Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1606
 

Baştan çıkartan Amelie: Audrey Tautou

Baştan çıkartan Amelie: Audrey Tautou
 

"Amélie" filmiyle tüm dünyanın sevgisini kazandı Audrey Tautou. Film o denli başarılı, rol o derece etkileyiciydi ki, bir anda onu yıldız yapmaya yetti.

"Kirli Tatlı Şeyler", "Seviyor... Sevmiyor...", "Kayıp Nişanlı" gibi filmlerde Amélie Poulain'den farklı karakterler canlandırmaya özen gösteren Tautou, en son "Da Vinci Şifresi"yle Hollywood'un kapılarını da açtı. Hem de ne açma! Yine çok öenmli bir roldeydi.

Audrey Tautou'nun izleyene hemen tanıdık gelen, içini ısıtan hem zeka dolu hem de masum bakışları, her şeyden önce sizi etkiliyor.

Amelie onun için hem büyük şansa hem de bir engel oldu. Şans çünkü çok iyi bir filmde muhteşem bir karakteri canlandırdı. Böylece belki yıllar sonra yakalayacağı başarıyı ve tanınmışlığı genç yaşta eldde etti. Engel çünkü ne yapsa Amelie ile karşılatırıldı, karşılaştırılıyor.

Tautou, "Amélie"den sonra yer aldığı ve ülkemizde de vizyona giren "İspanyol Pansiyonu" ("L'auberge espagnole", 2002), "Kirli Tatlı Şeyler" ("Dirty Pretty Things") ve "Seviyor... Sevmiyor..." ("À la folie... pas du tout", 2002) gibi filmlerde canlandırdığı birbirinden farklı karakterlerle, iyi işler çıkarmaya çalıştı.

Ancak, kendisini "Amélie"nin yönetmeni Jean-Pierre Jeunet'yle yeniden buluşturan "Kayıp Nişanlı" ("Un long dimanche de fiançailles", 2004) filminde canlandırdığı, hassas ve iyimser Mathilde karakteri, onu tekrar Amelie ile yakınlaştırdı.

Nereye gitse bir Amelie Paulain'in karşısına kendinden önce çıkması, zor olsa gerek!

Aslında Audery Tautou ile belki de hiç tanışmayacaktık. Çünkü kendisi antropolog olma hayalleri kuruyormuş.

9 Ağustos 1978'de Fransa'nın Beaumont şehrinde dünyaya gelen Tautou'nun çocukluğu, Amélie Poulain'inkinin aksine oldukça güzel şekilde geçmiş.

Babası doktor, annesi öğretmen olan Tautou'nun ayrıca iki erkek ve bir kız kardeşi de varmış.

Çocukken tüm isteği, iyi bir antropolog olan Tautou, hayvanlara duyduğu özel ilgi dışında müziğe de merakı ve de yeteneği olan Audrey küçük yaşta piyano çalmayı öğrenmiş.

Farklı enstrümanlar denedikten sonra, "obua"da karar kılamış ve bir süre Auvergne'deki bir gençlik orkestrasında çalmış.

Genç kızlık dönemine adım atarken ilgisini Fransız edebiyatı ve oyunculuk çekmeye başlamış. 'Cours Florent' adlı oyunculuk kurslarına devam etmeye başlayan Tautou, bir yandan da TF1 adlı Frnasız kanalında çeşitli dizilerde irili ufaklı rollere çıkmaya başlamış.

Ancak asıl dikkat çekmesi bu dizilerden çok 1998 ve de 1999'da üst üste aldığı ik ödül sayesinde gerçekleşmiş: 1998'de Bezier'deki 'Genç Komedyenler Film Festivali'nde aldığı 'En İyi Genç Aktris' ödülü ve 1999'da, Fransa'nın en prestijli televizyon kanallarından Canal +'ün verdiği 'En İyi Çıkış Yapan Aktris' ödülü.

Tonie Marshall, Tautou'yu 1999 tarihli filmi "Venüz Güzellik Salonu"nun ("Vénus beauté - institut") seçmelerine davet etmiş. Ancak Paris'i pek tanımayan aktris, sokaklarda kaybolunca, seçmelere oldukça geç gitmiş ve esas rolü de başkasına kaptırmış. Ancak yılmayan Tautou, filmdeki Marie rolüyle 'Umut Vaat Eden Genç Aktris' dalında Fransa'nın Oscarlar'ı sayılan César'ını almış.

2000 yılını "Le Libertin", "Voyous voyelles" ve "Épouse-moi" filmlerindeki küçük rollerle kapattıktan sonra, yaşamında bir dönüm yılı olacak 2001'e, aynı zamanda ilk başrolü olan "Dieu est grand, je suis toute petite" filmiyle başlamıştır.

Bu esnada, Fransa'nın son dönemdeki en sıradışı yönetmenlerinden olan Jean-Pierre Jeunet de yıllardır içinde büyüttüğü bir proje olan "Amélie" için Emily Watson'dan red yanıtı almış ve hayalindeki Amélie Poulain karakterini Watson'da başka hiç kimsenin canlandıramayacağını düşünmektedir. "Venüz Güzellik Salonu" filminin afişinde Tautou'nun ışıltılı gözlerini görünce, yıllardır aradığını tek bakışta bulmuştur Jeunet.

Tautou'nun, tüm dünya tarafından tanınan bir isim haline gelmesini sağlayacak "Amélie" filmiyle ilişkisi bu şekilde başlar. Senaryoyu okuduğunda tam anlamıyla büyülendiğini söyleyen Tautou, üzerine aldığı ağır yükün altından başarıyla kalkar ve Jeunet'nin filminin en akılda kalıcı yanı olmayı başarır.

Ülkemizde de vizyona giren "Seviyor... Sevmiyor..."dan gelen teklifi ("À la folie... pas du tout", 2002), kendi deyimiyle, "Amélie"nin bıraktığı etkiyi silmek için kabul eder.

Hemen ardından, yine öncekilerden farklı bir karakteri canlandıracağı "İspanyol Pansiyonu"nda ("L'auberge espagnole", 2002) da karşımıza çıkan Fransız aktrisin oyunculuğa dair en büyük kaygısı, belirli bir tipi canlandırmaya mahkum kalmaktır.

"Kirli Tatlı Şeyler"de, Londra'ya göçmen olarak gelmiş, çalışma izni olmadığı için kaçak yollardan çeşitli işlere girip çıkan, sürekli olarak New York'taki kuzeninin yanına gitmeyi hayal eden Şenay adlı bir Türk'ü canlandıran Tautou, usta yönetmen Stephen Frears'le çalışabilmek için büyükannesinin Türk olduğunu bile iddia etmiştir!

Sonrasında Jean Pierre Jeunet'nin "Kayıp Nişanlı" filminde, nişanlısının Birinci Dünya Savaşı'nda giden ölüm haberine inanmak istemeyen ve onu bulmak için cephenin yolunu tutan genç Mathilde'i canlandıran Tautou yine Amelie karakterini hatırlatmıştır.

Son yılların en iddialı kitaplarından biri olan "Da Vinci Codeétan uyarlanan "Da Vinci'nin Şifresi" onun yenilik ve dünya sinemalarında yer alama adına attığın en büyük adım oldu. "Da Vinci Şifresi"nde kendisini daha iyi tanıyacağı duygusal bir yolculuğa çıkan Sophie Neveu karaktererini canlandıran Tautou'yu filmin yönetmeni Ron Howard <ı>"hem gizemli hem de ulaşılabilir" sözleriyle tanımlamış.

Tom Hanks onun hakkında şöyle demiş: <ı>"Audrey ürkütücü ve gizemli. Bazı açılardan çok havai, ama yine de size bir şey soruyor ve bunun samimi bir meraktan kaynaklandığını anlıyorsunuz."

"Amelie"yle unutulmazlar arasına giren Tautou, öyle görünüyor ki iri parlak gözleri, cin gibi bakışları, sevimli gülümsemesi, naif ama gizli edasıyla, bizi uzun süre baştan çıkarmaya devam edecek gibi görünüyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3625
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster