Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '16

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
179
 

Başlık parası yerine "5 inek" vererek küçük kızla evlilik...

Başlık parası yerine "5 inek" vererek küçük kızla evlilik...
 

"Henüz girmiş 13-14 yaşına, edalı işveli köylü güzeli"


"HENÜZ GİRMİŞ 13-14 YAŞINA 'EDALI İŞVELI' KÖYLÜ GÜZELİ"

2010 yılında (yani 6 yıl önce), küçük kızlarla evlik konusunda birkaç blog yazmıştım...Ama günümüzde yaşanan ve toplumda büyük infial yaratan "cinsel tecavüz"(özellikle küçüklere) olayları tekrar gündeme gelince aynı konuya bir kez daha değinmek zorunda kaldım...

*

12 yaşında evlenip, 13 yaşında anne olmak...

Bilmem hatırlayan var mı?

Urfa'nın Viranşehir ilçesinde, 12 yaşında imam nikahı ile evlendirilip 13 yaşında anne olan ve henüz-daha neredeyse- ağzı süt kokan küçük kızcağız" ile ilgili haberi...

Hepimiz biliyoruz; bu ülkede hala "okuma-yazma" bilmeyen çok sayıda insanımız var... Bunun yanında, "okuma-yazma" bilmesine rağmen, okuduğunu anlayamayan  bir o kadar da başka insanlarımız var...

İşte, bu nedenle, bu ve benzeri sapıklıkların durması ve bir daha tekrarlanmaması için, bu insanlarımızın eğitilmesi gerekir...Ancak, aradan bunca yıl geçmesine rağmen değişen bir şey olmadığı gibi bu tür sapıklıkların giderek artması--sakın kimse bu sapıklıkların artışını nüfus artışı ile oranlamasın-- bu konuda bir arpa boyu yol alınmadığının kanıtıdır...

Bu haberle ilgili bloğumu, "Balyoz Harekat Planı" oraya çıkmazdan önce yazmış ve bu bölümün sonunu da "Aslında, 'balyozu', insanımızın ve toplumumuzun bu yanını görmeyenlerin, görüp de ilgilenmeyenlerin 'kafasına indirmek' gerekir" diye bitirmiştim.

*

Başlık parası yerine, "başlık ineği" karşılığında evlilik...

Bu da, Çorum'da, "12 yaşında bir kız çocuğunu, "imam nikahı" ile bir erkeğin koynuna sokulması" olayı...

"İmam nikahı" düzmecesi ile, evlilik "dini bir evlilik" kapsamına sokulmak istenmiş ama, bu düpedüz küçük bir kızın "dört inek karşılığında satılmasından" başka bir şey değildir...

Ya bu satılma işi, "4 inek" değil de "8 eşek" karşılığında olsaydı...

*

Henüz girmiş 13-14 yaşına, "edalı işveli " köylü güzeli...

Türkünün sözlerine bakın... Küçük bir kız, "ne kadar edalı ve işveli" görünse de o, nihayetinde küçük bir çocuktur... Eskilerin deyişi ile "sabi / sübyan"...

Bu türkünün sözlerini yazan kişi, bu sözleri nasıl bir ruh hali ya da düşünce içinde yazdı acaba?...

Bu, türkü sözleri seslendirilmesi, gözü dönmüş sapıkları küçük kızlara meylettirmez mi acaba?

*

İnsan, amcasının, halasının, dayısının, teyzesinin kızına / oğluna göz koyar mı?

Daha küçük bir çocukken, akraba çocuklarının, birbirleri ile kardeş gibi yaşamaları gerekirken, bu çocukların birbirlerine, yabancı gibi, bir anlamda içinde, "cinsellik" de bulunan farklı bir gözle bakmaları ve ileriye dönük bir birliktelik--evlilik ve evlilik dışı--planlamaları ne kadar doğru ne kadar ahlakidir acaba?

Kimse kusura bakmasın ama, ben bu tür, hatta biraz daha genişleteyim "kardeş torunlarının" bile birbirleri ile, --ne şekilde olursa olsun-- birlikteliklerini hiç doğru bulmuyorum...Üstelik, aralarında "kan bağı" bulunan bu birliktelikleri,  ahlaki de bulmuyorum...Bu konudaki dinsel örnekler de düşüncemi değişmez...

Bazıları, benim bu düşünceme karşı çıkacaklar; ama ne yapayım, aklımdan ve içimden geçen böyle...

*

Bu tür evliliklerin nedenleri çok farklıdır...

Bunların başında, "dinsel ve geleneksel kültürümüz" ve "sosyal içerikli, örf, adetler ve törelerdir"...Bazıları da, ekonomik nedenli olmaktadır; bunun başında da "miras paylaşımı" gelmektedir...

Bazı örnekler vereyim :

- Yukarıda konu ettiğim gibi, mirasın yabancılara gitmemesi için "akraba evlilikleri" gelmektedir...Bunun için de, evlenecek çocukların isteği söz konusu olmaz bile...Ailelerden biri---özellikle erkek tarafı-- işi sağlama bağlamak için, çocuğuna "git şu kızı hallet" dediğinde iş tamamdır...Sonuç, "tecavüz ve evlenme"...

Aynı zorunlu evlenme, "aşk" nedeniyle de olmaktadır...

-"Dinsel geleneklerimizin izlerini" taşıyan, "birden fazla eşli evlilik"...

- Ayrı iki ailenin kız ve erkek çocuklarının daha beşikte iken, ilerde evliliğini öngören "beşik kertmesi"...

- Ayrı aileden iki  erkek ya da kızların, karşılıklı birbirleri ile evlenmesi(bazen zorla) olan "berder evliliği"...

- İki erkek kardeşten birinin ölmesi üzerine diğer kardeşin yengesi ile evlenme zorunluluğu getiren "töre evliliği"

- Zengin ailelerin erkek çocuklarının(kızların değil), evlilik öncesi cinsel deneyim kazanması için, fakir aile kızlarıyla ya da evin hizmetçilerinden(başka bir deyişle evin "beslemelerinden" bir kızla cinsel birliktelik yaşamalarını öngören "eğreti gelin" birlikteliği...(Neyse ki, şimdilerde bu tecrübe çok kolay yaşanmaktadır).

Neresinden bakarsanız bakın, bu tür evliliklerin bir yanından "cinsel tecavüz" kokusu gelir...

*

Velhasıl derim ki...

Artık anlaşılmıştır ki, toplumumuzun ve insanımızın bu olumsuz yanlarını, verilen "cezalarla" ve "yeni çıkarılacak yasalarla" düzeltmek mümkün görülmüyor.

Öyleyse, "cicili bicili kıyafetleri" ile, ellerinde "kadına şiddet" ve "tecavüze hayır" pankartları ile şehrin "asfalt yollarında" yürüyüş yapan ve konulara duyan kadınlarımız, zaman zaman da "şalvar giyerek" köy ve kasabalarımızın "tozlu ve çamurlu yollarında" dolaşmalı ve oralardaki insanlarımızı, verecekleri eğitimle bilinçlendirmelidirler...

Aksi halde bu dert, sittin sene böyle gider; "Su akar; deli bakar" misali...

 

cdenizkent

Abdülkadir Güler, Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Su akar deli bakar güzel bir benzetme... Eğitim konusuna vurgu yapmışsın ki kesinlikle katılıyorum...

Kerim Korkut 
 27.11.2016 9:14
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...O deyişin söyleneceği o kadar çok durum var ki; her gün söylesek yeridir...Teşekkürler ve selamlar.  27.11.2016 11:37
 

Bilirsiniz çoğu yazınıza az veya çok oranda katılırım, öneririm, yorumlarım ve desteklerim. Bu yazınıza ise yüzde yüz katılıyorum, öneriyorum ve destekliyorum. Bu tartışma konusu mevzuda yazan çoğu kadının sorunu irdelemek adına değil sorundan rant sağlamak adına yazdıklarını düşünüyorum. İşin özü şu: Her cinsel sapık veya genel anlamda kötü insan içinde doğduğu, büyüdüğü, yetiştiği sosyal kültürün bir ürünüdür. Biz kültürümüzü sorgulamadığımız onu ıslah etmediğimiz müddetçe anormal olarak gördüğümüz davranışları da yaşamaya devam edeceğimiz muhakkaktır. Elinize, aklınıza sağlık. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 26.11.2016 21:11
Cevap :
Merhaba Mustafa Bey...Evet bu konuda yazacağın aslında daha başka şeyler de var; ama inananların inançlarını zedelemek istemediğim için yazmadım...Ancak, düşündüğümü, kültürümüzde olan bir deyişe dillendirebilirim. "Balık baştan kokar"...Teşekkürler ve selamlar.  28.11.2016 16:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 2471
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1398
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster