Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
454
 

Başkaldıran Adam 100 Yaşında

Başkaldıran Adam 100 Yaşında
 

 Üniversite yıllarında sular seller gibi Sartre okurken, bir arkadaşımın Albert Camus’nun kitaplarını tavsiye etmesiyle tanıştım onunla. Hayatımın anlamını sorguladığım, o devrin siyasi ortamındaki yaşam koşullarından bunaldığım dönemde, Camus bana tabir yerindeyse ilaç gibi gelmişti.

Hayata bir anlam yükleme ısrarımın ne kadar gereksiz bir çaba olduğunu öğrendiğimde, dünyaya Sisifos’un gözünden bakmaya başlamıştım. Sanırım bugünkü Epiküryen düşüncemin tohumları da o yıllarda Sisifos’un “Umutsuzluğun içindeki umudu” yakalamasıyla atılmıştı. Hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğrenmiştim. Ölüme soğuk bakmayı ve başkaldırmayı da!

Camus ise bunu uzun yıllar önce babasının mezarı başında öğrenmişti. 1957 yılında, “ insanın yaşadığı vicdani sorunlara getirdiği aydınlık” nedeniyle Nobel ödülü alan  Camus, yirmi dokuz yaşında ölen babasının mezarı başında şöyle düşünüyordu: “Varoluş, oğlu babasından daha yaşlı hale getiriyorsa, hayatta bir düzenden söz edilemez.” Camus tam da burada dünyanın düzenine başkaldırmaya başlamıştır artık.

Dünyayı akla aykırı olarak gören ve insan bilinci ile dünya arasındaki kopuşu “Saçma” olarak nitelendiren Camus, ölümle birlikte her şeyin sona ereceğini bilerek umutsuzluğun değil, yaşama sevincinin seçilmesini savunur. Yani başkaldırı bir bilinçlenme durumudur. Burada onun felsefeye yaptığı en büyük katkı, insanların kendilerine anlamsızlıktan başka bir şey vermeyen bir dünyada anlam aramanın “saçma” olduğu fikridir.

Ve elbette önemli olan “saçma”yı ortadan kaldırmak değil, ona meydan okumaktır. Yaşam tüm anlamsızlığına rağmen yaşanmalıdır. Bu bağlamda başkaldırı, bireyin temel bir insan hakkı olan yaşama hakkını öne çıkarır. Yaşama hakkını savunabilmesi içinse insanın başkaldırmasını bilmesi gerekir.

Camus’ya göre başkaldırı, adalet ve özgürlüğü başdaştırabilmekte yatar ve bu hiçbir zaman  sınırsız özgürlük istemi değildir. Aksine özgürlüğün sınırları olsun ister ve bu sınır da her insanın başkaldırı gücüdür.

Onun bu başkaldırı düşüncesi herkesi içine alan, ölçülü, sınırlı, özgürlüğe dayalı, ölüme ve öldürmeye karşı, bütün insanlar için iyilik isteyen bir düşüncedir. Başkaldırmada umut, dayanışma ve yaşamı sevme vardır.

İki Dünya Savaşı sonrasında nesneleştirilen, yaşama hakkı kısıtlanan ve insani değerleri düşürülen insandan yola çıkarak, ona yeniden hak ettiği yeri kazandırma çabasıyla, “Çağının vicdanı ve tanığı” olarak nitelendirilen Camus’nun fikirleri bugün hala canlılığını ve geçerliliğini koruyor.

Üzülerek görüyoruz ki, felsefesindeki “saçma” onun peşini bırakmamış ve 1960  yılının Kasım ayında henüz kırk yedi yaşındayken saçma bir trafik kazasında hayata veda etmiştir.

Acaba, Camus böylelikle bize başkaldıramayacağımız tek gerçeğin ölüm olduğunu göstermek  mi istemiştir?  Bunu asla bilemeyeceğiz…

Kaynak:

Albert Camus/ Başkaldıran İnsan/ çev. Tahsin Yücel / Can yay.

Ali Osman Gündoğan/ Albert Camus ve Başkaldırma Felsefesi / Birey yay.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Duruyorum, önce beni, sonra bu yaşadıklarımızı anlamak, bir yere koymak için duruyorum ve durduğum yerden, sağlam olduğunu düşünerek, soruyorum, sadece soruyorum. Saygı ve sevgilerimle...

Şahin Yamaner 
 15.11.2013 16:08
Cevap :
Umarım yanıt bulabiliyorsunuzdur... Ben yanıtlarımı hala bulabilmiş değilim de! Ziyaretiniz ve paylaşımınız için çok teşekkürler.  15.11.2013 16:47
 

:) en çok da defterlerini merak ediyorum. Satre'la gizli rekabette oluşlarını biliyorum bir de:)Adını bu kadar çok duyup da doğru dürüst tanışamadığım yazar eline sağlık.

Ruksan İLDAN 
 13.11.2013 13:12
Cevap :
Sevgili Ruksan,Camus felsefesiyle diğer başucu yazarlarımdan bir adım önde durur. Nietzsche'yle başladığım felsefe okumalarına sartre ile devam ederken birden karşımda Camus'yu buldum.Camus bir anlamda benim yol arkadaşım oldu. Kitapları eline geçerse oku derim. Sevgiyle.  13.11.2013 20:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 230
Toplam yorum
: 1822
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1994
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster