Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
534
 

Bay Şevket neden sandığa gitmez ki?

Bay Şevket neden sandığa gitmez ki?
 

Bir oy nasıl verilmez az sonra okuyacaksınız. Oy kullanacak kişi bilinçsiz, eğitimsiz bir adam değildir. Aksine yüksekokul bitirmiş, eğitimli bir şahıstır. Şimdi izleyelim bakalım bir oy nasıl verilmiyor.

Sabahın erken saatleri… 08:00. Seçmen Şevket, her sabah kurulu saatinin ayarını değiştirmediği için mecburen bu saatte uyandı. Uykusu da kaçtı haliyle… Günlerden Pazar, yani keyif günü… Seçmen Şevket ise tam keyif yapacak bir günde. Her sabah olduğu gibi önce sporunu yapar. Kardiyo ( ısınma hareketleri) çalışmasının ardından, 10 kiloluk ağırlıklarıyla kas yapısını güçlendirir.

Seçmen Şevket yoruldu, şimdi ılık bir banyo alma zamanı… Bol sulu bir banyo alarak küresel ısınmanın tetikçisi olma yolunda bir adım daha atıyor Seçmen Şevket.

Şimdi sıra güzel bir sabah kahvaltısında… Ee bekâr adam, onu da kendisi hazırlayacak…

Kahvaltı masasını ılık esen rüzgâr eşliğinde, balkonunda yapıyor. Sokakta bir kalabalık, komşuları apartmanlarından çıkıyor. Kimi kadınlar şık, kimisi spor giyinmiş. Erkeklerde aynı şekilde… Bir komşusu sesleniyor Seçmen Şevket’e…

“Komşu sen oy kullanmıyor musun?”

Bugün seçim günü olduğunu komşusundan anlıyor seçmen Şevket…

“ Şey, kullanıcam tabii… Ama öğleden sonra…”

Hiç istifini bozmadan kahvaltısını yapmaya devam ediyor. Derken bir komşusu daha, ardından bir başka komşusu daha aynı soruyu soruyor ona…

“ Sen oy kullanmıyor musun?”

Şimdi utanıyor. Rahatsız oluyor, içeri geçiyor. Bugün Pazar seçmen Şevket’in dinlenme günü, oy ikinci planda kalıyor. Alıyor gazetesini okumaya başlıyor. Huyudur, gazeteyi virgülüne kadar okur kendileri… Saate bakıyor, 12:10 olmuş. Her pazar izlediği siyaset programını açıyor. Program ağılıklı olarak oy’unuzu kullanın uyarıyla geçiyor. Sıkılıyor seçmen Şevket. Kanal kanal zaplıyor.

Uyarılara biraz kulak kabartıyor. Oy kullanmak geliyor içinden… Kime versem ki… Kendini önemli bir adam olarak görüyor. Bugüne kadar kime oy verdimse bana bir yararı olmadı diye düşünüyor. Analiz ediyor. Bugüne kadar kim ne iyilik yapmış, kimin ne zararı dokunmuş kendisine… A partisi bangır bangır müzik çalıyordu diyor, hem de sevmediğim bir şarkıyı, siliyor onu. Bir diğerinin sloganı hoşuna gitmemişti, onu da es geçiyor. Ee önemli adam seçmen Şevket. Oy kullanacak, bir oy deyip geçmemek lazım.

Oy vermediği 2 partinin programında kendi geleceği için verilen güzel vaatleri fark ediyor. İkisi arasında bir seçim yapmak zorunda hissediyor. Nihayet evden çıkıp oy kullanmak istiyor. Ama önce güzelce giyinmesi şart… Titiz adam kendileri... Gardırobunu açıyor, elbiseler deniyor. Beğenmiyor. Bir seçmen nasıl giyinmeli gibi bir düşünce içine giriyor. Klişe kıyafetler giymemesi gerek, O ve O’nun oy’u önemli… Nihayet ne giyeceğine karar veriyor.

Kapı çalıyor. Şaşkın, kim gelebilir ki? İş arkadaşları… Çat kapı gelmişler… Bir erkek iki bayan, öpüşüyorlar koklaşıyorlar.

“ Oo beyim bu ne süs. Nereye gidiyorsun.”

“ Şevket, yoksa oy kullanmaya bu kıyafetle mi gidiyorsun.”

“ Yok canım ne oy’u, ben oy kullandım.”

Utanıyor seçmen Şevket. Hemen kıyafetlerini değiştiriyor. Mürekkep olması gereken parmağına hemen gerekeni yapıyor. Evdeki mürekkep şişesinden damlatıyor. Ev giysileriyle arkadaşlarının yanına geliyor.

“ Şevket ya hava sıcak neden balkonda oturmuyoruz?

“ Balkon. Balkon biraz kirli… Pis pis oturtmak istemedim sizi…”

“Olsun ya ve bize birer terlik havamızı alalım.”

Arkadaşlar aniden kalkar balkona yürür. Şevket engel olamaz.

Balkonda çay sohbeti devam ederken, sabah oy kullanmaya gidenler geri gelir. Şevket onlara görünmemek için masanın altına saklanır.

“ Ne arıyorsun Şevko.”

“Bugün sende bir gariplik var ama ben çözemedim.”

“Yok canım ne garipliği…”

“Tehlike geçince Şevket rahatlamıştır. Şevket bir ara çay tazelerken bir komşusu onu elinde çaydanlıkla yakalanmıştır…

“ Şevket sen hala evde misin? Ne zaman oy kullanacaksın Allah aşkına.”

Arkadaşları Şevket’e bakar.

“ Komşu ben kullandım oy’umu. Sen merak etme.”

“ Yok canım, sabahtan beri evden çıkmamışsın haberi geldi.”

Şevket arkadaşlarının yanında rezil olur. Utanır.

“ Hakikaten kullanmadın mı Şevket.”

“ Aç bakim parmağını…”

Şevket sahte mürekkepli parmağını gösterir, belli olmasın diye hemen çeker, savunmaya geçer.

“ Ya siz bana mı inanıyorsunuz tanımadığınız birine mi?”

“ Tamam tamam kızma.”

“ İnanmamak değil ya Şevket. Hani kullanmak gerek. Sende bu vatanın bir evladısın. Kullanmazsan yazıklar olsun, yanlış anlama sana değil hepimize yazıklar olsun.”

“ Yarın kötü bir gün olabilir bizler oy kullanmazsak. Sandığa gitmemiz lazım.”

“ Abi yeter. Kullandım diyorum üstüme gelmeyin.”

Şevket içeri gider.

“ Arkadaşlar bunun siniri hortladı biz en iyisi gidelim.”

Şevket geldiğinde arkadaşları çıkmak üzeredir. Şevket’in kal bile dememesine hayret ederler.

Saat 15:00 olmuştur. Şevket sinirlidir. Gerilmiştir. Oy kullanmasının insanları neden bu kadar ilgilendirdiğini düşünürken, 5-6 sigarayı tüketmiştir bile…

Telefon çalar. Arayan annesidir.

“Oğlum oy’unu kullandın mı?”

Bu zamana kadar annesine yalan söylemeyen Şevket ilk yalanını söylemiştir. Ama bunun pembe bir yalan olduğunu düşünerek avutur kendini…

“ Kullandım anne.”

“ Bana yalan söyleme. Ses tonundan anlarım ben… İnanmıyorum sana.”

“ Anne yapma kullandım diyorum.”

“ Bak Şevket bugün oy kullanmazsan evlatlıktan reddederim seni…”

Şevket konuşacaktır ama anne telefonu yüzüne kapatmıştır. Üzülmüştür, zaten gergindir. Koltuğa uzanır. Seçmek ya da seçmemek düşüncesine dalar.

Şevket’in kapısı çalar… Gelen ev sahibidir.

“Oy kullanmadım sen Şevket. Oy kullanmayan bir adamı evimden oturtmam ben… Çık evimden…”

Ardından kapı yine çalar.

Büyük bir kabalık dayanmıştır kapısına…

“Oy kullanmayan bir adamın mahallemizde işi yok. Çık git mahallemizden...”

Seçim bitmiştir, sonuçlar açıklanmıştır. Şevket’in oy vermek istemediği parti, oy’unu kullanmak istediği partiyi bir oy ile geçmiştir. Kahrolmuştur Şevket.

Hayııııııır! Diye bağırır… Uyanır, olduğu yerde uyuya kalmıştır.

Saat 17:30 olmuştur. Şevket üzgündür. Bu rüyadan sonra keşke oy kullansaydım demiştir ama iş işten geçmiştir.

….

Seçim sonuçları açıklanmıştır. Şevket bu durumdan hiç memnun değildir.

“ Ne yaptım ben. Keşke Oy’umu kullansaydım.”

Ne yaptın Şevket. Oy kullanmadım. Geleceğin için vereceğin bir oy hakkın vardı, onu da anlamsız yere kendine sakladın. Şimdi geleceğin için yanan bir mumu kendi ellerinde söndürdün… Yaşa bakalım bundan sonra nasıl yaşayacaksın!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 1244
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

Yaşamın öncelikle sevgiden ibaret olduğunu düşünüyorum. Bunun içindir ki, yaşamak için sev sevmek iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster