anlatamazsınız; kodlarında olmayan bir şeyi nasıl anlasın? Neyse... Selamlar, sevgiler...  26.12.2010 2:08
 

... bir diğerine ya da diğerlerine tanıtmaya çalışırken: "ÇOK SAF," dediğinizde, karşı taraf onu aptal olarak algılıyorsa, dünya basitlerle dolmuş demektir değerli yazar arkadaşım. Tanıttığınız insan SAF SU KADAR SAFTIR. Tanımak isteyenler ise 'çağın türüdür'. Mükemmel bir anlatımdı. Paylaşım için teşekkürler, saygı öncelikli sevgiler.

Yüksel ÖNAÇAN 
 26.12.2010 0:48
Cevap :
:) Ben teşekkür ederim! Çok selam ve sevgiler...  29.12.2010 13:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1302
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster