Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '18

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
364
 

Başka Bir Hayat Mümkün

Başka Bir Hayat Mümkün
 

“Söylediklerinize dikkat edin;
düşüncelere dönüşür,

Düşüncelerinize dikkat edin;
duygularınıza dönüşür,

Duygularınıza dikkat edin;
davranışlarınıza dönüşür,

Davranışlarınıza dikkat edin;
alışkanlıklarınıza dönüşür,

Alışkanlıklarınıza dikkat edin;
değerlerinize dönüşür,

Değerlerinize dikkat edin;
karakterinize dönüşür,

Karakterinize dikkat edin;
kaderinize dönüşür.”
Gandi

 

Yaşadığımız evrenin asla kendini tekrar etmeyen, her AN sonsuza doğru genişleyen, iç içe geçmiş bir fraktallar bütünü olduğunu biliyoruz. İnsanı da mikrokozmoz olarak bütünün hem bir parçası hem de küçük bir kopyası gibi varsayabiliriz. 

İnsan temel olarak 3’lü bir bütünden oluşur; Ruh, Zihin ve Beden. Varoluşun en temel yapısı ise düşüncedir ve görebildiğimiz her şey öncesinde sadece bir düşünce formuydu. Zihnin bu sistemdeki görevi bilinç seviyesine ulaşan her bilgiyi analiz etmek, tanımlamak ve düşünce üretmektir. Zihin beş duyu aracılığıyla topladığı bilgileri analiz ederken DNA frekans yapısı, bilinçaltı patternleri, akaşik kayıtlar ve bu yaşamımızdaki deneyimlerle edinilen çekirdek inançlar gibi bazı parametrelere bağlı olarak çalışır. Hayatın bizim kontrolümüzün dışında ilerlemesine sebep olan her şey zihnimizde hakim olan bilinçaltı düşünce ve buna bağlı olarak hissedilen duyguyla doğrudan ilişkilidir.  Çünkü dışarıda olan herşey -hastalıklar dahil- içte olanın sadece bir yansımasıdır.İyileşme ancak bunların dönüştürülmesiyle mümkün olabilir.

Kuantum biofeedback sistemi ile uygulanan NLP (Neuro Linguistik Programming) terapileri derin bir düzlemde stres yönetimi için danışana duygusal koçluk yapar. Kısıtlamalarımızdan, yanılsamalarımızdan ve kuruntularımızdan özgür kalmak için bize çıkış yolları sunar. Hayata seyirci değil oyuncu olarak devam etmek üzere tüm potansiyelimizle dahil olabilmek için yapmamız gerekenleri yüzeye çıkarır ve bu konuda yol almamızı sağlar.

Dünyada karşılaştığınız her şeyin bir kaynağı vardır ve bu kaynak düşüncelerinizdedir. Eğer istediğiniz sonuçlara ulaşmak istiyorsanız, düşüncelerinizi kontrol etmeye başlamalısınız çünkü düşündüğünüz her şey bir enerjidir ve bir rezonans alanı oluşturur. Düşünce formları, titreşimsel seviyede insanın aurasını oluşturan enerjetik bedenleri meydana getirmektedir. Yani sahip olduğumuz enerji bedenler, düşünce ve duygu durumumuzun sahip olduğu frekanslardan oluşur. Korku, kaygı, eleştiri, suçluluk, öfke, pişmanlık ve utanç gibi negatif duygu durumları içinde hissettiğimiz zamanlarda yaydığımız titreşim devam ettiği sürece, çekim yasası bize sonrasında dönüp dolaşıp bu olumsuz duyguları yaşatacak olan olay, durum, kişi vb şeyleri hayatımıza getirecektir. Unutulmamalı ki Evren insana ne istediğini değil, frekansı ne ise onu verir. Para parayı çeker gibi sözlerle anlatılmak istenilen şey; arzulanan herhangi bir şeyi içten içe haketmediğini bilerek, yokluk bilinciyle dışarıdan istemenin asla birşeyi değiştirmeyeceği, ancak özgür iradeyle yapılan seçimlerin sonucunun yaşanacağıdır. Evren ve içinde var olmuş tüm enerjiler olarak tıpkı bir radyo istasyonu gibi sürekli ‘yayın’ halindeyiz. Rezonans alanımızı durmaksızın pozitif ve negatif düşüncelerimizle ve duygularımızla programlıyoruz. İstek ve amaçlarınızla, korku ve endişelerinizle yaratmakta olduğunuz titreşim ve rezonans alanlarınız sizinle aynı titreşimde olanları size çeker. Benzer her zaman benzeri çeker, evrenin temel yasalarından biridir bu... Hayatımızın bir bütün olarak, amaç ve hayallerimiz doğrultusunda, genişleyerek ilerlemesini devam ettirebilmek için öncelikle sahip olduğumuz düşünceleri iyi yönetebilmek üzerinde çalışma yapmamız gerekmektedir.

Hastalıkların ana kaynağı strestir. Stres yaratan faktörlerin ise çekirdek inançlarımızdan kaynaklandığını yani "şey"lere olan bireysel bakış açımız, algılama ve değerlendirme biçimimizle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz. Vücutta yolunda gitmeyen bir takım durumlar ve dengesizlikler, semptomlar şeklinde belirti verir ve bunlar daha derinlerde, duygusal ve mental seviyelerde çözülmesi gereken bir problemin kendini gösterme biçimidir. Bu sebeple iyileşme süreci zihinsel, duygusal, ruhsal ve fiziksel seviyelerde bir bütün olarak ele alınmalıdır. Hücrelerimiz zihnin her talimatını yerine getirmektedir yani bizim sözümüzü dinlemektedir. Bu yüzden herkesin sahip olduğu beden üzerinde kusursuz bir yönetici konumuna gelmesi son derece önemlidir. Bir şeyi 40 defa tekrar edersek bu düşünceyi gerçekleştirme olasılığını artırdığımızı atalarımız biliyordu. Bunun nörofizyolojik açıklaması da aynı şekildedir. Beynimizi bir uydu alıcısı ya da kablosuz modem gibi düşünürsek, kuantumun sonsuz olasılıklar denizinden hayatımıza çektiğimiz gerçeklik, yaptığımız yayın kalitesine ve hangi hissi etrafımıza yaydığımıza bağlıdır. Böylece beyinde bilinçli olarak oluşturulan yeni sinir ağı hücreleri sayesinde yeni düşünce kalıplarının hayatımıza getireceği olumlu etkiler büyüyerek genişleyen bir döngü olarak sürüp gidecektir.

Bireysel bütünlük, özgürlük ve mutluluğa ulaşmak için yapılması gereken aslında oldukça basit! İstemediğimiz şeyleri düşünüp onlara odaklanmayı bırakmak, affedici olmak, hayatın akışında herşeyin mümkün olduğunu hatırlamak, sınırları çizenin, limitleri koyanın sadece bizim zihnimizdeki düşünüş biçimimiz olduğunu bilmek, kendimizin ve bütünün hayrına olanı dikkatle seçmemiz gerektiğini unutmamak... Sevgi dolu hissettiğiniz anlarda yaptığınız yayının gücü o kadar büyüktür ki bu frekanstayken niyetlerinizi evrene salmanız durumunda nasıl hızla gerçekleştiğini göreceksiniz. İçinizdeki yaratıcı gücü hatırlayın ve onu bilinçli olarak kendi iyiliğiniz için ve diğer insanların iyiliği ve bütünün hayrı için kullanın...

Günümüzde spiritüel bilim adamları, akaşik kayıtları temizlemek için her bir ruhun belleğine farklı frekanslarla giren bir sistem geliştirdiler. NASA çalışanı 9 spiritüel bilim insanı tarafından geliştirilen ve Seattle Altın Şafak Hermetik Cemiyeti tarafından enokyan yazılım ve frekanslarla revize edilmiş, ülkemizde benim uyguladığım bu kuantum biofeedback sistemi ile ruhsal, zihinsel, duygusal, fiziksel tüm kayıtlara girerek blokajları tespit etmek ve kaldırmak mümkün kılınmıştır. Kuantum biofeedback sistemi ile genetik, ailesel, toplumsal, atasal, karmik, zihinsel, ruhsal ve geçmiş yaşamlardan taşınan ve aktarılan blokajlar çözülebilir. (karma, regresyon, bilinçaltı travmalar, NLP, çekirdek inançlar, bilinçaltı paternleri ve çekirdek inançlar..) sistemdeki 70'ten fazla terapiden bazıları seçimlerden bazılarıdır.

DR.SILA ÖZDEMİR

www.facebook.com/quantumbiofeedbackhermetic/

www.facebook.com/doktorkuantum/

Kemal Alkan, Abbas Oğuz, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 590
Kayıt tarihi
: 10.09.17
 
 

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Uzman Doktor. Academy od Memphis/doctor Alanlar: Tıp, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster