Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '10

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
663
 

Başka Bir Aşk Hikayesi

Başka Bir Aşk Hikayesi
 

Aşk bir yalan üzerine kurulabilir mi? Belki. Peki gerçeğin bedelini en çok kim öder? O yalanı söyleyen mi, o yalana inanan mı, o yalanla yeniden hayat bulan mı, o yalana şahit olan mı, yoksa o yalan yüzünden dışarıda bırakılan mı?

O, Sebastian değildi. Olamazdı da zaten. Ama bunu o an için, hastane koridorunda karşılaştığı ve kızlarının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle şokta olan aileye söyleyemedi. Ne de olsa kazaya o neden olmuştu ve üstelik kızın durumu da ağırdı. Aile ise yoğun bakımda yatan kızlarını ziyarete gelen bu adamı, yani Jonah’ı, kızlarının erkek arkadaşı Sebastian sandı. Julia’nın Sebastian’ı. Jonah kendi dışında ve ani gelişen bu sürece, vicdan azabı, şaşkınlık, endişe ve korkunun karışımıyla ses çıkar/a/madı. Kısa bir süreliğine diye geçirdi içinden, ortalık yatışana kadar, Julia iyileşene kadar mesela, ne kaybederdi ki? Ve onlar için Sebastian olarak kaldı.

Bir kazayla gözünü açtı bu yalan. Vicdan azabıyla kendini buldu, korku ve endişeyle büyüdü yavaş yavaş. Ve çok da zorlanmadan, hatta en çok da sahibinin inancıyla tam da hayatın ortasında, kendisine iyi bir yer buldu. Biri söyledi, biri inandı. Bir başkası şahit oldu, bir başkası bu yalanla hayat buldu. Bir diğeri ise bu yalan yüzünden dışarda bırakıldı. Gerçek hep gölgede kaldı, hep bir sonraya ertelendi. Yaşanan hayat sorgulandı, gizem ve tutku cazip yönünü gösterdi. Ve nihayet aşk bulaştı bu yalana. Aşk, yalanı meşrulaştırıp başka başka hallerde gösterdi. Hayat bir anda yalanın ta kendisi oldu.

O, Sebastian değildi. Olamazdı da zaten. O Jonah’tı çünkü. Eşi ve iki çocuğuyla yaşayan, farklı ülkeleri gezme hayalleri kuran, yaşamdan çok ölümün ilk hallerini fotoğraflayan kendi halinde, adli tıp fotoğrafçısı, sıradan bir adam. Bir gün bir kaza yüzünden, bir yalan söyledi. Ve bu yalanın uzantısında, bir süre sonra kendi gerçeğini kaybettiği için Sebastian olarak kaldı. Oysa onun bilmediği gerçek öyle büyük ve ağırdı ki, aşk bile temize çıkarama/z/dı yaşananları. Çıkaramadı da zaten. Belki de bu yüzden ölürken bile Jonah değil, hala Sebastian’dı.

Aşk bir yalan üzerine kurulabilir mi? Elbette. Peki gerçeğin bedelini en çok kim öder? O yalanı söyleyen mi, o yalana inanan mı, o yalanla yeniden hayat bulan mı, o yalana şahit olan mı, yoksa o yalan yüzünden dışarıda bırakılan mı?

*Bu yazı “Just Another Love Story” filminin ardından yazılmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir haber okudum, çok şaşırdım, başlık koca puntolarla yazılımış "HAYATI YALAN" öyle bir hikayeydi ki, insana pes dedirtecek şekilde, iki çocuklu ama depremde kimsesiz kaldım diye kendini bir ailenin yanına sokmuş, ailenin çevresinde bekarım diye kızının kimliğiyle evlenmiş, oğluna da evlendiği adamın evini üstüne geçirtmiş daha neler neler:)) yalan bi yerde patlıyor, sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 17.01.2010 22:31
Cevap :
biliyorum ben de okudum o haberi. klasik lafımız vardır ya yalancının mumu yatsıya kadar yanar diye elbet bir gün gerçeğe açar insan gözlerini ama o güne kadar bu yalan yüzünden kiim bilir kaç kişi bedel öder...  21.01.2010 9:51
 

aşk bir yalan üzerine kurulabilir belki de.. ama bedeli de ağır ödenir bunun sonucunda herkesce.. akşam telefon bu film yüzünden mi açılmadı yoğsam:) heyecanlı bir film oldugu kesin.. zuzu'mu bekliyorum:))

sema öztürk 
 15.01.2010 13:18
Cevap :
hem de herkesce ödenir bu bedel ne yazık ki...  21.01.2010 9:50
 

İnana çeker. Çünkü yalan üzerine kurulmuş aslında gerçek olmayan. ama o bunu bilmediğinden yalan hayale inanmakla hiç kendinin olmayan hayatı ile baş başa kalır.

Güher 
 15.01.2010 13:01
Cevap :
yalan herkesin ona bir şekilde bulaşan herkesin hayatını değiştiriyor elbet. ama kimin hayatında daha etkili oluyor işte bu belki de duruma, yaşanana göre değişiyor kim bilir...  21.01.2010 9:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 962
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster