Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '10

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1055
 

Başka Dilde Aşk/Zeynep'in Dilinden...

Başka Dilde Aşk/Zeynep'in Dilinden...
 

Uzaktı. Gökyüzü gibi. Görebildiğin ama dokunamadığın kadar uzak. Sözün olduğu zamanlardan kalma ya tüm bu med-cezirler. Oysa ne kadar saklamaya çalışırsan çalış en iyi sen biliyordun; içindeki bütün yaraların bir adı vardı...

Yorgunum. Hem de çok...Yüreğimde ucu açık cümlelerin izleri kalmış hep. Aklımda söylendiği halde duyulmayan, duyulduğu halde anlaşılmayan, anlaşıldığı halde anlatılmayanların ağırlığı... Devrik zamanlı cümlelerde gizliymiş bildiğim tüm özneler. Ve ben bunca zamandır kelimelere yüklemişim içimdeki koskoca bir hayatı. Anlamlarına sığınıp da her birinin, yaşıyorum sanmışım. Kendimi kandırmışım. Şaşkınlığım bu yüzden...

Korkuyorum. Hem de çok...Şimdi sen o kocaman sessizliğinle dikilirken karşımda, aşk kaybolup gidiverecek ellerimden diye tüm bu telaşım. Boğulup kalıverecek her şey dilin kelimesizliğinde. Kelimesiz olmak, çıplak kalmak gibi ve her şey kirleniverecek sanki başkalarının sözlerinde, gözlerinde...Yaşanmaz, yaşatılamaz olacak, başlamadan son bulacak. Varken yok olma çabam, yokken var etme sevdam, hep bir kararsızlık sonrası, hep bir saklı zaman...Bakma cevap bekleyen gözlerinle gözlerime. Acemiliğim bu yüzden...

Biliyorum. Bir gün çekip alacağım kendimi bu eşikten, siyah beyaz zamanları ardımda bırakarak. Kendi gözlerimin rengine inanacağım önce. Kendi sözümde koyacağım noktayı, sessizliğimle öğreneceğim yeniden konuşmayı. Kendimden bakacağım içimdeki hayata. Önce kendimi yaşayacağım. Geldim bak işte, yine kapındayım. Sessiz, kırgın ama artık kararlı. Hadi yeniden al beni içeriye. Al ve susalım. Susalım ve yaşayalım sil baştan. Başka dilde, başka aşkta...Aşk’la yaşayalım.

Hala orada olduğumu biliyorum, tam orada; yüreğinde. Hala burada olduğunu bildiğin gibi, tam burada; yüreğimde... Tüm bu yaşananlara inat, gelip de yüreğine sığınmam işte bu yüzden...

ZEYNEP’İN DİLİNDEN...

BAŞKA DİLDE AŞK

http://blog.milliyet.com.tr/Baska_Dilde_Ask_Onur_un_Dilinden___/Blog/?BlogNo=251478

http://blog.milliyet.com.tr/Baska_Dilde_Ask_Kamuran_in_Dilinden___/Blog/?BlogNo=259744

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Senin tüm bu edebi yorumunla filmi tekrar izlemek istiyorum:) Yüreğine sağlık.

tijence 
 18.09.2010 17:49
Cevap :
izledikten sonra yazar mısın sen de peki :)))  21.09.2010 13:09
 

çok güzel...yazınız o kadar etkileyici ki izlememiştim ama mutlaka izleyeceğim bu filmi...Yazdıklarınız genel olarak bana o kadar yakın ki filmi izledikten sonra benzer hislerle karışacağıma şüphem yok. Sevgilerimle...

Esin Nefes 
 16.09.2010 16:04
Cevap :
o zaman ben de senden filmi seyrettikten sonra bana tekrar yazmanı isteyeceğim :)) çok teşekkürler ve sevgiler :))  16.09.2010 17:56
 

Bu yazınızı okuduktan sonra diğer iki yazınızı da okudum. Herbiri karanlık bir kuyuya atılan paha biçilmez taşlar gibi. Duyarlıklı ve edebi olmuş hepsi. Filmi özgün bir kurguyla yorumlamış, sinemayla edebiyatı kaynaştırmışsınız. Tebrik ederim.

Pınar Güner  
 16.09.2010 14:21
Cevap :
filmi izledikten sonra birkaç gün boyunca içimden bu üç karakteri sürekli birbiriyle konuşturduğumu fark ettim ve sonra da bu konuşmalar kaleme kağıda döküldü işte...aşk her kişide ve her dilde farklı değil midir ne de olsa özünde aşk olan kelimeler bu üç karakterde bu şekilde konuştular bende :)) çok teşekkürler güzel sözleriniz için. sinema ve edebiyat yazan bir kalem tarafından beğenilmek çok mutlu etti beni. sevgiler ve tekrar teşekkürler :)))  16.09.2010 15:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 963
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster