Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
350
 

Batıl'a inanma sakın...

Batıl'a inanma sakın...
 

'' Türkiye'deki Batıl İnançlar ''

NTVMSNBC.com adresinde gezinirken, gözüme takılan bir yazı başlığıydı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Güler, birlikte yaşayan insanlar arasında kimi zaman korkudan, kimi zaman çaresizlikten, kimi zaman da rastlantılardan doğan bir takım inanışlar olduğunu belirtmiş. Prof. Dr. Güler, bu tür inanışların, ilk insanın var oluşundan günümüze kadar sürüp geldiğini ifade ederek, '' Bu tür inanışların çoğunun bilimsellikle, akılla, çağdaşlıkla bir ilgisi yoktur. İnanışlar kişiden kişiye değişmekle birlikte ortak yanları vardır. Bu tür inanışların insan üzerinde negatif etkisi de bulunmaktadır.'' Demiş...

Bakın bunlardan bazıları nelermiş ? benim hoşuma gidenlere, burada yer vermek istedim. Umarım sizlerinde hoşuna gidecektir sevgili dostlar...?

Ruh, Mezarlık, Türbe ve Ziyaret yerleri ile ilgili inançlar;
- Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır... ( Bana göre; değil ziyaret edilen yerler, ''Yeşillikler ülkesi'' olarak bilinen Türkiye'mizde, toplu konut yapmak için katledilen ağaçları kesenlerin dahi, çarpılmadıklarını gördüğümüz halde, bunu söylemek pek mantıklı gelmedi bana...! Peki ya size..??? )
- Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır... ( Türbe adı altında; sahte Türbeler yaptırarak, insanların saf duygularını sömürmeye çalışan, bazı zeyrek zekalı uyanıkların, halktan götürdükleri yanında, oralardan insanlar ne götürebilir ki ??? )
- Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa, kurban sahibi o yıl içerisinde ölür... ( Kurban bayramlarında; sahiplerinin elinden kaçan danalara, boğalara, ineklere yakalandıkları yerde cehennem azabından beterini yapan zalimlerin, Müslümanlığın gerektirmediği şekilde davranmalarının bedelini, o yıl içerisinde değil, o an içinde ölerek ödemelerinin daha makul olacağı kanaatindeyim..! )
- Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür... ( Yahu; kokan çoraplarını baş ucuna koyan birisi, tabiki erken ölür...Ona ecel ile ölüm denmez ki ! gaz zehirlenmesi sonucu ölüm denir artık..!!! )
- Mezarlıkta ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır... ( Ağaçta cin olduğuna inandırılan birisine, ağaçların canlı olduğunu ve ağaç kesmenin doğru bir şey olmadığına inandırmaya çalışmanın nasıl bir mantığı olabilir ki ? Adam Cin'e inanıyor ve korkuyor, Ağacın canlı olduğuna inanmıyor ama korkuyor...! Tuhaf... )
- Mezar kazıcısına para verilmezse, ölünün rahatsız olacağına inanılır... ( Bunu kesinlikle, Mezar kazıcıları uydurmuştur.! Ölünün günahları fazlaysa, zaten sorgu melekleri tarafından rahatsız edilecektir. Mezar kazıcısı olaya maddi açıdan bakıyordur..! Bu da hurafeden öte gitmeyen bir laf sadece...)
Hayvanlarla ilgili inançlar;
- Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur... ( Ya, tam tersi olduğu durumlarda ne olacak ? Yağmur yağmaz ve her yer kurak kalırsa, seller olamaz ve arap kızı da camdan bakamaz duruma gelirse, Küresel ısınmaya karşı çözüm bulmak isteyen insanların, dünya üzerindeki yılan neslini kurutması mı gerekecek o zaman !? Allahallah..! )
- İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır... ( Yok öyle değil O, ona sadece müsriflik denir...Zavallı inek oncağız sütü yapana kadar ne zorluklar çekmiştir kim bilebilir ki ? Sen onca çaba harca, süt yap. Ademoğlu gelsin ve sütü yere sağsın...O zavallı inek hastalanmasın da, kim hastalansın ??? buna düpedüz nankörlük de denebilir...)
- İlk yaylaya çıkışta, sığırların ortasından bir yabancı geçerse, sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar... ( Hayvan der geçerler bir de..! Sığır bile halvet olmak için röntgenlenmek istemiyor demekki ? bu kadar gururlu ve edepli bir hayvan daha yoktur herhalde ? Hayvan o yabancıya '' Ne bakıyon layn sığır gibi deve ? bebek yapcez diye teşhircilik mi yapcez ? kaybol...! demek istemiş olabilir..? )
Ocak ve Ateşle ilgili inançlar;
- Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir... ( Bunların hepsi, magandalık sanatının vazgeçilmez davranış şekilllerindendir... Uğursuzluk getirmesi gayet normal ve yapmayan magandaya zaten uğursuz derler sonra..! )
- Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir... ( Asıl mesele, ocağın üstünün dolu olmasında değil mi ? ocağında pişirilecek yiyeceği olanın uğuru zaten vardır.! Olmayanın uğuru da kalmaz ki..! Gayet normal bir inanç...)
- Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz... ( Yorum Yok..! )
- Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir. Bunlar toplanır, kişi ölünce onun kabrine konur. Çünkü, bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir... ( Yorum Yok..! )
- Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde, üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir...
- Gurbete giden kişinin ağzından bir parça ekmek çalınır...
- Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur...( Kesinlikle Yorum Yok..! )
Evet sevgili dostlar, sizce de inanılması gerekir mi ? Herkese saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 2776
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Ankara Doğumluyum... Yazı yazmayı, çizmeyi, okumayı, izlemeyi, dinlemeyi, vb...vb... seviyorum. Bodr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster