Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
384
 

Başkasının acısı kapınızda nöbet bekler

Başkasının acısı kapınızda nöbet bekler
 

Herkes kılıçlarını bilemiş, vatan elden gidiyor nidalarıyla. Vatanseverlik, faşizme evriliyor, kimseden çıt yok. Hep aynı söylemler:”Bizim milliyetçilikte ırkçılık yoktur.” Bu nasıl bir milliyetçilik anlamış değilim. Türk olanlar dışında kalanlar için neler söyleniyor neler. İstanbul’a Kürtler alınmasın, Kürtlere kız verilmesin, yemeği yenilmesin vs vs. Müslümanlığı da dışlayan buduncu, muduncu envai çeşit dernek kurulmuş durumda. Tamamı soy milliyetçiliğine dayanıyor. Zaten ‘milliyetçi’ kelimesi bir milleti kastediyor, o zaman nasıl bütün kültürel mirasa sahip çıkabilir bu anlayış. Çıkıp diyorlar ki, biz bütün değerleri sahipleniyoruz ama Kürtçe’nin öğretilmesi ülkeyi böler. Bütün bu değerler için de Kürtler yok mu? Varsa eğer, Kürtçe’nin seçmeli de olsa okutulmasında nasıl bir sıkıntı var? İngilizce, İspanyolca, hatta pagan diller olan Hititoloji, Sümeroloji bile üniversitelerde okutulunca bir şey olmuyor ama, bu topraklarda yaşayan bir dilin öğretilmesi suç oluyor.

Üstelik kendilerine milliyetçi diyenlerin, milliyetçilikleri meşruysa, neden başkalarının milliyetçiliklerinden rahatsız oluyorlar. Demek ki başkalarının milliyetçilikleri kendileri için bir tehlike, doğru bu ama kendilerinin milliyetçilikleri de başkası için kaygı yaratıyor olamaz mı? Ülkesini sevmek, bütün değerlerine sahip çıkmak, bütün kültürleri yaşatabilmek, farklılıklara saygı göstermek milliyetçilikse, ben de milliyetçiyim. Yok bu rahatsız ediyorsa, kimse de çıkıp demesin o zaman bizim milliyetçiliğimiz kucaklayıcıdır.

Bir de yeni bir anlayış baş göstermiş durumda. Geçenlerde Radikal Gazetesinde bir anket vardı sıradan vatandaşlarla. Bir bayan okur, milliyetçiliğin çok kötü olduğunu söylüyor, insanlığa acı yaşatır diyor. Ardından gelen ‘ölmesini istediğiniz kimse var mı?’ sorusuna ne cevap verse iyi? Bütün Kürtlerin ölmesini istiyorum. Akla ziyan bir yaklaşım, hem milliyetçiliğin kötü olduğunu söylüyor hem de bütün Kürtlerin öldürülmesini istiyor. Bu noktaya geldik işte. O kızın bu yaklaşımı, kendi yarattığı bir yaklaşım değil. Medyası ile, siyasetçileri ile öyle bir pompalama yaşatılıyor ki, bunun gibi düşünen insanlar (insan demeyi midem kaldırmıyor) çoğaldıkça çoğalıyor. Milliyetçiliğin adresi MHP bile bu yaklaşımlardan rahatsız olduğunu resmen açıklamak zorunda kaldı.

Hem de nasıl bir çoğalma. Artık kendilerine solcuyum, daha da ötesi sosyalistim diyen bir çok insan da, Türkler dışında herkese bir nefret oluşmaya başlamış. Burada yaşayan bütün Kürtler, buna MHP’liler de dahil batıda hedef durumuna gelmeye başladı. Kürt olup, Türk milliyetçiliği yapmak bile, yaratılan nefretten kurtulmaya yetmiyor. Bakış hep aynı, ne de olsa Kürt.

Akıllı olmak lazım. Asıl ötekini düşman, yok edilmesi gereken topluluk olarak görenler bu ülkeyi bölecek en büyük tehlike. Burayı etnik bir şiddete sürüklemek isteyenler, Balkanlara, Irak’a bir baksınlar ve yeniden düşünsünler. Başkalarını yok edeyim derken, bu ülkeyi trajedilerin ana vatanı yapmasınlar? Acı keskin bir duygudur. Acının yaşandığı her yerde kimse mutlu olamaz.. Ve başkasının acısı, kapınızda nöbet bekler.

Gelin en iyisi birbirimizi Türk, Kürt, Laz, Arap olarak değil, insan olduğumuzdan dolayı sevelim. Kimse ebedi düşmanımız değil, bu paranoyadan kurtulalım. Ülke elden gidiyor diye bağıranlara da şunu hatırlatalım. 1950’lerden beri, ülkemizin aldığı herhangi bir ekonomik, siyasal kararda ABD’nin yer almadığı bir örnek var mı? bunu hatırlatalım. Yaşadığı ülkeyi sevmek, onun bağımsızlığını kaybetmemesi için uğraşmakla olur. Hala ülkemizde kaç ABD ve NATO üssü var, bunu anımsatalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Radikal gazetesince yapılan anketteki kadının cevabına yönelikti yorumum. O kısmı son satırlar diye geçmişim yorumumda. Tekrar sevgiler. Saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 07.09.2007 3:30
 

Bu gün bir başka blokta okuduğum ve karı koca ilişkilerinin vurgulandığı, daha doğrusu kadının gereksiz kıskançlıklarının ve huysuzluğunun, bir kadın tarafından mizahi dille vurgulandığı bir bloğu aklıma getirdi son cümleleriniz. Kadınların yüz tanesine sormuşlar, kocanız eve geç kalmış olsa, ölmesini mi yeğlerdiniz, yoksa başka bir kadınla olmuş olmasını mı demişler. Yüz kadının neredeyse tamamı ölmesini yeğlerdik demiş. Kocanızı ne kadar seviyorsunuz ya da aşıksınız sorusunun cevabını bulmaya çalıştıkları ankette. Bu da böyle bir şey galiba. Bilmiyorum ne kadar uydu. Sevgilerimle.

Ayrıntıda gezinmek 
 07.09.2007 3:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 533
Toplam mesaj
: 128
Ort. okunma sayısı
: 1631
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

Adıyaman'da doğdu. ilk ve ortaöğrenimimi yatılı bölge okullarında okudu. İzmir 9 Eylül İktisat Fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster